Chat n° 225 - Tarih: 06 mayıs 2004

Not-1: <> ile başlayan satırlar sayın Aiberge ait değildir, sohbet/chat esnasında onunla konuşan diğer kişilere aittir. [] ile başlayan satırlar ve [  ] arasındaki kesimler yine sayın Aiberg'e ait değildir, sohbete sonradan eklenmiştir.

Not-2: Eski sohbetlerde işlenen bazı gündem konularının yıllar sonra değişmiş olabileceği ihtimalini gözönünde bulundurmak gerekebilir. Sohbeti okurken karşılaşacağınız her türlü sorunu/hatayı vb. info@aiberg.com adresine bildirebilirsiniz.

 

[] kaptan msccp10SCE nickiyle bağlandı

<> slm slm kaptanım hoşgeldiniz

 

selam selam hoşbuluştuk. Bir kodaman ile beraberdim. ;) Az önce izin isteyip buraya koştum.

 

<> sonuçlar hayırlıdır inşaallah

 

Sen biliyorsun zaten [candaş]. CEO. Yaw CEO ne demek?

 

<> Şirketi yöneten kişi. (Patron değil.)

 

Adı: Steeve Ballmer. Yer: Manisa Vestel City. 13.00 ila 21.15 arasında kıran kırana beraberdik. Zorlu ve Bill Gates işbirliğine imza attı biraz önce.

 

<> hayırlı olsun inş.

<> http://www.radikal.com.tr/veriler/2004/05/05/haber_115413.php

[] http://www.radikal.com.tr/ekonomi/microsoft-vestel-isbirligi-709933/

[] http://www.gazetevatan.com/microsoft-vestel-isbirliginin-hedefi-ucuz-ve-kolay-pc-27345-ekonomi/

[] http://www.mynet.com/haber/finans/microsoft-ve-vestel-isbirligi-116936-1

 

 

Ben buluşların pahalı olmasından yakınıyordum ve istifa etmeyi bile önerdim. Projeyi ucuzlatmak üzere Ballmer iki gündür Türkiye'de idi. Dün İstanbul, bugün de Manisa'da tanıştırıldık. Kılık kıyafetim turist gibiydi, ağzı 5 dakika açık kaldı. Kekeledi.

"Ben sizin hayranınızım" dedi. Bu kez benim ağzım açık kaldı. "Siz" dedi, "Hypert Text'i bulan o Danimarkalı deha mısınız?"

"Siz beni nereden tanıyorsunuz" dedim, "benim adım Web'de bile yok?"

"Ben John Jobs ile çalıştım. O söyledi" dedi, "Tesla ile akrabaymış, Türkiye'de yaşıyormuş. HT'yi tek başına bulan adam. Ekipsiz bularak HTTP, HTML gibi tekniklerin bazını atan adam"

İş ticaretten çıktı benim övgülerime döndü. Adam devam etti: "Java buradan icat edildi".

Dedim ki, "Artık o işler beni aştı, Java'yı bile anlayamıyorum. Benimki sadece bir Hyper Text idi. Televizyon için bulmuştum. Türkiye'de tele tekst diyorlar".

Ayağa kalktı, sol elimi tutup havaya kaldırdı: "WEB'i burada gördüğünüz kişiye borçluyuz".

Zorlu kodamanları iyice şaşkınlardı. Başkan, "HT'yi sen mi buldun?" dedi. "Arkadaş sen uzaylısın" dedi. "Bana sakın tersini söyleme" dedi.

(Daha önce de 1960'larda Heisenberg buna benzer bir şey söylemişti. Heisenberg öğretmenimdir. Karadeliklere hayatta inanmayan bir adamdı.)

Bütün toplantı personeli "Uzaylı nasıl olurmuş" diye uzun süre bana baktılar. Hemen ABD'ye davet aldım. İş teklifi aldım. "Mümkün değil" dedim. "Amerika'yı buraya taşırız, bize=MS çalış". "Hayır" dedim.

Daha sonra beni izledi ve yalnızken yakaladı: "Burada kaç money alıyorsan, kat kat veririm". Yanıtım: "Sıfır ücret alıyorum" oldu. "Sadece burada öğle yemeği yiyorum, -ki yiyemiyorum çünkü günde bir tek öğün yemek yerim, öğlen yemeğinde acıkmıyorum-".

Adamın halini siz bir düşünün, sabitlendi bana bakakaldı -belki üç dk. kadar-.

 

<> Anlayamamıştır sizi eminim

<> Düşünür tabi: 0xkat=0.  Yapamamıştır hesabını.

 

Bakınız, bunlar kayda geçti. Görünüz bakalım arkadaşınız Hans'ı, nasılmış???? Kıymetimi bilin -zaten maksimum biliyorsunuz-.

Neyse yine de ABD'ye istediğim zaman davetliyim. Silicon Walley'de kalmak üzere... NY olsaydı giderdim ([K] orada çünkü). Demek ki gitmeyeceğim.

 

<> Allah bize senin kıymetini bilme nasip etsin.

 

Allah sizlerin kıymetini ÇOOOK iyi biliyor candaşlar. Unutmayın. Bir sn gözünüzü kapatın ve Allah burada=Orada=heryerde. Allah şu an sizinle. Rahman+rahim olarak sizinle. İnsan çocuklarını mı daha çok sever; yoksa Allah kullarını mı? Allah kullarını, ötekini sonsuz ile çarpın, o kadar sever!

Onun için "Allah oğul edindi, melekler Allah'ın kızlarıdır" gibi saptırmalara Allah şiddetle yanıt veriyor. Allah'ın çocukları olsaydık -muhabbeti öyle olsaydı- demek ki bizi anne-babamızın sevdiği kadar sevecekti. Bu bir birim ise, Allah kullarını SONSUZ birim seviyor.

Kul'unun zaten babası (Er Rahman) ve zaten annesi (Er Rahim). Kuşkunuz mu var?

 

<> hayır, asla

 

Adem'in Havva'nın ve huri'nin ANNESİ BABASI KİMDİ sanıyorsunuz? Rahman ve Rahim olan Allah idi. Adem'in nüfus kağıdı şudur: Baba adı: Rahman. Anne adı: Rahim. Anne ve babası böyle olan birine KUL deniyor! OĞUL değil! Kız evlat değil, ABİD deniyor.

Allah, Adem ve ondan türeyenleri (Havva+Huri) ve onun zürriyetini alemlere  A B İ D E  olarak anıt olarak dikti. Ebedi cennet ile ödüllendirdi.

Derken zalim oyunbozan şeytan devreye girdi: "Benim ayartacağım kullarına ŞEFKAT ETMEYECEKSİN".

Allah kabul etti: "O zaman bana İslam değil, HANİF kelimesi kapsamında olanlar gelecektir".

İslam, teslim, eslemna, selim, salim... hepsini bir yana itin,

İslam >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>> SELAM >>>>>> BARIŞ.

Bunu ne Taliban, ne 1000 Ladin anlar, ne Hizbullah.

Yetmez! İslam=SELAM SELAM. İki kez İslam, iki kez iman etmek ve iki kez selamlamaktır. İslam budur.

Öteki uygulamalar sadece "ESLEMNA"dır. O kadarıyla Ebu Süfyan bile Müslüman. Ama o müslümansa ben değilim. Kuru müslümanlık bana utanç verir. Ben oyum ki:  H a n i f  MÜSLÜMANIM!  Sen de o'sun! BİZLER BUYUZ!

Müslümanlık sakat bir din, belden aşağısı kesik gibi. Amputee yani... Hanif ise onun tamamı. Her Hanif müslümandır, ama her müslüman Hanif değildir. Bunu asla unutmayalım. Sakata gelmeyelim.

Vira bismillah, haydi konuya başlayalım. Soru? (Ben çay alıp geliyorum.)

 

<> Ortadoğu büyük projesi tam olarak ne zaman başlayacak ve ne zaman bitecektir?

 

Hüüps. Okudum candaşı.

ODBP olayı doğrudan 7 ülkeyi kapsayan (Kıbrıs yedibuçuk) Arzı Mev'ud'un ARTIK kurulması için start verilmiş bir projenin KAMUFLE ismidir. Çoktan başlamıştır. Irak'a bunun için girilmiştir.

Suriye ve İran'a diz çöktürülmüştür. İran mollaları bile Liberal oldular -BİRDENBİRE- bunu fark ettiniz mi? İran özelleştirilmeye açıldı. Buna ABD şirketleri de dahil İran'daki "DEMOKRASİ SÖYLEMLERİNİ" hiç izlediniz mi? Haberi olan var mı?

 

<> evet

 

Nasıl oldu da, İnsan haklarından tutun da liberalizme böyle ağız değiştirdiler BİRDENBİRE? Neredeyse BUSH gibi demokrasi Havarisi gibi demeçler vermeye başladılar Mollalar (Ayetullahlar). İran diz çöktü.

Suriye daha Irak harekatında diz çökmüştü. Suriye'de "Mac Donalds ve Coca Cola" çağı açıldı. Suriye eğer ABD dayatırsa ve isterse "Bekaa vadisinden egemen üs verecek". Buna karşılık Lübnan parçalanacak. Kuzeyi Suriye'ye, güneyi İsrail'e verilecek. İsrail böylece İLK büyümesini gerçekleştirecek.

İkinci olarak, Ürdün'de Şeria nehrinin batısı >> ZATEN >>>>> Filistin'dir. Yani Ürdün'ün öyle bir toprağı EN BAŞINDAN BERİ yoktur. Yedi Emin gibi almıştır. (Kral baba ve oğul, yüksek dereceli Goyim ve masonlardır.) İsrail bunu da alacaktır. Filistin el Urdun'u ve şeria batısını kendisine katacaktır.

Geriye kalan ülkeler, Türkiye ve Suudiler+şeyhliklerdir.

Böylece Ortadoğu özel bir müslümanlık ile (Powell'in yapmadığı GAF biçiminde) şimdilik örnek olarak RTE'ye verilmiştir. Türkiye'den -orduya rağmen- Laiklik kaldırılacak ve yerine nasıl ki Avrupa'da "Sosyal Demokrat ve Hristiyan Demokrat" partiler varsa, Türkiye'de de "Müslüman Demokrat Parti" oldurulacaktır.

Bu örnek tüm 7 ülkeye zorla veya güzellikle kabul ettirilip Müslüman demokrat liderlerin tümü de illa ki BB siyonist masonlardan oluşturulacaktır. Bu aşamada Suriye başkanı, Ürdün kralı ve Türkiye Başbakanı bu işe dönülmez raptedilmişlerdir.

Ordunun direnmesine karşılık, giderek Genelkurmay'ın (YÖK ve diğer kurumlardaki generalleri) sonra MGK ve DGM kaldırılacaktır. Gn.Kur.Bşk'lığı doğrudan sivil otoritenin (Milli savunma bakanlığı) emrine verilip, başbakan ile muhatap bile edilmeyecektir.

Ordunun gizli ve örtülü tüm ödenekleri sivil sayıştay tarafından sıkıca denetlenecektir. Askeri mahkemeler sembolik olarak kalacaktır. Mesela ordudan atılan biri bu mahkemede değil, sivil mahkemede dava açıp kazanırsa geri dönecektir.

Bu kısa vadeyi orta vade izleyecektir: Türkiye 2020 gibi AB'ye girmeden önce (Nasıl ki Birliğe girmeden Gümrük birliğine girdik ve bu yüzden yılda 6 milyar dollar kaybediyoruz) ordu olarak Batı Avrupa birliğine girecektir.

Türkiye'de yarım milyonluk ordu gereksinimi olmayacaktır. Türkiye normal olarak 50bin kişi AB ordusu içine verecektir. 450 bin asker ise lağvedilecektir. "Profesyonel ordu adı altında" uzman-uzatmalılar orduda kalacaktır. Askerlik mecburiyeti kaldırılacaktır. Askerliği PARALI yaparak özendirip buna gönüllü ve yeterli gelenlere "Avrupa ordusu" denilecektir.

Demek ki TSK bu süreçten itibaren tasfiye olmaya başlıyor. Yani MGK'deki çok ciddi gülmek bilmeyen o tarza yer verilmeyecektir. Otorite kırılacaktır. Daha güleryüzlü askere doğru bir propaganda yapacaklar.

Bu arada Türkiye Gn.Kurmayı ve Ankara ile diğer garnizonlarda, Türk kadar, yabancı (AB ortak ordusu) karargahları da olacaktır. Bunlar Ulusçu olarak değil; AB ordu başkomutanı emrinde olacaktır. Yani Gn.Kurmay da bu komutandan emir alacaktır.

İkinci sorunun yanıtına geçmeden, sizin mütaalalarınızı da dinlemek isterim. (Ben tabloyu yaparım, sizler çerçevelersiniz ve sunarsınız)

 

<> Atatürk'ün TEK mirası (bence) TSK idi. TSK da inisiyatifini yitirdi yitirecek.

 

Evet Kuvayı Milliye idi. AB'ye girmek inisiyatifsiz bırakılmak demektir. Mesela ileride (Oylama, plebisit vb. ile) Kürdistan (Türk Kürdistanı) kurulacaktır. Eğer orası "Buraya Türk değil -mesela- İngiliz askeri gönderilsin" dediğinde oraya Türk polisi bile giremez artık.

SEVRes anlaşması ve defteri hiç kapanMAmıştı, ertelenmişti. İşte ertelemenin günü geldi artık. Kürdistan hatta biraz (mal ve tapu alımıyla) Ermenistan, batıda da bol bol Bizans (Yunanlılar gelip ebedi yerleşecek. Buna karşılık içinizden birileri de gidip mesela Selanik'e yerleşecek :)))) )

 

<> Çevik Bir'i zor zaptettiler, görev süresini uzata uzata (Allah'tan GKB yapmadan) zoraki uzaklaştırdılar. Ama gün geçtikçe çoğalıyor (subaylar içindeki) sayıları.

 

İstanbul 2099'a kadar Rum'u bol bir BİZANS olacaktır.

 

<> O yüzden Haliç kıyılarına bilmem kaç milyon dolar kredi veriyor AB, restorasyon için. Hatta kredi bile değil, hibe.

 

2099'da İstanbul geri alınacaktır. Doğuya (Ortaasya'ya) doğru bir Turan Birliği olacaktır. Türkiye o çağlarda tüm Avrupalılardan daha ileri Avrupalı olacaktır. Yani Avrupa özenine gerek kalmayacak, kompleks oluşturmayacaklardır.

Allah onlara elbette tuzak kuruyor. Rumlar sadece 3 ila 9 dönem arası galip gelecektir. Ondan sonra yeniden (ikinci kuvayı milliye) başlayacaktır.

 

<> 30/1: Elif, Lam, Mim.

<> 30/2: Rum mağlub oldu

<> 30/3: Arzın yakınında, maamafih onlar bu mağlubiyyetlerinin arkasından bir kaç sene içinde muhakkak galebe edecekler

<> 30/4: Önünde de sonunda da emir Allahın, ve o gün mü'minler Allahın nusretiyle ferahlanacaklar

<> 30/5: o kimi dilerse muzaffer kılar ve aziz odur, rahim o

<> 30/6: Allahın va'di bu, Allah, va'dine hulf etmez ve lakin nasın ekserisi bilmezler

<> 1299 (Anadolu'ya giriş), 1699 (ilk toprak kaybı), 2099 (Turan/Horasan, inşaallah).

<> Maide/54: Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında, kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kafirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda tüm gayretleriyle didinirler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın, dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir.

<> Fetih/16: Araplardan, muhalefet edenlere de ki: "Siz yakında çok zorlu savaş veren bir kavimle çarpışmaya çağrılacaksınız. Ya onlarla çarpışırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verecektir. Yok eğer önceden döndüğünüz gibi yüz çevirirseniz, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır".

 

Allah'ın kurduğu tuzak şu: Nüfusları hızla eriyor Avrupalıların. Artmıyor. Yabancılarla evlenip ya da misafir işçi veya maço AB vatandaşlarıyla evlenerek zorla birazcık nüfusu artırmaya çalışıyorlar.

Giderek YAŞLANIYORLAR. Doğum azalırken ömürleri de kadınlarda 90, erkeklerde 84 oluyor. Yaşlı ve üremeyen bir kıta... Nüfusu azalacak AB'nin. Kimi ırklar temelli yok olacak. (Kuzey Avrupalılar, Benelüks ve izleyerek Almanlar.) Bulgaristan'daki Türk azınlık Bulgar nüfusunu geçecektir.

Yazdıklarım yeni sorular oluşturuyor. Bunları erteleyip candaşın ikinci sorusunu alalım.

 

<> Bir de karasancak birliği ne zaman kurulacak, yani Türkiye bu şekilde parsellendikten sonra tekrar ne zaman bu büyük birliği kuracak?

 

2099 candaşım. Bunu izleyerek, bu tarihten iki asır kadar sonra da Mighty zamanında karasancak artık bir ÖLDÜREN GÜÇ halinde ortaya çıkacaktır. O gün Allah'ın emri majeste/Majisyenlere inecektir: "Kinleriyle gebertin" diye.

Allah, haşa münezzehtir, ama nefret etseydi -haşa münezzehtir-, Süfyanilerden nefret ederdi. Yahudileri lanetlemiş, Ehli kitabı cehenneme doldurmuş, onlar zaten layığını bulmuşlar, geriye NEFRET edilecek tek kulları kalıyor, SÜFYANİLER!

Yani şu anda etrafınızda gördüğünüz herkes. Komşunuz, evinizin içindekiler... Camdan baktığınızda sokakta yürüyenler... İşte biz bu durumdayız.

Bunu iyice vurgulamak için lütfen Ali İmran 116 ve devamını bir daha yazar mısınız?

 

<> 3-Ali İmran/116: Küfredenler, her halde onların ne malları ne evladları kendilerini Allah'dan kurtaracak değildir, onlar eshabı nardır, hep onda kalacaklardır.

<> 3-Ali İmran/117: Bu Dünya hayatında yapmakta oldukları masrafın meseli bir rüzgar meseline benzer ki onda kavurucu bir soğuk var: Nefislerine zulmeden bir kavmin ekibine sataşmış da onu mahvetmektedir, ve onlara Allah zulmetmemişti ve lakin kendilerine zulmediyorlardı.

<> 3-Ali İmran/118: Ey o bütün iman edenler! Ağyarınızdan yar tutmayın, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sarpa sarmanızı arzu ederler, görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta, sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür, işte size ayetleri sarih bildirdik, aklederseniz.

<> 3-Ali İmran/119: Ha, sizler öyle kimselersinizdir ki, onları seversiniz, onlar ise bütün kitaba iman ettiğiniz halde sizi sevmezler, hem yüzünüze geldiler mi "inandık" derler, ve tenha kaldılar mı gayızlarından aleyhinizde parmaklarını ısırdılar, de ki: Gayzınızla ölün, her halde Allah bütün sinelerin künhünü bilir.

<> 5/82: İnsanların inananlara düşmanlık bakımından en azılısı olarak herhalde yahudilerle Allah'a ortak koşanları bulacaksın. İnananlara dostluk bakımından en yakın olarak da her halde "Biz hıristiyanlarız." diyenleri bulacaksın. Bunun sebebi, onların içinde bilgin keşişlerin ve dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunmasıdır ve bunlar büyüklük taslamazlar.

 

"Nefislerine zulmeden bir kavmin ekibine sataşmış da onu mahvetmektedir, ve onlara Allah zulmetmemişti ve lakin kendilerine zulmediyorlardı".

"Nefislerine zulmeden bir kavmin ekibine sataşmış da onu mahvetmektedir, ve onlara Allah zulmetmemişti ve lakin kendilerine zulmediyorlardı".

Yani Allah NEFRET etmez (Nefret eden, zulüm de eder çünkü). NEFRET EDEN KENDİNE ZULMEDER. Allah -haşa- NEFRET ETMEZ=ZULMETMEZ! (haşa = Nefret örneğim idi.)

"Ey o bütün iman edenler! Ağyarınızdan yar tutmayın, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sarpa sarmanızı arzu ederler, görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta, sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür, işte size ayetleri sarih bildirdik, aklederseniz".

Allah'ın EMRİ ŞUDUR: "İşte size ayetleri sarih bildirdik, aklederseniz".

Ve devamında da: "Ha, sizler öyle kimselersinizdir ki, onları seversiniz, onlar ise bütün kitaba iman ettiğiniz halde sizi sevmezler, hem yüzünüze geldiler mi "inandık" derler, ve tenha kaldılar mı gayızlarından aleyhinizde parmaklarını ısırdılar, de ki: Gayzınızla ölün, her halde Allah bütün sinelerin künhünü bilir".

Bütün Hacı-Hocalarımız, hatta evdeki kocamışlarımız. Onlara ağzınızla kuş tutsanız, sizi İSLAMA ihanet ile suçlamaktan asla caymayacaklardır. Onlar Yezididir. Akılları ipoteklidir.

 

<> 67/9: Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.

 

Onlara derseniz: "Baba, amca, bak Kur'an ne diyor?" Cevapları şöyle olacaktır:

"Benim dinimi bana mı öğretiyorsun, kafir!"

"Hadislerde herşey apaçık belli, mezheb imamları herşeyi yazıp çizmiş bitirmişler."

"Tarikat şeyhleri, evliyalar, bu dini alın teriyle örmüşler."

Size bunları söylüyorlar değil mi?

 

<> evet

 

Siz Süfyani kuşatması altındasınız. Issız bir ada gibisiniz candaşlar! :(((((( Süfyanilik kanseri her yerde, tedavisi 3 asır sonra keskin ve kesin bir ameliyatla bitecektir. Onlar ziyan olacaktır.

Onların yarısı da asker kaçağıdır. (Şimdiki nemelazımcı ve eyyamcılar)

Allah, kafirleri (Süfyanistler) ve münafıkları (Asker kaçakları) perperişan edecektir >>> Kalan üçte-bir eliyle ve karasancak gölgesinde Müslümanlığın barsakları temizlenecektir. Allah'ın yağdırdığı bütün pisliklerinin üzerine sifon çekilecektir.

Cehennem kurulduğunda bütün müslümanlar şaşıracaktır:

"Vay canına cehennem bizim için kurulmuş. Kendimizi ibadet etmekle bu cehennemden müstağni sanıyorduk"

"Allah ne zalimmiş ki beş vakit namaz kıldığım halde beni buraya attı ve çıkarmayacak!"

Vay canına >>> VEYL. Cehennemdeki süfyani çukurunun Kur'an'daki  Ö Z E L  adıdır. (Çoğulu "vaveyla"). VEYL kelimesini bulabilir misiniz?

 

<> Mutaffinin/1: Veyl ölçü ve tartida hile yapanlara!

<> Mutaffinin/10: Veyl o gün yalan diyenlere!

<> Sad/27: Hem o göğü, yeri ve aralarındakileri Biz boşuna yaratmadık. O, küfredenlerin zannı. Onun için küfredenlere ateşten bir veyl var.

 

(Bakkal amca da gitti güme. :)))

 

<> Bakara/79: Artık vay o kimselere ki kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "bu, Allah tarafındandır» derler, artık vay o ellerinin yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünd...

<> 5/31:...veyleta...

<> Hümeze/1: Veyl o insanları çekiştirip kaş göz işaretleriyle alay edenlerin bütününe.

<> 11/72; 25/28.

<> Maun/4: Fakat veyl o namaz kılanlara ki, - 5: Namazlarında yanılmaktadırlar.

<> 104/1: Veyl bütün "hümeze lümeze» güruhuna

<> İbrahim/2: O Allah'a ki, yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Hüsran haberi şiddetli bir azaptan, o küfre batmışlara...

 

İşte namaz kılanların hali böyle olacak: "Allah ne zalimmiş, ömrümce beş vakit kıldım, hiçbir sünneti kaçırmadım". Nasıl ki hristiyanların tüm iyi niyetleri, ibadetleri, "Allah'ı üçledikleri için" GÜME gidiyorsa;  A Y N E N  bizimkilerin de üç vakti beş yaparak kıldıkları güme gidiyor.

Veyl'in çoğulu vaveylanın ise özel bir açılımı var: En çok bağıranlar demektir. "Seni gidi zalim Allah, seni gidi gaddar Allah, beni namazını kıldığım için mi yakıyorsun?", "Hain Allah orucu yarım saat önce açtım diye mi beni yakıyorsun, Lanet Allah?!"...

İşte, acıdan azaptan değil, veyl (vay ve vah)ları olan vaveylaları Allah'a küfre döneceği için cehennemin o sektörüne VEYL cehennemi deniyor.

Orada Allah'a küfür edeCEKler bulunacaktır. Orada ağzına dünyadayken küfür koymayanlar, hatta Allah'a küfür edenlerin üzerine yürüyenler bizzat KÜFÜR edeceklerdir.

Kul >>>>>>>>>>>>>>>>>> çoğunlukla >>>>>>>>>>>>>>>>>>>> nankördür.

 

<> İnsan ne kadar zavallı

 

Evet. Doğrusu Allah'ın ayetlerini hiç yeterince anlamadılar! Bunları anlatmak ve canlı yaşatmak gibi sevimsiz bir görev evren tarihinde ilk kez BANA verildi.

Allah biliyordu elbette: "Bunlar hiç mi hiç OKUMAYACAKLAR! Bari baştan ben en az yapacakları şeyi emredeyim: İKRA!"

Kur'an ineli beri kim kaç kişi bunları anlattı Allahaşkına?

Neden bana anlattırıyor kutsallar! Allah'ın ayetlerini yeterince anlamıyorlar. Yeterince anlatmak görevi neden bende? Bu çok sevimsiz bir görev gerçekten.

Gökteki Ayyuka'dan, yerdeki vaveylaya kadar bana anlattırılıyor. Tarık'tan inip dabbe olan tek kişiyim. Ötekiler yerüstünde kaldılar, ben yerin dibine geçtim, arada bir çıkıyorum, seyrek de olsa yeniden yer yarılıyor ve giriyorum.

Neden ben??????????????????? Why me?

 

<> "yaqin olMAmak" veya "yaqinen inanMAmak" ile "inanmamak" arasında fark var. 27/82'de "İnanmıyorsunuz" denmiyor

 

Yakin ve Sabikun KARDEŞTİRLER. Kimi Cehennem'e, kimi Sekar'a, kimi Arasat'a, kimi Cennet'e, kimi de Sabıkun'a YAKİNDİR. İman dereceleridir bunlar. Yakin >>> FULL olarak >>>> Mukarrebun olmaktır...

Bir çay daha alayım mı?

 

<> afiyet olsun

 

Bir sahih hadis uydurdum, yani Ebu Hureyre'den naklediyorum: "Çayı çok içenin cehennemde başına dökülecek".

 

<> :))

 

Çünkü adam gerçekten böyle diyor: "Kim bir şeyi çok seviyorsa, burada hurmayı örnek vermiş, tadımlıktan fazla yerse, o hurma ateş olur ve ona ebediyen yedirilir"...

Bakalım neler yazmışsınız...

 

<> Tüm kombinasyonlar, bilgi işlemcilerin başlanıç yıllarına sürüklüyor denklemleri, bizler de size bu bilişim teknolojileri olmasa bir bir ulaşamazdık, gelecek de bu kayıtları tutamazdı.

 

Evet, tüm iletişim ve bilişimin ADEM babası TESLA'dır. Ondan itibaren diğerleri (Radar ve sibernetik mesela Norbert Wiener), ondan sonra da Tele-text'tir. Birincisi tüm ileri teknolojileri kapsar, ikincisi bilgisayarı buldurmuştur. (Radar ile birlikte) Üçüncüsü de bilişimin İLETİŞİMİNİ buldurmuştur.

Bunlar gizli kahramanlardır. WEB'de falan bulamazsınız. Son zamanlarda Tesla'yı yazmaya başladılar. Wiener'i neredeyse defterden sildiler ve unutturdular. (Çünkü taraf değiştirmişti, bizim cennete/bağa dönmüştü.) Beni ise hiç bir kimse tanımaz. Tele text işte... hepsi bu. WEB'de üçümüzü de bulamazsınız. Ballmer beni Tesla'nın torunu zannediyormuş. :))))) Oysa biz hepimiz yaşıtız -anlayana-.

 

<> Allah sana çok yardım etsin (ki gizlenmek zordur.) Hele ki böyle mütevazi olabilmek

 

Duanı aynen sana diliyorum. Evet; candaşlar bana kızıyorlar: "Neden görüşemiyoruz?", "Neden kimse seni tanımıyor?", "Hani konferanslar yapılacaktı?", "Bir kere olsun göremedik Hans'ı"...

Haklısınız. Fakat şu var ki, aşılmaz ve delinmez bir ilke: Hiç bir Alias Allende (KMA) MEKTUPlar dışında "Üyelerle" görüşmemektedir. Bunu aşamadım. Bu çağın posta sistemi biliyorsunuz bu chat ve e-mailler. Eskiden el ve daktilo ile yazılırdı. Şimdi elektronik postaya dönüştü.

Sizlere buluşmayı vaad ettiğimde benim KMA olmam açıklanmamıştı. mrs.cp >>> KMA idi, ben de Ekim Bei. Ama o kötüleşti ve bu görevi de bana verdiler. O zaman sizlerle yüzyüze gelemedim. Aranızda belki bir veya iki kişi beni görmüştür. (500 kadar üye için konuşuyorum)

Ben kaçmıyor, saklanmıyorum. KMA ilkesini bozmamaya çalışıyorum. Eğer link bulursanız, Alias Carlos Allende'lerin tamamının hiç ortada görünmediğini ve posta yoluyla bilim adamı üyelere ulaştıklarını göreceksiniz.

Ve bunlar ortada olmayınca da, ya bir resim uyduruyorlar veya ailesini neredeyse YAHUDİLEŞTİRMEYE çalışıyorlar. "Ben tanıyorum" diyor (Mesela Thule derneğinden biri), "onlar yahudi ailedir".

Şu iftiraya bakar mısınız?

O aile ağaçları gerçek değil, gerçek olan sadece ve sadece Heiberg (Axel, Hansel, Eiwind vb.) gibi ailelerdir ve yahudilik MÜMKÜN bile değildir.

 

[] http://web.archive.org/web/20040604044503/http://www.parascope.com/en/articles/allende.htm

 

İşte, linke baktım ve kaderimi şu title anlatıyordu: "Alias Carlos Allende: The Mystery Man Behind the Philadelphia Experiment."

"The Mystery Man."

"The Mystery Man."

"The Mystery Man."

Yani ben DE. Ama bu esrarengiz gözükmek için değil! Posta yolu dışında görüşmek yasak olduğundan böyle! Yoksa ben esrarengiz falan değilim. İçinizden biriyim. Sıradanım, sokaktaki bir adam...

İlk renkli telefon (GSM) ne zaman nerede yapıldı biliyor musunuz? Bir arayın bakalım, renkli ekran?

 

<> İsveç mi?

 

Değil. (Ericsson veya Nokia değil.)

 

<> İsim yok, sadece ilk üreten firmalar var.

 

Hangi firma, hangi yıl?

 

<> Rastlamadım.

 

Oysa o haber dünyada ilk kez Türkiye'de ve Türkçe haber olarak çıktı. Cem Uzan'a yapıldı ilk (Telsim). O renkli ekran, Balıkesir Üniversitesinde Meslek Yüksek Okulunda, Müdür Cengiz Aydemir'in verdiği bir laboratuarda Öğretim gör. Alaaddin Sever'in 100 milyon TL ödemesiyle, orada yapıldı.

 

<> Türk Mühendisleri çalışıyor diye reklamları vardı değil mi?

 

İşte, WEB'de bulamayacaklarınızı size isimleriyle birlikte veriyorum. Tek Türk mühendisi vardı >>> O DA BENDİM.

 

<> Cepten ilk tv yayını da telsim yaptı ve bu haberi de çıkmadan ilk siz duyurmuştunuz.

 

Tesla'lar, Wiener'ler, KMA'lar meramlarını anlatamadıklarından işte böyle YOK SAYILIYORLAR. Onun için yer ve kişi isimlerini verdim.

Philadelphia deneyini KİM yaptı? Yine iki isimsiz >>>>> KMA ve JESSUP.

Bu inanılmaz deney dünyada hakettiği yerini buldu mu? Hayır! Ama yahudi bilimciler yapsaydı, şimdi pulların üzerine resimleri yapıştırılmıştı.

Kim tanır KMA'yı, kim bilir Jessup'u? Jessup ki, büyük bir oşinograf, yani deniz bilimlerini ve süper motorları (UFO) ondan iyi hiçbir kimse (beni saymazsak) bilmiyor. Böyle bir insan göklere çıkarılmalıydı değil mi?

Wiener, RADAR'ı yani ilk bilgisayarı yaptı. İngilizler de babbage mıdır nedir ona mal etmeye kalktılar. TV evrende ilk kez 1904 yılında Tesla tarafından icat edildi, bir odadan ötekine yayın yaptı. Kim biliyor? Tesla fan'leri bile bunu yazmıyor sitelere... Ama ben isim verebilirim bilenleri...

İşte böyle olunca da bize GİZEMLİ, esrarengiz, insanlardan kaçıyorlar falan deniyor. Böylece bunu da belirtmiş oldum. Rahatladım be oh!

 

<> Elektrik de Edison'a mal edildi, gerçek bulan hiç yazılmadı, öyle değil mi?

 

Evet, Edison gerçek bir deha, ama Tesla süper üstü süper deha. Yayın kablo ile yapılmadı >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>> bluetooth ile öteki odaya nakledildi. Tesla birinci dünya savaşında Facimile'yi icat etti (Şimdiki fax). Fakat savaş yüzünden kimse bunu buluşa çevirmedi.

Ve Hyper Text: (Sanırım candaşın bir 19 açılımı vardı Yahoo groups'da) Binary sistemle, yanlış mı anımsıyorum? Hani tartışılmıştı. "la İlahe illallah'ın açılımı 19 çıkmıyor" diye yazılar yazmıştı bizdeki Edip Yükselciler...

 

[] http://hanifislam.com/mih/wp-content/uploads/2016/10/lailaheillallah-10011.jpg

 

La  il  la  / he  il  lal  la  he /

(0) (1) (0)  (1) (1) (0)  (0) (1)

        ----> 1   0    0    1  1 <----

            / he  il  lal  la  he /

        <-----(1) (1) (0)  (0) (1) ---->

İşte bu! Bu TELE TEXT'in anahtarıydı. İlk defa kumandayla yayına girip interactive olarak oradaki page'leri çağırıyordunuz. İşte HTTP/HTML böyle başladı. İlk fakat önemli adımıydı. Bundan John Jobs ve Ballmer'in bile haberi varmış. İki isme de bir link ltf. (Tarihe geçsin.) Ön adı Steve, öteki John Jobs.

 

<> ms CEO su        

<> http://www.microsoft.com/presspass/exec/steve/default.asp

 

Şu anda Manisa'da Ballmer (Ben İzmir'deyim, 30km.) "Türkiye Üs olacak" diyor Ballmer (Manisa yani). Jobs'u bulamadınız mı? Jobs dünyada ilk PERSONEL (masaüstü) bilgisayarı yapan kişidir, o sayede evlere şenlik olduk. Onun da linkini bulalım lütfen. (Tarih kaydı olsun.)

 

[] http://www.chip.com.tr/video/iste-ilk-macintosh_785.html

[] http://hanifislam.com/mih/wp-content/uploads/2016/10/225-00-applemachintosh.jpg

<> http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=steve+jobs

 

Jobs ve Apple diye arayabilirsiniz.

 

[] http://web.archive.org/web/20040422024416/http://www.bilkom.com.tr/cgi-bin/WebObjects/BilkomCMS.woa/wa/showPage?bolum=81

 

Evet John S. Jobs. Demek ki orada adı Steve imiş. Daha ciddi bir link var mı?

 

<> http://web.archive.org/web/20040130081420/http://geocities.com/franktau/

<> http://inventors.about.com/library/weekly/aa051599.htm

<> http://web.archive.org/web/20040401173440/http://www.apple.com/pr/bios/jobs.html

 

Yani olay anlaşıldı sanırım. İLK BİLİŞİM darbesi 1984'de sadece bir minik kasaya sığarak evlere giren Apple-2'dir. O buluş yapılmasaydı, bugün PC'leriniz evde değil, büyük üniteli yerlerde olacaktı. (Univaclar gibi) Steven Jobs'a buradan minnet ve selam. Ve onun grafikçi arkadaşı Gates'e de...

Jobs ilk tablet bilgisayarları ve Palm tipi pocketleri de yaptı. Ona çok borçluyuz. Bunların ardından GSM'lere kadar sığdırıldı PC'ler...

Buna paralel olarak, yani bilişime ek olarak, yukarıdaki formülden esinle:

"Bu var(1) ve yok(0)'ları Orjinal alfebeye göre okuduğumuzda, karşımıza çıkan "1 0 0 1 1" kodunu ondalık sayı birimine (0,9) çevirdiğimizde, karşımıza çıkan rakam hiçte şaşırtıcı değildir: "19". Müddesir/30: Üzerinde ondokuz vardır onun. Aynı zamanda 1'in 0'dan çok olması, varlığın yokluğa tercih edilmesi anlamlarının misallerini içermektedir" diye yazmış candaşlarımız.

EVET! EVET! EVET! İşte teletekst (Sonradan hyper Text) budur! Jobs ve Hyper text sayesinde burada sizinle yazışıyor, dünyanın WEB hazine ve bilgi bankasında enginlere açılıyoruz.

İşte bazı ESRARENGİZ kişilerin adlarını verdim böylece... Gerçek yerini bulsun ve siz kuşkuya düşmeyesiniz diye. (Yazdığım bir ayettir.) Ben de o esrarengizemli'lerden biriyim.

Allah HABİR'dir, SEMİUL ALİM, BASAR'dır, SERİULHISAB, MUHSİ, HASİB'dir. Bunlarla Arş'ın zigZag katmanını istiva etmiştir. Habir >>> Haberleşme (Haberalma, haber verme, muhbir, muhabir vb.)

"Bu var(1) ve yok(0)'ları Orjinal alfebeye göre okuduğumuzda, karşımıza çıkan "1 0 0 1 1" kodunu ondalık sayı birimine (0,9) çevirdiğimizde, karşımıza çıkan rakam hiçte şaşırtıcı değildir: "19". Müddesir/30: Üzerinde ondokuz vardır onun. Aynı zamanda 1'in 0'dan çok olması, varlığın yokluğa tercih edilmesi anlamlarının misallerini içermektedir"

"Bu var(1) ve yok(0)'ları Orjinal alfebeye göre okuduğumuzda, karşımıza çıkan "1 0 0 1 1" kodunu ondalık sayı birimine (0,9) çevirdiğimizde, karşımıza çıkan rakam hiçte şaşırtıcı değildir: "19". Müddesir/30: Üzerinde ondokuz vardır onun. Aynı zamanda 1'in 0'dan çok olması, varlığın yokluğa tercih edilmesi anlamlarının misallerini içermektedir"

Yukarıdaki "1 0 0 1 1" kodundan ibarettir. "1 0 0 1 1"  HYPER olan bölüm bu. Tüm dünya sembollerine çeviriyor. VERİLEN BİR TEXT'i "1 0 0 1 1" birim sayı olarak bu sembol altına alıyor ve kodluyor. Eğer TESLA IR kumandayı yapmamış olsaydı ben asla HT'yi bulamazdım. Yine Tesla'ya borçluyuz. Çünkü TV kumandasıyla yapılabilir bir şey bu, başka mümkün değil.

IR tekniğine evrensel codec'i (Tevhid) yazıyorum. IR onu alıcıya, oradan vericiye, oradaki tele text sayfalarına interaktif olarak iletiyor. İşte HT(tp ve ml)nin sırrı budur. Başka scriptler (java vb) sadece ve sadece 19 bazından çalışır.

Evren bile LA İLAHE İLLALLAH diyor!

Daha ALLAH'ı göster inanayım diyenler var 19 üzerinden bana yazarak.... (http)

Arşı Ala ve aşağısı (sabıkun, kürsi, Levhi mahfuz, nefhi sur vb) tamamı BİLGİSAYAR (Sibernetik)den başka bir şey değildir. Allah'ın saydığım isimlerini TALİM etmektedir.

Hasib ve Muhsi, bu ikisinin aritmetik anlamını sözlükten bulabilir misiniz? (Esmaül hüsna'dır, El-Muhsi gibi.)

 

<> MUHSİ. "Her şeyin sayısını bilen" anlamına gelen "el- Muhsi"   

<> muhasebe

<> el-Hasib: Herkesin hayatı boyunca yaptıklarının bütün teferruatıyla hesabını iyi bilen.

<> Mahlukatına kafi olan.  

<> herşeyin hesabını yapan, herşeyi tek tek bilen (hasip, Muhsi)

 

Gördünüz mü? MATEMATİK BİZZAT ALLAH'IN ALİM OLUŞUNUN BAŞTACIDIR. Ya bilgisayar hızı >>>>> Seriul hısab. O ne demek?

 

<> anında hesap gören     

<> seri hesab gören

 

Monitor >>>> BASAR. O ne demek?

 

<> Gören, Bakan?

 

Evet. Ve aramızdaki iletişim: Semi'u. Es-Semi. O ne demek?

 

<> işiten        

<> duyan işiten

 

İşte İLETİŞİM'in adı budur >>> Allah'ın adıdır. Kuru kuruya DUYMAK değil, Habir'dir, Semi'dir. İLETİŞİM yapar ve iletişim alır demektir.

Size ZigZag arşının (Arş'ın en altı. Bunun evrene bakan yüzü >> LEVHİ MAHFUZ) ESMALARINI sundum.

 

<> Hasib: (Ar.) Er. 1. Hayır sahibi, eliaçık, cömert. 2. Değerli, itibarlı, soyu temiz, muhterem, saygın, şahsi meziyet sahibi. 3. Muhasebeci, sayman.

 

Alim, Habir, Basar, Semi, Hasib ve Muhsi ve yedincisi ise sürpriz????

 

<> rabb?       

<> programlayan    

<> el Hafizu 

<> Nurun ala nur?  

<> El-Hafiz, El-Şehid

<> Muhlis: (Ar.) Er. - Halis, katıksız. Dostluğu, samimiliği ve her hali içten gönülden olan.

 

(Dedemle ilgiliydi. İzin vermedi. Dedem orayı okuyor, mezun değilim özür, sürprizi geri alıyorum. Dedemin de burada olduğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum. :((( Fırçalayacak mı acaba????

 

<> slm slm dedimize

 

Size şimdi bir yalan söyleyebilir miyim? Mesela bana 5 dakika çay molası verin gibi bir yalan?

 

<> Anladık kaptan, slm slm ikinize de

 

Tamam, şimdi yalan söylememiş olmak için bir çay alıp geliyorum. Sizin grafik ("1 0 0 1 1") yukarıyı karıştırmış. Sır >>> MUCİB'di. (İcabet ettirdim -istemeden-.) meraktan kurtulun diye yazıyorum.

 

<> Oradaki La il la he/La İla he/olacaktı, değil mi? Ben orada hata yaptım, ilk baştaki kodlamada hatalı oldu sanırım, 0 1 0 1 yerine 0 1 1?

 

Hayır, şuna dikkat:

1. İLL >>>>>> EŞİTTİR demek;

2. İLLA >>> EŞİTSİZLİK (=üzerinde bir slaş).

Sen yanlış yapmadın [candaş].

ila >>>>> ise her ikisine de kullanılabilen codec (Parametreyi belirtir). Böyle olmasaydı 20 çıkardı. Kripto tamamen doğru ve El MUCİB ismini irrite ettik. Dede extradan gelip engel olmak istedi. (Sürpriz geliş)

 

<> 7 sini de yanımdaki kağıda yazdım. Teşekkür ederim HıZır Dedeme

<> okuyorum. Kalbimizede okutacağız inşaALLAh hergün

 

Mucib (icabet eden, davete giden, duaya icabet eden) Bu da iletişimin İKİ TARAFLI, yani kesintisiz olduğunun işlevidir. Çünkü iletişimde yazdıklarınızı okumam ve tersi birbirimize icabet ettiğimiz anlamına geliyor.

Levhi Mahfuz katında ise Allah'ın El Hafizz ismi işlevi üstlenir. Bu MAHFUZ kelimesidir.

 

<> hard disk

 

O bir tablet pc gibidir, yani bir de KALEMİ vardır. Kalem sadece iki sembol yazar: bir nokta, bir çizgi. Başka hiçbir sembol yoktur. Sıfır >>>> NOKTA (.)dır. Nokta N(un) harfiyle başladığından nun harfi otomatikman noktadır.

Çizgi ise doğrudan ELİF harfidir (bizim I gibi). Bu aynı zamanda Arapça >>>> 1 demektir. Nokta da Arapça sıfır'dır...

Bildiklerinizi hatırlattım.

 

<> bize bildiğimizi siz öğrettiniz

 

Öğretmedim paylaştık sadece. Benim de infakım/zekatım bu >>> Paylaşmak. Bilgiyi paraya çevirirseniz ne olur biliyor musunuz? Dünyanın en büyük kazancı olur. Lokantaları, modayı, şunu bunu toplayın, bunlardan daha çok para eden BİLGİ'dir. İnanmayan Bill Gates'in servetine baksın. Adam pizza ve börcır satmıyor. BİLGİ satıyor.

Farkımız şu: Ben satmıyorum, paraya çevirmiyorum. PAYLAŞIYORUM...