Chat n° 212 - Tarih: 07 ocak 2004

Not-1: <> ile başlayan satırlar sayın Aiberge ait değildir, sohbet/chat esnasında onunla konuşan diğer kişilere aittir. [] ile başlayan satırlar ve [ ] arasındaki kesimler yine sayın Aiberg'e ait değildir, sohbete sonradan eklenmiştir.

Not-2: Eski sohbetlerde işlenen bazı gündem konularının yıllar sonra değişmiş olabileceği ihtimalini gözönünde bulundurmak gerekebilir. Sohbeti okurken karşılaşacağınız her türlü sorunu/hatayı vb. info@aiberg.com adresine bildirebilirsiniz.

 

[] Kaptan wow_10sce nickiyle bağlandı

<> Slm Slm sevgili kaptan

<> selam selam hocam hoşgeldiniz

 

Selam Millet (MİH) selam Hanifcandaşlar.

 

<> Kavuşturan şükür

 

Allah'ımıza şükretmek için çok fırsat var: En azından geçen sefer chat'e bağlanamayışımı hatırlıyorum da ÇOOOOOK şükür/Hamd diyorum. :) Öyle kolay bağlandım ki, gel de şükretme. :))

 

<> :)

 

 

<k> bi borcun daha var. ilim :) (vasiyet.)

 

İlim KOLAY, yeter ki bir ALİM olsun ortada! İlim zordur yeter ki bir alim olmasın ortada!

 

***

 

<a> bu benim size ilk selamım benim için çok anlamlı şükür size selam vermeyi kısmet edene

 

Allah'ımızın güzel mi güzel adlarından biri de AL SALAAM (Esselam)dır. Elbette Allah için Vallah'i dediğimiz gibi Selam için de Vesselam diyerek barış, selamet ve huzura iltica ederiz. Cennet selam yurdudur. İki kez verilen Cennet ise selam vesselam yurdudur. Her bir Cennet için iki ayrı selam veriyoruz candaşımız.

 

<a> örneğin on yıl falan önce bu kadar geniş frekanslı selam vereceksin deselerdi biraz düşünürdüm doğrusu

 

İslam bir imandır, dil alışkanlığı yapar: "Selamün Aleyküm" der geçersin.

En büyük afet, Allah'ın dilde alışkanlık olmasıdır. Süfyaniliğin ilk belirtisidir. Ama Hanif islam dini DİLDE değil "Dîl"de, gönülde ALIŞKANLIK YAPAR! Selam Selam derken NE GÜZEL yakalarsın, sözünü ettiğin frekansı-.

 

<> hakikatli hanif dost hocam siz benim atıfta bulunduğum şeyi anladınız

 

Anlamaz mıyım, GÖNÜL DOSTU (dilber) değil miyim ben? Önemli olan dildeki alışkanlık iman değil; KALBE inen, dilber olan ikinci imandır. Hucurat-14 lütfen.

 

<> Hucurat-14: Bedeviler: "İman ettik." dediler. De ki: "Siz iman etmediniz. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafur'dur, Rahim'dir."

<> Hucurat-14: Kaletil a'rabü amenna* kul lem tü'minu ve lakin kulu eslemna ve lemma yedhulil imanü fi kulubiküm* ve in tütiy'ulahe ve rasulehu la yelitküm min a'maliküm sey'a* innellahe gafurur rahiym

 

ARAPLAR "İman ettik" dediler, De ki siz iman (ikinci iman = Ya Eyyuhelleziyne amenu amenu billah) etmediniz. "SELAM/Barış-selamet" DEĞİL; ellerinizi kaldırıp TESLİM oldunuz >>> Başka çareniz yoktu.

İman sizlerin >>>>>> Ebu Süfyan ve avanesi şahsında tüm her çağın süfyanilerine ve TÜM ARAPLARA >>> SİZLER diyor Allah; İman sizlerin KALBİNE (Dil=Gönül) İNMEYE+ C E K +TİR! diyor Ayet!

Bu "Eslemna" denen  M Ü N A F I K  imanını istemiyor Allah, bu DİLDE kalmış ve "Dîl"e inmemiş, tek selamlı bir imandır. Allah iki kez SELAM ve İMAN "Frekansını" istiyor.

"Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafur'dur, Rahim'dir." diye devam ediyor ayet...

Allah'a muti (itaatli) olmayı az çok biliyoruz. Pekiyi Resulullah efendimize nasıl İTAAT edeceğiz? İtaati "Eslemna" diyen şöyle anlar:

 

<> ilk selam ALLAH için ikincisi Resul için gibi...

 

(Tek selam verenlerden söz ediyorum. Onlar Eslemna derler.)

İmansız, münafık ve kafir Araplar için Resulullah'a itaat şudur: Kur'an'daki Resulullah'a değil; HADİSLERDE kendi tarif ettikleri ve ŞEYTAN kadar aşağılık yarattıkları Resulullah'a iman ederler.

Efendimizi uydurdukları HADİSLERLE nasıl aşağıladılar. Bu hadislere uymayı da İTAAT diye bize yutturdular bin yıl boyu. O hadislere bakarsak, efendimizin tanımı "ŞEYTAN KARAKTERİYLE  a y n ı ".

Orada bildirilen imanı Kur'an tarif etmiştir: "Üsveyi Hasene" diye... Rüsvayı Hadese yazmıyor ayette! Kur'an'da BİZZAT Allah'ın anlattığı EFENDİMİZE iman'dan söz ediyor Allah! Allah'ımız kendisi anlatıyor efendimizi... "Seni bir cin tutmaz, mecnun değilsin, deli değilsin" der Allah!

Ama, HADİSLER şöyle der (Buhari ve Müslim):

"Resulullah'a bir yahudi kadın cinleri musallat etti. Bir yıl boyunca kendini bilemedi, mecnun oldu ve her an bir kadın ile cinsel ilişkideymiş gibi ihtilam olmaktaydı. Bunun üzerine Cebrail, Felak ve Nas surelerini indirdi ve Resulullah kurtuldu görevine geri döndü".

Hep böyle bilmiyor muydunuz bunu? Bu Hadis en küçük yaşınızda beyninize kazınmadı mı? Size Felak ve Nas'ı okuturken bunları anlatmadılar mı???

 

<> evet

<> Sebe/46: (Resulüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.

<> Kalem/2: Sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.

<> Kalem/2: Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,

<> Tekvir-22: Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.

 

Ve ben bir HANİF olarak

"Hoops, durun bakalım, Allah cinlenmedi diyor, siz cinlendirdiniz hadislerinizle..."

"Oups! (Çüşş anlamında) Sizin HADİS olarak BİR YIL dediğiniz tarihlerde, efendimiz Bizansla bile Anlaşma yaptı. İki seferi ve bir Kale fethi var. Bu nasıl oluyor da "Hiç kendini bilmeden bir yıl boyunca bir kadın ile yatıp ihtilam (ejeculation) oldu" derken bu HADİS İFTİRASI >>> Hadisen yüftera değil mi??????????????????"

Hem Hadis uyduracaksın hem de SİYER (Efendimizin tarihinde) BİLİNÇLİ, şuurlu olarak görevlerini yerine getirteceksin! Ve 1400 yıl bunu kimse SORGUlamayacak.

 

<> yüftera >>>>>>> iftira

 

Evet, Yusuf-111'de HADİSLER efendimize İFTİRADIR diyor. Tek kaynağın KUR'AN'IN doğrusu olduğunu söylüyor.

 

<> Yusuf-111: Yemin olsun ki, resullerin hikayelerinde, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.

 

Yemin olsun ki, resullerin >>>>>>>>>> hikayelerinde >>>>>>>> SİYER,

aklını ve gönlünü >>>>>> İKİ KEZ İMAN >>>>>> çalıştıranlar için bir ibret vardır.

Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir >>>>> HADİSEN YÜFTERA. (Sizin iftiralarınız olaCAK hadisler gibi bir yalan söz değildir.)

"aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir."

aksine o, önündekini tasdikleyici >>>>>>>>>>>>>>>>>>>> TEK ONAY MERCİİDİR! İnanmanız gereken Hadisler değil, ayetlerdir! Önceliklidir Ayetler!

her şeyi ayrıntılı kılıcıdır >>>>>>>>>>>>>>>>> Kur'an DETAY/TAFSİLAT kitabıdır. Herşey katlanmış yediler biçiminde onda vardır. Herşey ama herşey ve de Külli şey*in onda teferruatla vardır -bilene-.

"İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir"

İnanan bir topluluk >>>>>>>>>> Ali İmran 104. (Ayet ayeti açıklar, HADİSLER tersini yapar, Ayeti yalanlar.)

"bir kılavuz ve bir rahmettir".

Kılavuz >>>>>>>>>>>>>>>>>> Cennete giden yol.

Rahmet >>>>>>>>>>>>>> İkinci Cennete giden yol.

 

<> Furkan/30: Ve kaler rasulü ya rabbi inne kavmit tehazu hazel kur'ane mehcura

<> Ali İmran/104: İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.

<> Araf/52: yemin olsun biz onlara ilme uygun biçimde fasıl fasıl detaylandırdığımız bir kitap getirdik.inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o

 

Kur'an'ın diğer adı zaten  İ L İ M 'dir. (Kur'an, Furkan, Mübiyn gibi önemli bir adı da İLİM'dir ve hikmettir (Pozitif bilimler).)

"52: Yemin olsun biz onlara ilme uygun biçimde fasıl fasıl detaylandırdığımız bir kitap getirdik. inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o".

ilme uygun biçimde >>>>>>>>>>>>>>>>>>>> İLİM ve Hikmet.

fasıl fasıl detaylandırdığımız >>>>>>>>> Fasıl, fasıla=Ara demek, aralamak demek ve en önemlisi Sanskritçeden geldiği biçimde FASİKÜL demek.

(K harfi küçültme eki, buna aldırmayınız. Örneğin Facile'inin küçültülmüşü Fasicule'dür.)

Bir bilim ansiklopedisinin (TAFSİL=Ansiklopedi) "Fasikül fasikül" ara-ara vahylerle indirilmiş biçimidir. O yüzden AYET (Delil) kelimesi yerine "Fasıl-1 gibi konuşmak" gerekir.

detaylandırdığımız bir kitap getirdik >>>>>>> TAFSİL Kur'an'ın diğer adıdır.

 

<> Enam/155: bu da bizim indirdiğimiz bir kitaptır.Kutsal berekketli.artık ona uyun ve korunun ki size rahmet edebilsin

<> 38: Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap'ta, herhangi birşeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.

 

Ancak iniş sırası olan zikir yerine Mushaf biçiminde değiştirilerek toplandığı için (Ama deste nicelik olarak hiç bozulmadığı için) KİTAB denmiştir.

inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o >>>>>>>>>>>>>>> Ali İmran 104. (Bundan 1400 küsur yıl sonra gerçekleşti)

 

<> 53: İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş. Şimdi bizim şefaatçilerimiz var mı ki bize şefaat etsinler, yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı, kaybolup gitti.

<> belki yüzlerce belki daha fazla sayıda fasikülü bünyesinde bulunduruşu belirtiliyor

 

Evet, Facile, Facimile, Faximile, Fax işte bu Fasıl kelimesinden gelmedir. (Arapça diğer açılımı da taFSiL/taFSiLat, muFaSsaL vb.)

Şimdi, eğer hadislere inanırsak (Efendimizin mecnun olup cinsel ihtilam yaşadığı hadisi), Kılavuzu Karga (Hadis) olanların durumuna düşeriz. Onların üzerine Allah pislik yağdırmaktadır. Rahmeti unutsunlar!

 

<> 33/69'de; Ey iman edenler. Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın...

<> 33/53'de; Ey iman edenler. Nebinin evlerine girmeyin, size -vaktini göz(et)lemeksizin / göz(et)lemeyin- yemek için izin verilmesi müstesna. Ancak davet edildiğinizde girin. Yemeği yediğinizde (hemen) dağılın. HADİS İÇİN BEKLEMEYİN/BEKLEŞMEYİN/OYALANMAYIN! Şüphesiz bu (yaptığınız) nebiye eziyet eder! Bu yüzden sizden çekinir. Allah (ise) HAKtan (HAKkı söylemekten) çekinmez...

 

Evet, ayet diyor ki, "Hadis uydurmaya kalkışmayın, tek HAKK/Hakikat ALLAH'ın sözüdür! (Değişmez ve korunmuştur.)

 

<> 33/57: Şüphesiz, Allah'a eziyet edenler ve onun rasulüne, Allah onları dünyada ve ahırette lanetlemiştir ve onlara mühin bir azap hazırlamıştır.

<> Allah lanetliyor hadis uyduranları, yanlış mı anlıyorum?

 

Hadis uyduranların ve bu uydurukçulara karşı AKIL ve GÖNÜL GÖZLERİNİ kapayanların tamamı Mühin >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>> E B E D İ  cehennem azabında kalıcıdırlar. Tabii MEZHEB ve TARİKAT uyduranlar da bunları ağırlayacak olan ilk cehennem ehlidir/Cehennem milletidir.

Allah bizleri sonsuza dek İBRAHİM MİLLETİ olarak Rahmetinde tutsun.

 

<> amin

<> 7223'de; "... Ve kim Allah'a asi olursa ve O'nun rasulüne, -artık- şüphesiz onundur cehennem ateşi, orada haliddir, ebedi."

 

Kur'an sana Rahmet etmiş bile [candaş]. :) Kur'an >>> ALLAH'ın sözü.

 

<> Allah hepimizi rahmetine alsın inşaallah., Ki nefsimize hevamıza uymayalım.

 

Ve de DOSDOĞRU olalım, DOSDOĞRUları protest olarak dile getirelim. Atalarımızın aklıyla değil, tek inanılması CAİZ olan atamız olarak bildirilen İBRAHİM atamızdan başkasına inanmayalım. Çünkü İbrahim atamıza sadece RAHMET değil, RAHMANİYET de edilmiştir. (HalilürRahman)

Bu bakımdan ADEM'e bile değil; tek olarak ATAMIZ (Milletin atası) İBRAHİM atamızdır. Ve bunu hak etmek için tek bir ünvan/kariyer sahibidir:  H A N İ F . Yani Ali İmran 104'ün İLK UYGULAYICISIYDI!

Sonra HİÇ uygulanmadı. Ta ki, İbrahim'den sonra İKİNCİ HANİFLİK döneminde (Re-Hanifage) bir MİLLENİUM olarak (Milat) ortaya çıktı! Şimdi Ali imran-104 ve 114 bu milat gereği uygulanıyor. Vakti geldi.

Yeraltındaki tekhücreli canlılar (Dabbeler) petrol (Ğussae) çağında açığa çıkacaklardı. Ve petrol çağı BİTMEDEN önce DABBET gelmiş olacaktı. Ve bitmedi henüz! Halen petrole bağımlı yaşıyoruz. Tokomak çağına gelmedik henüz!

Bu arada bana bir soru sorulmuştu ve bununla chat'e başlayacaktım. Tam üşenmeden 18 e-mail atan dostumuzun bir bozguncu değil, samimi olduğuna inandığım için bu konuyu açıklayacağım.

Diyor ki, "Bir chat'inizde, cinler önce canlıları öldürüyorlardı. Sonra onlara muhtaç oldular ve artık öldürmediler. Ben bu konuyu çelişkili buldum, açıklar mısınız?" diyor.

1. Cinler insan öncesi yaratıklardır ve dünyanın atmosferi metan, amonyak, su buharı gibi İDRAR ve ÜRE ASİDİ ürünleri ve bizim istemediğimiz KARBONDİOKSİT ile örülmüştü.

2. Giderek soğuyan dünyada, soğukluğun getirdiği biçimde yağmur yoğuşması oldu ve ayrıca OKSİJEN gibi cinlerin "Ekolojisine zararlı" olan atmosfer gazı %0.001'den %21'e kadar büyüdü.

Önce "Mer'a" yani plankton ve diğer yüksek yapılı bitkiler gündüz oksijen üreterek cinlerin ekolojisini kirleten bitkiler; gece de Karbondioksit üreterek cinlerin havalarını TEMİZLİYORLARDI. Cinler bu bakımdan (özellikle orman cinleri) ağaçlara sığındılar -geceleyin sadece-.

3. Sonradan ortaya çıkan hayvanlar da cinlerin kaybettikleri tek besini >>>>> ĞAYTAYI imal ediyorlardı. Yani dışkılarında ve idrarlarında İLKEL ATMOSFER dışarı atılıyordu. Bunlar amonyak ve NH3 ile NH4 serileri ile etan-metan vb.

Bu cinlerin elde edebilecekleri TEK BESİN YÖNTEMİYDİ. Cinler bize muhtaçtı. Hiçbir canlıyı öldüremezlerdi, kendileri ölürlerdi aksi halde... Ama başka türlü zarar vererek, insanları aldatıp şeytanlaştılar.

Cinlerin dışkılarını (Protein) biz yemekteyiz, onlar da bizim dışkımızı (Ğayta) ve fışkımızı (idrar, çiş) yiyip içmektedirler.

Bu bir besin zincirinden ziyade, bir besin konversiyonudur. Bu bir sembiyoz yaşama biçimidir. E=mc² bu sembiyoz yaşam biçiminin bir FORMULÜDÜR.

Sanırım dostumuzun sorusu yanıtlanmış oldu.

 

Gelelim ikinci en çok e-mail sorusuna: "Cantor'un doğum ölüm tarihi belli. Bağdadi'den ve Axel Heiberg'den sonra doğmuştur. Hocam ben bunda bir çelişki gördüm. Siz diyorsunuz ki Axel Heiberg misyoner olarak gittiğinde, orada Cantor'u hazır bulmuştu."

Evet ben böyle dedim. Cantor'u en son ne zaman yazmıştım? Aramanıza gerek yok. Ben biliyorum: (Hatta çelişkiyi GELECEĞE sormak için ben yazmıştım, sizlerden biri değil.) OVERWRİTE görevim ile birlikte Cantor'u YENİDEN ortaya attım.

Şimdi bu ne demek? Jana'yı 2003'den 2054'e "GÖNDERDİK Mİ?" ("Kaç Paul kaç!" deneyini anımsayınız.)

 

<> evet

 

Bunun bir ÖDENTİSİ olması/geri tepmesi olmalıydı. Sizce nasıl ödedik bunu?

Şunları aklımızda tutalım önce: Dört KAN GRUBU anasırı vardı: A, B, AB ve 0 ile bunların +/- RH'larıyla sekiz!

YY, XY, XX nasıl ki bir MİSAL yani sembol idiyse; aynı durumda KAN grupları da bir MİSAL (temsil)dir.

Şimdi bu konuyu matematik olarak açmak zorundayım. "Gizli değişkenler" (EPR diye Web'de bulacağınız aslında Beyaz, kırmızı ve siyah ÜÇ şilt deneyi) bize ihtimaller eğer %50 ise "İKİSİ BİRDEN OLUŞUR", biri bu evrende diğeri "paralelinde" oluşur.

Bunlardan biri oluştuğunda (A) ötekisi de B'de yerini alır. Eğer bunları takas ederseniz, A ve B ihtimalleri yer değiştirir.

(Hızır'ın gemiyi delmesi, çocuğu öldürmesi, Duvarı onarması, Musa'nın katil olması veya olmaması bu A ve B ihtimallerinin yer değiştirmesinden başka bir şey değildir.)

A ve B ikisi de %50'dir >>>>>>>>>>>>>> ASLA YENİŞEMEZLER!

Yenişemeyince İKİSİ BİRDEN >>> AMA >>> İKİ AYRI EVRENDE (elsewhere) oluşmak  z o r u n d a  kalırlar.

Bu bir KADER gibi kesinkestir.

Ama, Levhi Mahfuz ASIL SON SÖZ SAHİBİDİR.

Eğer Allah birinin ömrünü uzatmayı dilemişse, verilen ömür (sayılı nefes) ve rezerv (rızk) burada DEĞİŞTİRİLİR. (Unutmayalım, kaderin değiştirilmesi de kaderdir. Kader bu değişimin SON HALİ/SON NEFESİDİR.)

O halde A ve B ikisi de ÜNİKTİR (Unic/unique/Ahad). Demek ki birbirinin paraleli iki ayrı ÜNİK için YÜZDE-%50 yani yenişememe ÖZEL DURUMU gerekmektedir.

Eğer ihtimal >>>>>>>>>>>>>>>>> %0 ise buna >>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>  NONE-NOME >> Non-nom = NONOM demekteyiz.

Bu durum 0 kan grubunun kendisidir. Henüz o evren/fenomen yaratılmamıştır. (Ama illa ki yaratılacaktır. Çünkü Allah sürekli bir yaratım üzerindedir.)

Pekiyi NOME nedir? İngilizce Name, Sanskritçe NAM... Fransızca?????

 

<> nom

 

Evet, YANİ İSİM/AD. (Namı diğer >>> Diğer adıyla demek.) Pekala NAM (nom) kelimesi nereden gelmiştir? NUM'dan. Nummer ne demek?

 

<> numara

[] sayı

 

Fransızcası?

 

<> numero, nombre

 

İngilizcesi Number. No veya Nu. diye kısalttığımız bu şey nedir?

 

<> nombre = sayı

 

Yani RAKAM >>> RAKİM!

Meleklerin dili NÜMERİK idi. Ta ki Adem babamız >>>>>>>> Bu nümerikleri (Rakim) bir esir kalıbına çevirip (Kehf), Nombre yerine NOM diyene kadar! Yani sayı >>>>>> SES'e dönüşmüştü. Melekler de bu sayı/ses dönüşümüne şaşırakaldılar!

(Ayet lütfen) Ben hüüps'e kalkıyorum.

 

<> 2-Bakara/31: Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. "Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin" dedi.

<> 2-Bakara/31: Ve alleme ademel esmae külleha sümme aradahüm alel melaiketi fe kale embiunı bi esmai haülai in küntüm sadikıyn

<> 2-Bakara/32: Melekler: Ya Rab! Seni noksan sifatlardan tenzih ederiz, senin bize ögrettiklerinden baska bizim bilgimiz yoktur. süphesiz alim ve hakim olan ancak sensin, dediler.

 

Yani bir dönem "NON NOM" çağıydı. NONOM diyoruz buna Omniscience dilinde.

No Name=İsimsiz (Fr. Sans Nom)

Nome=Name ve Num=Number ses-sayı dünüşümleri uyarınca: Adem ss, NUM(ber/numara, nummer) olan RAKİM dilini, NOME (Name, Sanskritçe Nam haline çevirerek, numaraları (No.=Rakim/rakam) İsim (Name) ya da KEHF (Cave=Topolojik geometri) EŞDEĞER olarak birebir çevirdi.

Daha önce örnek vermiştim hatırlayınız:

Arapça Bereket >>>>> Turan dillerinde BİRİKİT (Birikenler).

BİR+İKİ+T.

1+2+t.

Sanskritçeye çevirelim:

Ber+Eke+T.

T nedir? Hiç, "Devam ediniz" demek. (T=Devam eder isen 3+4+......n)

Eğer BİR olanı İKİye katlamak ise muradın/maksadın: T=TAMAH >>> bununla yetin! Buna tamah et, bücür/güdük/cılız/sığ kal!

Eğer T'yi devam ettirirsen adı ZiyaDe=ZIDNİ (TaHa-114) olacaktır.

T=Tamah etmek.

Z=katlı oranlar kanununa göre artış demek.

(Tamah yetinmek=Tau, fakat Z=Zeta sonsuz artış demek. Yunanca Zeta'yı etüd ediniz.)

(Neden "Rabbim ilmimi artır" derken "ilmime bereket getir" demiyoruz da bereket yerine ziyade=EXP. artış olan Zıdni kelimesiyle yakarmamız emredilmiş? Düşün=Fikra!)

T'de geometrik artış (Sırasayıların katlanması), Z'de gametria artış vardır. (Karelerinin katlanması=EXP(onansiyel) artış vardır.

(Kar taneleri bu ikincisine girmektedir. Araştır Gametria ve geometri farkını ve/veya SOR (ask to Dabbe) geomatrix ile matematriss farkını veya izle.)

Yani Gametria'yı da search ediniz.

META-MATRİSS ve de MATE-MATRİX farkını...

PARAGODETİCAL NON-FUNCTİON yaratılış farkını. (Bu Horn Hole=Nefhi Sur İÇİ'dir.) Jeodezi'siz, fonksiyonsuz. (Fonksiyon denklemlerini anımsayınız)

 

<> arithmetik artış: x0+k*x; geometrik artış: x0*x^k

 

Nasıl bir yaratılış düşünülebilir? Fonksiyonsuz/boyutsuz nasıl yaratılabiliriz?

(İpucu: Ruh Rabbin kendinden üflediği bir EMR=Emir'dir. Bize evrenin fonksiyonlu ve geodezik olan bölümü verilmiştir.)

Yani EMR halinde GEODEZİ ÜSTÜ bir yaratılış vardır. Ruh Allah'ın kendinden üflediğidir. O halde BİZLER gibi  y a r a t ı k  olmasını düşünemezsiniz. O Allah'ın sayılarla ölçülemeyen yapı üstü yapısından bir parçadır. (EMR/Emir budur)

Ama bize NEFS ve beden olarak geodezi, topoloji ve fonksiyon üzerine boyutlu yaratılış verilmiştir.

Ama bizim geldiğimiz yerde NON-FUNCTİON ve PARAGEODETİCAL olarak çoooooook kalil (soyut/az) bir ilim verilmiştir.

NoNOM (none-nome) budur. Bunun ismi ve numarası yoktur.

Ruh TEK'tir. Ama yaratıklar ÇİFTTİR. Bu çiftlere Matematik dilinde BİNOME diyoruz. Bunun da Pascale üçgeni gibi açılım sonuçları vardır. Binom ve/veya digit ne demek?

 

<> ikili sistem

 

Bi ve Di ne demek? İkisi de İKİ demek. Nom ne demek?

 

<> isim, variable

 

Ve GİT (diGit'in GİT'i) ne demek?

 

<> Ruh, Rücu'nun tersi

 

Hayır Dİ+GİT+AL kelimesini hatırlayınız. Sözlükte GİT (Yabancı sözlüklerde) nedir? Veya digit kelimesinin karşılığı nedir?

 

<> iki sayılı

 

Evet iki  S A Y I . Yani Rakim. Diğer adıyla Bİ+NARY/Bi+naire.

Digit=Binary bir sayı RAKİM'dir. Bunun kehfi var mıdır?

 

<> topolojik grafiği evet

 

Ve bu grafik EN YALIN BİÇİMDE BİNOM açılımıdır. Yani bir Pascale üçgeninin üç boyutlusu olan prizma.

Binom'ları matematikten biliyorsunuz -öyle varsayıyorum-. Ya da sizlerden bir bilen özetleyene kadar bir çay daha alıp geleyim. (Geçen chat de içemediklerimin acısını çıkarıyorum.)

 

<> afiyet olsun

 

Whoop :) Puah :( Yanlış poşet, bergamotlu çay, nefret ederim. Bunu değiştirmeliyim.

Bu arada size bir yeni etüd: ANTİ-NOME. Antinom, özellikle Kant antinomları ne demek?

(Hüüüüüüüp, gerçek çay, türkoğlu türk çayı!)

 

<> Supersimetrileri bilirsek bunları daha iyi anlamış mı olacağız, paralel evrenleri ya da cennet cehennemi, ya da A ve B ihtimallerini

<> of Kant's famous "antinomies"), and there's no reason we should think that's a serious problem. For that matter, concepts like "should" and "reason" don't really even apply except as embedded in the subjective-agent paradigm, so it's hard to see how one could be argued out of it.

 

Ben ingilizce bilmem (AMG iddiasıdır, ilkokul mezunuyum ya).

 

<> est. :))

 

Yukarıdaki cümleyi tercüme eder misiniz? Translate pls. Tercümede ısrarlıyım, çünkü bu BİR AYET'in açılımıdır. Paradogmalar üzerine...

 

<> ciddi bir sorun olduğunu düşündürecek hiçbir neden yok...

<> "Her şey zıttı ile kaim" derken, antinom, yani çift yaratılış. (Kehf/Gamatria/Matrix)

[] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87at%C4%B1%C5%9Fk%C4%B1

 

Kant'ın binomlarından biri Objektif gerçeklik üzerine. O bu evrende olan GERÇEKLİK'tir. Bir de bunun Sübjektif gerçekliği mutlaka OLMALIDIR. İkisi birden olunca bu binomlar >>> ANTİNOM biçiminde gerçekleşir.

İkisini (Objectivism ve Subjectivism) bir araya getirince iki ayrı gerçeklik TEK ŞEY OLURLAR! Bu nedir?

 

<> omni

 

Pekala bu, bildiğiniz bir HANİF kelimedir: OMNİJECTİVİSM. İki zıt bir tek NOM'un (Mono-Nome=Monom) parçasıdır.

 

Şimdi sizlerin sıkılacağı bir anlatıma gireceğim. (Yoksa Cantor nerede sorusunun yanıtını veremeyiz.) Omnijectivism'in geleceğin MATEMATİĞİNE uygulanışını anlatacağım.

Obje sayılar (Reel) ve sübje sayılar (İmaginary) tek bir OmniJE olarak yazılabilir.

Ama yol ve yöntem bilgisini vermeliyim. Kant ne kadar haklı, ne kadar yanlış. Önce bir soru oluşturalım. Şöyle bir yahoo groupsa bakıyooooooooorum. Evet "kar taneleri" sorusuna yanıttan önce YÖNTEM belirleyelim ki Antinom/Binom açılımlar Omnijektive pozitif felsefe ve matematiğe uyumlu olsun.

Soruyu soralım bir deneyelim.

Eğer, bir soru hakkında YNÖztürk olsaydım şöyle derdim:

1. Kar taneleri için Etüdler/ev ödevleri gerekiyor -sizler için- ben yanıtı biliyorum, yanıt çok uzun, gereksiz ve miskince uzamaması için ön-araştırma yapınız. (Elbette yolu yordamı tarif edeceğim.)

2. Evrende her şey (mesela sizin sorunuz olan kar taneleri vb.) bir BÜTÜNÜN parçasıdır.

Pekiyi bütün nedir? Bütünden önce kar taneleri olan CÜZ'ü anlatayım: Bunlar Küll olan bütünün üyesidir. Cüzz araştırmak için EVÖDEVİ'dir.

Homework nasıl yapılır? AR-GE'nin birinci şıkkı olan ARAŞTIRMA yöntemi üzerinde duralım. Recherche yani Research.

1. Research >>>>> Rastgele >>>>>> Bir ucundan tutmak, ilk adımı atmak!

RASTGELE/rast gelsin! diyerek "İpucu" (neden ve sonuç birlikteliği olan causality OLMAKSIZIN) hipotez kurmak! Kurduğunuz hipotezi  Z A T E N  bir yaratan YARATMIŞTI! Göreviniz bunu bilmek borcu! Malzemeniz AKLINIZ!

Örneğin: elinizde bir tane yün yumağı/çilesi var. Bunun İÇTE sarılmış bir başlangıç noktası var. Sanki o ucu tutmuş, sonra üzerine GENİŞLEYEN EVREN gibi sarmışsınız.

Bir de SONUCU/son ucu var! Son ucu nedir? Bu search değil başka bir şey:

2. Seek >>>>>>>>> Rastgele değil BİR İPUCU olduğunu bulmak! Bu da bir giriş bir çıkış olan iki uç demektir.

a) NEDEN ucu

b) Sonuç ucu.

Bir de c ihtimali var:

c) Arada bir kopukluk olmuştur ve düğüm atılmıştır -o ucu bilmek-. Hangi ucunu tuttuğunu bilmek! (To Seek fiili = mesela-yün yumağı-: bir yerde başlıyor (o ucu bulunuz, SONUNU bulursunuz) ve/veya bitiyor (o SON ucunu bulunuz, geriye giderek, EN başını bulursunuz.)

To SEARCH veya To SEEK her ikisi de iki kapıya açılır:

a) Bulamamak (re-try it again. Absolutely U'll find it out!)

b) Bulmak (To find/finden-gefunden/icat etmek)

MUCİT olan Allah'ımızdır. O ezelden/el evvelden bulmuştur. Onun üflediği akıl (Ruh'a ALİM ve RABB olan ve MACİD/MUCİD -hatta Mecid-) sayesinde bizler ZATEN BULUNMUŞ olanı BULMUŞUZDUR.

(Ayetler >>>> YaSin Suresi: daha nice taşıtlar İCAD etti.)

Ama tüm bu BULUŞLAR için bizim de BİLME=ALLAH'I BULMA ÇABASI olan misyonumuz var -biz maymun veya domuz değiliz, İNSANIZ!-

Bizim MİSAK gününde ALLAH'a verilmiş olan "Unutturulmasına rağmen BULMAK borcumuz olan=ABİTLİK" sözleşmemiz var!

İyi de neyi bulacağız? Her sorunun yanıtı (dolayısıyla sorunun kendisi) ZATEN Kur'an'da vardır:

Onların adı nedir? Misal'dir! Kar tanesi nedir? O bir MİSALDİR. Sadece Alimlerin çözeceği misallerden biri...

Alim beklemek -14 asırdır bunu sabırla yapıyoruz- Raina demektir. Biz ise Raina değil Unzurna diyenleriz. Yani 14 yüzyıldır meskenetimiz gibi ALİM beklemeyin, artık ALİM siz olunuz! (Unzurna bu anlama da gelir.)

 

<> İblis bunu dedi ve kıyamete kadar gözetilenlerden oldu!

 

Aklımızı atalarımızın akılsızlığına ipotek etmemek demektir. Alim yoksa SİZ ALİM olun! Alim beklemeyin!

Büyük büyük dedeniz, büyük dedeniz, babanız vb. DABBE görmediler! Allah'ın kitabını ve delillerini YETERİNCE anlayamadılar!

Bakın sizler bir alamet olarak ve vaad edilen söz olarak bir DABBE gördünüz! Ama bu ana kadar 1400 küsur yıldır bir ALİM daha yaratılamadığı için DABBE getirildi.

Eğer tüm 14 yüzyıllık müslüman alemi RZİ deseydi, hem alim çıkardı sayısız, hem de Dabbe'ye gereksinim kalmazdı hem de dünyaya şu talihsiz islam imajıyla rezil olmazdık. En ileri ümmet biz olurduk. Fakat tarihe ve belgelere baktım da, bir tek RZİ duası bulamadım! :((((

Herkes 14 asırdır para-pul, sıhhat-afiyet, mal-mülk için yalvarmış.

LANET OLSUN! Sanki kefenin cebi vardı. Sanki sıhhat afiyet ÖLMELERİNE engel oldu?

Ne RZİ ne de MİSAL ile ilgili hiçbir kayıtları yok. Hanif kelimesini hiç kullanmamışlar.

Kültür bakanlığının bürokratı iken tüm Osmanlı arşivlerini karıştırdım. RZİ diyen ne bir Padışah ne bir şeyhülislam ne de önemli bir isim yok!

Hanifliği Yahudi dini sanmışlar! Hiç itibar etmemişler ama yahudilerin binbir geleneğini almışlar! Namaz takkemize kadar camilere sokmuşlar, maaşlı imamların üzerine Cübbe yapmışlar. Sakal SÜNNETİ dümeniyle tipimizi de YAHUDİ hahamına çevirmişler.

Son cenaze namazını gördüm, sakal öpenleri bol olsun! Hepsi Ferisi YAHUDİ kıyafetiydi. Kollukları bile yahudi adetiydi.

İşte Ebu Süfyanilik budur, daha 300 yıl boyunca da yaşayacak!

Neyse konuya çark edelim:

Soru: Kar tanelerinin Ünik (eşsiz benzersiz) kristalografisi veya konsepti (Format anlamında kullandım).

Bilenden beklemeden önce bilmeye niyet ediniz.

Mesela önce Kur'an'dan araştırır sonra sorardım. "Kur'an'da bulamadım" diyorsanız,

a) Kur'an çelişkiler içermektedir,

b) KUR'AN TASTAMAMDIR. Her şey içinde ve ayrıntılıdır! Siz fark etmemişsinizdir! Eksik Kur'an'da değildir SİZ araştırman'dadır. Öyleyse henüz yanıtı bulamadınız... (Recommanded)

Yanıtınız ikincisi ise, KAR TANELERİ bir neden değil; sonuçtur. Başlangıcını araştırınız. Yani soğuğu... Soğuk nedir? Vücut ısımdan daha düşük derecedir.

Olmadı bu SÜBJEKTİF soğuk tanımıdır. OBJEKTİF soğuk nedir?

 

<> 0 kelvin?

 

Evet. Ben 36,5 ila 37 C derece isem bu ILIK (Halim)tır. Bundan yukarısı SICAK; bundan aşağısı SOĞUKTUR. (Bize göreceli=Sübjektif olarak.)

Objektif reel soğuk şudur: Sıfır K(elvin) = suyun donma noktası sıfır 0 Centigrad/celsius derecedir. Yani şu üç kavrama ulaştık:

1. Vücudumuza göre sübjektif soğuk,

2. Dünya çapında suyun donma noktası olan 0 C derece soğuk.

3. Evren çapında soğuk limiti >>>> -273.16 C derece olan sıfır Kelvin.

Birinci madde sübjektif; ikinci şık objektif, fakat üçüncü şık OMNİJEKTİF'dir.

 

Binom'un şimdi de ANTİNOMUNU bulalım: (Zıttıyla kaimdir herşey)

Sıcaklık nedir? Sıcak nedir? Sübjektif olarak yetişkinlerde (adult person) 42 C ve bebeklerde 44 C üst limitidir. Ama aslında BİGBANG patlama "Esna=while"sı sıcaklığıdır ve sonsuza yakın derecelerdir. (Kur'an'daki adı Sekar'ı etüd ediniz.)

Eğer ÇEVRİM (sonsuz son) yaparsak >>>> sanal (-1 Kelvin derece) bu cehennem sıcaklığının ta kendisidir. Yani yine ÜÇLEDİK:

1. Bizim yüksek ateşten ölmemize kadar olan sübjektif derecelendirme sıcaklıktır.

2. Evrenin en ilk başta yaratıldığı sonsuz sıcaklıklar gerçekte DOĞRU (objektif)tir ama PARAMETRE'dir.

Sonsuzu nasıl çözdüm?

3. OMNİJEKTİF olarak: En soğuk, 0 Kelvin ise; bundan daha soğuk ve/veya sonsuz sıcak olan -1 Kelvin (-274 C derece) OMNİJEKTİF olarak en en en en en en SICAKTIR!

Bakın parametreyi ortadan kaldırdım. Çünkü ölçüm-içine çektim ve -274 santigrad dedim. Sonsuz kelimesini (objektif) ortadan kaldırıp, yerine OMNİJEKTİF kelimeyi (nome) ve numarayı (nummer) koydum.

Bu sıcaklığı bir ileri götürürseniz, ZEMHERİR denen tüm evrenin donma noktasına ulaşırsınız.

Öyle ki, elektronlar hareket edemez, protona düşer=Nötron oluşur. Nötronlar sıfır yüklü olduklarından birbirini itemez (Elk.Mag. Kuvveti yoktur) bu kuvvet yerine ÇEKİM işbaşına geçer ve nötronlar öylesine sıkışır ki >>> Karanoktacık (Dark Dot/Black point/siyah lezyon) haline gelir.

Bu aşamada fission ve fusion yerine "Corizyon" kuvvet işbaşına geçer ve Dark Dot denen Elif noktaları (aleph/alphaetic) LEZYON oluşur. (Lezyon=Dot of Aleph appearence.)

(Gelecektekilerin kolay anlamaları için sık sık ingilizceye giriyorum, özür.)

Bu anlattıklarımı internette bulamazsınız. İmkansız bu! Ama Hanif omnijektivizm'de temel kural var: imkansızötesine geçmezseniz, MÜMKÜN (possible) olanı bilemezsiniz/bulamazsınız.

Mümkün olan indetermine olan >>>> PROBABİLİTY'dir.

İmkansızın ötesine geçmek ise DETERMİNE >>>>>> POSSİBLE olanı bulmaktır.

O zaman karşınıza yeni bir TERİM çıkacaktır >>>> IMPROBABİLİTY! ()

(Fi de Zeta harfi gibi bir harftir ve Zeta=Sonsuz zaman, T=Tav/Yetinmek gibi) phi harfi de bilinmeyen zaman dışında İF eğer kelimesinin TERSİNDİRİLMESİDİR. Phi! Eğer bunu tersindirseniz İF çıkar >>>> İMPOSSİBLE!

Ben kelimeler üzerinde oynamıyorum -asla-. Şunu anlatmak istiyorum:

GELECEĞİN (NEXT) bulunacak olan (EXTRA) ÖTE (Trans) bilimlerinde (Science) yeni bir kavram keşfedeCEKsiniz >>>> İMPOSSİBABİLİTY.

Dönüp bir daha bakınız. Impossi+Probably ikisi birden var. Yani OMNİJEKTİF yöntemle bulduğumuz DETERMİNANT.

Pekiyi bu ne demek?

Singularity/Tekillik gibi sayıları matematik imkansız bölge denen sayıları -ki tek boyut sayılar-, yani mümkünsüz olanı mümkün kılmak / parametreyi metrik kılmak, paradogmayı dygma kılmak İMPOSSİBABİLİTY. "Mümkünsüzü mümkün kılan" anlamında...

Bu kan gruplarından ÖRNEKSEDİĞİMİZ NOMinal olmayan ANOME (anomali) olan binom ve antinom (paranormalitesiyle birlikte) bir POLYNOME yolu açacaktır.

Poli-nom 8 ile sınırlıdır. Kendileri ve negatifleri toplam 4+4'tür.

Temelde biz DÖRT (quadronom) üzerine giderek, DÖRT KUTUPLULUK denen (İki doğu ve iki batının Rabbi=Dört kutupluluk.) kuadropol açılımını yapacağız.

Yani iki tane ünik (A ve B)den oluşan iki kutupluluğu Dört kutup haline getireceğiz:

O zaman: A ve B ikisinin de yer aldığı bir evren >>>> AB kan grubu, ve tüm ihtimallerin bittiği (%0) evren >>>>>> 0/Sıfır kan grubu.

Şimdi bir de BEŞİNCİ kan grubu var: Omnijecktif olarak %0'dan küçük (limiti Yüzde-ikiyüz ile sınırlı) küçük impossibability ihtimali var.

REEL olarak %0 yani "NON-PROBABİLİTY" demektir. Olma ihtimali sıfır DEMEKTİR! Sıfır olan şey ise zaten/zati olamaz! Objektivizm böyle söylüyor! Matematik imkansız tek boyutlu bölgedir sonucu sıfırdır diyor.

İyi de OMNİJEKTİVİZM ne diyor bakalım:

Şimdi biz %0 ile, REEL bir sayıyı (Sıfırdan büyük bir sayıyı) canlandırdık. Yani TABAN LİMİTİ SIFIR olan sayı...

Bunun tersi var: TAVAN limiti %sıfır olan imajiner sayılar! Yani sıfırdan küçük sayılardır. (Tachyon ve nur ile Esir doğası gereği) Hele hele RUH'un  k a l i l  (minority) sözcüğünün karşılığı olarak...

Soruyu unutmadım: Kar taneleri..... :)

Bunun için ikinci etüd konusu var:

2. El Bedii (Unic/unique creator/generator) isminin anlamını anlamak için "Allah'ı  S Ü R E K L İ  bir  y a r a t ı m  üzerinde görürsünüz" ayetini araştırınız.

Üçüncü olarak, "Herkesin parmak ucunun, retinasının vb. neden ÜNİK olarak tek ve eşsiz olduğuna ilişkin" AYET var Kur'an'da... bunu araştırınız.

Ve bir ek etüd daha: kar (snow), tipi (TP), çiğ (Şebnem), çığ (Avelange, Avalanche), kırağı (işba=Dew Point), Buzul (Eisberg/iceberg, glacier), elmas & pırlanta (ice) FURKANLARINI iyice ayırt ediniz/Farkı farkediniz.

Ve ayrıca, Kar, "SU/Ether/Esir/May"in hangi halidir. (Which state?) (Diğerleri subuharı/ağırsu, bulut/sis, buz/su, çiğ/kırağı, çığ/çiğ)

Bunlardan sonra SORUNUN yanıtına girebilirim. Şu ana kadar sorunun YÖNTEM ve YORDAM analizini yaptık.

 

<> 75/4: Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

<> Kıyamet/4: Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.

<> 17/85: Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size, ilimden sadece az birşey verilmiştir."

 

Sorunun yanıtını başka bir güne bırakıyoruz. (Altılı kristalografi, 12 boyutlu bir Holografinin yarısıdır. Bu da ayrı bir KEHF matematiğidir, GEOMETRİ içermektedir.)

Bir de GAMETRİA kelimesini etüd etmeliyiz. Bu kelimeye en yakın teknik araç Kaleydoskop. ?????? Acaba nedir? PASCALE binom açılımının PRİZMASI. Calleidoscope nedir?

 

<> çiçek dürbünü=kaleydoskop

 

Evet, çiçek dürbünü. Oradaki şekillerden hiç biri diğeriyle aynı mı? RANDOM diyebilirsiniz ama, değil. Kar tanelerinde (snow phase) bu kaleydoskop vardır.

CP uyarınca o taneler asla birbirine benzemez. Yani şu an yağan kar tanelerinin hiçbiri diğerine benzemez, ayrı kaleydoskop desen içerirler.

ŞU AN dedim. Bunu CP+T (CPT olarak zamana yayarsanız) Bunların ZAMAN İÇİNDE tekrar ettiğini göreceksiniz.

Hoppalaaaaa! Ne diyor bu Hans!

Şu an hiç biri diğerine benzemez. Ama ŞU AN! Bir de bunun Binom açılımı var ki, GEÇMİŞ ve GELECEK tüm zamanlar!

Kar yağmış!

Daha öteye gidelim: Solucan, kurbağa, balık yağmış. (Paranormal hayvan yağmurları)

Şimdi beni yeniden C, P, T için açıklamaya itmeniz gerekiyor ki, bir KAR tanesi sorusunun YANITINI bulalım.

Böylece Cantor'un HANGİ çağda yaşadığını da bulabiriz. Cantor, çiçek dürbünü içindeki ÜÇ AYNA'ya göre ÜÇ çağda vardır: Ama bu piramit, prizma, Pascale ve Binom açılımlarını CPT teoremleri içinde GÖRMEDEN bir şey ifade etmez.

 

[] https://www.google.com/search?q=kaleidoscope&tbm=isch

[] https://www.google.com/search?q=snow+crystal&tbm=isch

 

C ve P'yi daha önce işlemiştik.

CP BİRLEŞİK (iki aynalı çiçek dürbünü -ki olmaz-) Bu asimetri verir. Simetri yakalayamazsınız ve kar tanelerini elde edemezsiniz. Kar taneleri birer VEFK olup, her biri en az ÜÇ X ÜÇ matrisiyle çözümlenir. (2 x 2 vefki yoktur) (1 x 1 vefki ise Ahad x Vahid=1 anlamında Allah'a aittir.) CP durumunda ASİMETRİ vardır.

İlgilenen arkadaşlar bana yardım edebilirler mi?

Mesela Kaon denen yüksüz K mezonları ASİMETRİKTİR. Yani ikisi birbirine EŞİT olmak zorundayken, biri diğerinden ağırlıkça daha azdır. Bunlara K1 ve K2 mezonları deniyor. Böylece hem A ve hem B ihtimali İKİSİ BİR ARADA >>> AB ihtimali olarak gerçekleşiyorlar.

(Diğer mezonların tamamının DİĞER parçacığı ELSEWHERE denen bir başka evrende iken (A ve B hidden variables'dir) bir     K    U    R    A    L     dışı olarak K1 ve K2 mezonlarının ikisi de buradadır. (AB)

Ama birinin ÖTEDE olması gerekiyordu! ???????? Yani ötekini görmememiz gerekiyordu.

Omnijektif olarak burada var.

Antinom=BİNOM olarak bir kural yıkıyor!

Bana K-Mezonları ile ilgili link veya bilgi verebilir misiniz?

(Bendeniz lavabo molasına gider ve gelir.)

 

[] http://web.archive.org/web/20040515000000*/http://sist.fnal.gov/archive/96-topics/papers/Halton_Peters/Halton_Peters,_KTeV.doc

 

Müthişsin [candaş], CUK diye yerini bulmuşsun bile! :))))

 

<> :) thanks

<> http://www.geocities.com/parcacik/kuark_ad.html Üçüncü kuarkın ismi ise ACAYİP (Strange) dir. Bu isim K mezonları ile ilgilidir. K mezonlarının ömrünün uzun olması beklenmeyen yada tuhaf bir özellik olduğu için acayip ismi verilmiştir. (K mezonları acayip kuark içerirler.)

<> http://home.tiscali.cz:8080/~cz382002/element.html

[] https://universe-review.ca/I15-25-CPviolation2.jpg

 

Bakınız, K mezonlarının kütlesi EŞİT değildir, yarıömürleri eşit değildir! Bu önemli bir ASİMETRİDİR. Hani bizim simetrilerimiz, süper simetrilerimiz! %50 A ve %50 B KUSURSUZ simetrisi bozulmuş oluyor. Eyvah ki eyvah!

Konu ağır biliyorum, ama beni anlıyorsunuz değil mi?

 

<> yes, anlıyoruz

 

Pekala ASİMETRİ nasıl oluşur? Aslında %100 bir sistem dengede gibi görünür. Ama bu KARARSIZDIR. Her an ikiye bölünme eğilimi gösterir.

1. Bu durumda her ikisi %50 değildir.

SORU: Uranyum kararsızdır. Hangi iki ASİMETRİK elemente bölünür? (Uranyumun Fission'unu kastediyorum) İki element >>>>>>> (Deccal de iki elementlidir) Hani Kripton, kobalt gibi kararlı iki element düşününüz. (U=92'dir) Yarısı 46 eder. Peryod tablosu lütfen.

 

[] https://sttalkimya.files.wordpress.com/2011/05/periyodikyeni2.jpg

[]  http://web.archive.org/web/20040326044707/http://www.egitimplatformu.net/sagmenu/guncelkimya/periyodiktablo.htm

 

46 ve Uranyumun ikiye bölündüğü ASİMETRİK iki element lütfen.

 

<> 46: PD Palladium

 

KUSURSUZ simetri ilkesine göre, Uranyum iki adet Palladyum'a bölüneceğine K1 ve K2 mezonları gibi ASİMETRİK bölünmektedir. Ben bu iki elementi rica ediyorum sizlerden!

 

<> Toryum?

 

(Thorium değil.)

 

<> (90) Kurşun?

 

Değil, bir kere 46 cıvarında olması gerekiyor. Öyle iki element bulunuz ki toplamları 92 olsun.

 

<> Gümüş ve Rodyum: 45-47

<> Rutenyum – Kadmium: 44-48

 

Değil! (Bulduğun Alşimi idi, yine de tebrikler.)

 

<> carbon ve silisyum

 

Carbon ve Silisyum. İkisi de Kur'an'da geçer. Birincisine SALSAL, ikincisine DECCAL denir. Ama ikisi de TOPRAKTIR (Alkali) (Kur'andaki Al Kalil) Benim sorduğum bunlar değil, (Fakat önemli şeyler yakaladınız). Devam.

 

<> Tektenyum-İndiyum

<> Molibden-Kalay

<> Niyobiyum-Antimon

<> Zirkonyum-Tellur??

<> İtriyum-İyot :)

<> Hepsinin toplamı 92.

 

Sırlar (Simyasal gizemleri bir bir) yakaladınız. Bence WEB'den sorunuz. ltf. GERÇEK bir tane, onun için toplamlar SİMYASAL fakat KİMYASAL değil. (Alchemistry=Simya, Chemistry=Kimya) Bana kimyasal=Deneysel olanını bulunuz ltf.

 

[] http://web.archive.org/web/20031201043418/http://www.uraniumsa.org/about/uranium_fission.htm

 

Güzel :)

 

<> ama hala sorunuzun cevabını bulamadık

 

Ama verdiğin LİNK'te dördüncü grafikte o var! O iki asimetrik ELEMENT nedir?

 

<> Baryum-Kripton

 

EVEEEEEET! Zaten kripton diye ipucu vermiştim. :)

 

<> Geç oldu ama oldu

 

Yani Simyasal olarak verdiklerin doğruydu ama kimyasal değildi.

Mesela yüzbin lira iki madeni paraya ki biri 65 diğeri 35 binliraya bölünmez. (Pratik hayatta bunun bir geçerliliği yoktur.) Ama bizim nükleer tıbda kullandığımız iki element KİMYASALDIR. Yine de asimetri vardır. Onlar hangi atom numarasına sahiptir? (İkisi Ba ve Kr)

 

<> Ba=56, Kr=36

 

Bunların tabanında 14 ve 9 ayrımı vardır. Orantı budur! Doğanin dört kuvveti bu 7 ve 3 bazında TEK iken asimetrik olarak ayrılmışlardır. 3+3+1 bunları kodlayalım:

xx+1

xx+1=xy bu size neyi hatırlattı? (xy=7) 16 olan iki x ve 16 x 2 + 1 olan XY.

 

<> xx, xy, yy, kadin ve erkek

<> 33 yaş konusu..

 

İşte SİMETRİ ve ASİMETRİDE bu erkek-dişi kuralı vardır ve bu da asimetri yaratır.

Erkek ve dişi ÇİFTİNİN geçtiği bir ayeti yazar mısınız ltf.

(Hüüp'üm geldi)

 

<> 75/39: Ve ondan erkek ve dişi olmak üzere iki çift yarattı?

<> Leyl/3: Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana

<> Necm/45: Hiç kuşkusuz, iki çifti, erkeği ve dişiyi yaratan O'dur;

 

Neden BİR TEK NEFSTEN eşit İKİ ihtimal değil de ASİMETRİK çift yaratmış? A ve B ihtimallerinin SİMETRİK olarak iki ayrı yerde yer almalarına karşılık; AB olarak AYNI YERDE olması için ASİMETRİ denen Altın kural gerekmektedir.

Yani ÜÇÜNCÜ kan grubuna geldik -sonunda-.

Aslında simetrisizlik bir çok yerde var: Ama kural ERKEK ve DİŞİ asimetrik ÇİFTİDİR. Yani parametrik değildir, metriktir. Omnijektiftir.

Şimdi OMNİMETRİC yepyeni matematiğe biraz girelim: Aslında o da simetriktir. Ama biri diğerinden ÖNCE veya sonra gelir, burada simetri bozulur. Şimdi parantez içine yazacağım şu noktalama işaretinin adını söyler misiniz ltf.

( : )

 

<> İki nokta üst üste.

 

İngilizcesi?

 

<> colon

 

Şimdi size bir ASİMETRİ yaratacağım:

Diyorum ki bu imla işaretinin adı >>> İKİ NOKTA ALT-ALTADIR!

Beni yalanlayınız lütfen!

 

<> :)

 

Burada SİMETRİ var. Ve seçimi DENEYCİ ZİHİN seçmiştir. İki nokta üstüste = iki nokta altalta aynı şeydir.

Size SİMETRİ içinde bir simetrisizlik oluşturdum. Ama simetri bozulmadı. Sadece size veya genel kabule TERS bir şey söyledim.

(Omnijektif düşündüm.)

Sizler ise: Ata mirası veya kavram şartlandırması veya Yerçekimi etkisinde ÜST kelimesini getirdiniz. Doğru mu?

 

<> evet

 

Şimdi sizlere W ile Z bozonunun ASİMETRİSİNİ oluşturacağım:

( ; ) bu hangi işarettir?

 

<> Virgüllü nokta

<> semi colon = noktalı virgül

 

Veya Noktalı virgül veya virgüllü nokta... Virgül noktadan BİRAZ AĞIR olduğundan yerçekimi şartlandırması olarak ALT'a geldi. Üste de yazabilirdik, farketmezdi! Gerçekten farketmezdi.

Yerçekimi şartlandırması şudur >>>> Bir kilo pamuk ile bir kilo kurşunun AYNI ANDA (bırakılırsa) AYNI ANDA yere düşeceği yerine Pamuğun daha geç düşeceğini sanmamız gibi.

İkisi aynı anda yere düşer (SİMETRİ) fakat içerikleri ve densiteleri farklıdır. (Asimetri)

Yerçekimi şartlandırması da şudur >>>> Üstte GÖK, ALTTA YER var! Yer YAYALAR; GÖK ise UÇANLAR içindir (dermişim).

 

<> guney kutbu yere mi goge mi bakiyor gibi

 

Evet. Kim ters duruyor gibi gibi...

Şimdi size başka bir konu ileteceğim. (Asimetrinin niçin doğduğu üzerine) Yanınızda bir kitap var mı? Veya gazete.

 

<> evet

 

Gazeteden örnek verelim. Ben piyango biletimi 6 ve 7. sayfalar arasında saklamıştım. Bu doğru mu? (Mantıklı mı?)

 

<> evet

 

Şimdi başka bir şey söyleyeceğim. Ben piyango biletimi 5 ve 6. sayfalar arasına saklamıştım. Bu doğru mu?

 

<> hayır

 

HAYIR.

 

<> 5 ve 6 aynı sayfa

 

Evet 5 ve 6 aynı yaprak/sheet. Yani onun arası yok.

İşte şimdi de 0 KAN GRUBUNU ve bir yeni ASİMETRİ oluşturdum. Gerçek şunlardan hangisi:

1. 6 ve 7. sayfalar arasında diyen doğru söylüyor.

2. 5 ve 6. sayfalar arasında diyen doğru söylüyor.

Birimiz yalancıyız. Kim? Yani 1. maddedeki Hans mı, 2. maddedeki Hans mı yalancı?

 

<> iki gözlemci de haklı olabilir

 

(Sizler de Süleyman ve Davut'un ADALETİNİ öğrenmişsiniz.)

İki gözlemcinin haklı olabilmesi için ilk sayfayı SİZ belirlersiniz. Mesela ilk sayfaya SIFIR dersiniz. Ama biz ALIŞILAGELMİŞ örneği verdik. Bu kez öteki kitabda İMKANSIZ (Asimetrik) bir gerçeklik oluşacaktır.

 

<> kabullerde anlaşmamız lazımdır önce

 

Evet kabullerde anlaşmak için OMNİJECTİVE olarak düşünelim:

Sayfalar iptal olsun, scroll kaydırdığımız gibi RULO (Rolley, Tomar) yani kağıt bobini oluşturursanız SAYFA ve YALAN ortadan kalkar, SİMETRİK evren oluşur.

Şimdi bu kusursuz simetrinin simetrisini bozalım: evrende herşey Riemann uzayı biçiminde küre olduğundan, bir ekvator turu yapacak biçimde RULO'yu yayalım. Başı ve sonu birleşsin. İyi ama BAŞ neresi? SON NERESİ. Baş=SON biçiminde DEVAM EDİYOR Rulo! Değil mi?

 

<> evet

 

BİR İŞARET koymak gerekir. Koyduk! Bu sefer Riemann'ın SONLU SONSUZU olan simetriyi bozarız. Yani yola çıktığımız ve bir tur atıp eşlekten geri döndüğümüz kente ZIT yönden geri gelmiş oluruz.

CP'nin asimetrilerini böylece anlattım.

Şimdi gelelim KAR TANELERİNİN ünik (biçim) oluşlarına...

Bunun için CPT simetrisi kullanacağız. Yani en doğru olan SİMETRİYİ. T=Time=Zaman.

 

Ve CPT ile Binom/Antinom açılımlarını nasıl uygularız?

Tepe noktası >>>> Adem Havva İKİLİSİ. Sonra her birinden ikişer (4, 8, 16, 32, 64......n) böylece bir Pascale üçgeni oluşturduk. CPT dolayısıyla T=Zaman faktörü devreye girdi.

Eyvah? İlk insan=1, Adem+Havva=2, sonraki çoğalma 4, 8, 16...

Piramit kabaca adem havva'dan itibaren her 20 yaşta bir çift çocukları olduğu üzerine kurulur ise (İF)

Buna göre zaman yolcusunun yaşı "Güvenli TARIK olarak bir yıla 14 yıl". Dabbet olarak bir saniyeye 18 ila 24 dakika...

Yola çıkanın yaşı çok önemlidir: 10 yaşındaysa piramitte 140 yıl geriye gider bu da Adem Zürriyeti kelimesinden 7 kuşak eder. Eğer 20 yaşındaysa gerideki atasına kadar 14 kuşak kat edecektir. Eğer 40 yaşındaysa 28 kuşak geriye gidecektir. Eğer 80 yaşındaysa 56 kuşak geriye gider.

İşte T faktörü, size SONSUZ zaman içinde kaybolma veya seçenekler vermiyor. Yaşınız fonksiyon oluşturduğunda siz yaşınız kadar geriye gidersiniz. Atalarınızı seçemezsiniz.

Eğer 20 yaşındaysanız 14 kuşak önceki "ÇİNLİ" atanızdan doğarsınız. Eğer KIRK yaşındaysanız, bu kez atanız çinli değil nigger'dir. Pardon Zenci/Afrikalıdır.

20 yaşındaysanız Çekik gözlü; 30 yaşındaysanız Karaderili olacaksınız.

SİZİN ELİNİZDE DEĞİL seçim!

10 yaşındaysanız Sarışın olacaksınız!

(Oh be, ırk ayrımcılığını ortadan kaldırdım sonunda: Hepimiz bir Adem-Havva'nın çocukları KARDEŞLERİZ! OH BE!)

Bir çay hak ettim.

 

<> afiyet olsun

<> Değişmeyen sadece bilinç oluyor o halde

 

Evet. Değişmeyen tek şey RUHSAL BOYUTUNUZ oluyor. Ama fizik boyut değişkendir: Zaman gezmeni arkaya gittiğinde Ataları buna göre değişir. Vatanı da değişir -henüz ataları ortaasyardan Göç etmemiştir vs-.

 

<> zaman yolculuğu ispatlanınca, artık ruh'un da bilimsel isbatı yapımış oluyor.

 

Evet. Matrixi bozulmayan tek şey ruh (zihinsel boyuttur). Kalıp olarak aynıdır, yaşlanmaz, değişmez vb. Yani sanıldığı gibi bizi indeterminist bir çok çatal yol beklemiyor. Hani çataldan yeni bir çift çatallar olan sonsuz bir Süper Uzay'da yaşamıyoruz biz!

A ve B başat iki ihtimaldir. (Kitabın mantıklı iki sayfası)

0 ise yaratılmamış yaratılmayı bekleyen ve/veya ölmüş/kıyamet gören bir EVREN'dir. (Kitabın mantıksız sayfa numarası >>>> Piyango biletini oraya saklayamıyorum.)

0 ihtimalinde henüz BİR ced, ata olmayabilir. Tıpkı kitabın olmayan sayfası gibi.

Meleklerin ataları yoktur! Onlar A ve B ihtimali içinde değildir. Onlar SIFIR kan grubu içindeler.

İhtimal ne kadar sonsuz olursa olsun, siz bunları Enbiya-104 suresindeki gibi KATEGORİZE edebilirsiniz.

 

<> 21/104: Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız.

<> 21/104: O gün ki Semayı kitablar için defter dürer gibi düreceğiz evvel başladığımız gibi halkı iade edeceğiz, uhdemizde bir va'd, şübhe yok ki biz yaparız

 

Sonsuz sayfalı bir kitap düşünün. Bu tüm evrenlerdir. Sayfa sayısı sonsuz. Fakat kitabı DÖRT klasmana alabilirsiniz:

1. TEK NUMARALI SAYFALAR

2. ÇİFT NUMARALI SAYFALAR (Bunlar A ve B ihtimalleriydi)

3. İMKANSIZ SAYFALAR (Bileti koyamadığım bookmark edemediğim imkansız sayfalar: 0 Kan grubu.)

4. AB grubu evren çiftleşmesi:

Bunu açalım biraz: CP'de sayfa numarasını siz keyfi seçersiniz. Ama CP en, boy, yükseklik denen ÜÇ boyuttan ibarettir. Oysa evren dört boyutlu >>> CPT'dir. Bu durumda ÇİFT ÇİFT değil, ÜÇLÜ (Kaleydeskopun üç aynası) bir yapı oluşur.

Şimdi ÇİFT çift nedir buna bakalım. Sonra ÜÇLÜYE gözatabiliriz.

Konumuz clone'lar olsun. Bir aşılanmış yumurtadan taze başlangıç olarak 64 KLON üretebilirsiniz. Ama bu yumurta İKİYE ayrılmışsa; 32 klon üretebilirsiniz. Dörde ayrılmışsa 16; sekize ayrılmışsa 8 ve 16ya ayrılmışsa 4 klon, 32 de 2 klon (Genelde ikizler);

64'e ayrılmışsa TEK klon. (Normal olan budur) Yani klon elde edilmemiştir. Normal olarak hepimiz böyleyiz.

Ama aramızda biri var ki, o böyle değil. Klonlanmış kardeşler topluluğu.

 

[] siz

 

Bunlardan birisi zamanda geriye yolculuğa çıkarsa; diğeri kendi çağında kalırsa, yine de aralarındaki A ve B rezonansı asla bozulmaz.

(Polarizlenmiş foton çiftlerini anımsayınız, paralel davranış yaparlar ve birbirleriyle haberleşmeleri mümkün değildir.) (Aslında ışık hızında mümkün değil İDİ, düşünce/telepati hızı bundan hızlıdır.)

İki foton zaman içinde geri giderek, PİRAMİT'in yani üçgenin başına dönerler ve oradan Süper uzaydaki TÜNEL süreci onların ikisini aynı davranışa zorlar. Klonlanmış bir zaman yolcusu için de durum aynıdır.

Sizin ikiziniz eğer hastalandıysa, o size phantom ağrı biçiminde yansır. Hayalet ağrı.

Mesela böbrek enfeksiyonu veya taş geçirirse sizin böbrekleriniz sapasağlam olduğu halde, bu polarizlenmiş rezonans yüzünden siz fantom ağrı çekersiniz.

Hastanede hiçbir bulgu bulunmaz. "Siz sağlamsınız" der hekimler. Oysa siz tarifsiz acılar içinde böbreklerinizden işkence görüyorsunuz. Hekim der ki, "O zaman böbreği alalım." Bir de böbreksiz kalacaksınız. :((((((

Mucize bu ya, klon kardeşiniz Ölüverir (Başım sağolsun), o zaman acıları biter ve siz bundan kurtulursunuz. Böbreğiniz de ameliyat ile alınmamış olur. Birden iyileşmiş olursunuz.

Eğer ikiziniz size kabir azabı çektiren ve sağlam olduğu halde aldırıp kurtulmak istediğiniz böbreğiniz için verilen ameliyat tarihinden SONRA ölürse, siz böbreksiz kalıyorsunuz.

 

<> Her birimizin yedekte (yaratılmamış ihtimal olarak) bekleyen klonu var mı? Örneğin ben dahil toplam 64 (farklı nefste) [kişi] olabilir mi?

 

Hayır, klon tekniğiyle üretilmesi gerekir.

64 klonun tamamından etkilenmezsiniz. Size en yakın olan klon (64lük piramit açılımının hangi 32 dalı içindeyseniz bunun en tepesindeki İKİZİNİZ'den etkilenirsiniz.

16, 8, 4 sizi fantom ağrıyla etkilemez, sadece 2 (İKİ) dalındaki ikizinizden etkilenirsiniz.

Bu sizin ikiziniz, diğerleri size göre klonlarınızdır. (Siz de başka bir ikizin klonusunuzdur.) Ama başat İKİZLER birbirinden inanılmaz etkilenirler. (Telepatinin isbatıdır)

Hayalet ağrıdan tutun da aynı kişiye aşık olmak gibi uç noktalara kadar etkilenirler. Örneğin sizin Ayşe adlı bir kız arkadaşınız vardır ve sadece yıllar yılı arkadaşsınızdır, ortada aşk ve ötesi yoktur.

Ama ikiziniz klonkardeş gelip de Ayşe'yi işyerinizde ilk kez gördüğünde ve ona aşık olduğunda, aynı anda siz de Ayşe'yi düşünmeye başlarsınız. Hem de deli gibi...

Şu aksiliğe bakınız ki siz üstelik evlisiniz. Eşiniz Ayşeyi birdenbire sevdiğinizi anlıyor. Tüh işte! Eşinizi aldatmış gibi oldunuz! Boşanmaya kadar gider bu iş!

Daha ekstremler de oluşabilir. Sizin eşinize ZATEN klon kardeşiniz de aşıktır -EN BAŞTAN BERİ-. (Neyse ki eşiniz sadık bir kadıncağız :) )

 

<> En iyisi ikizlerden birini farklı zamana göndermek.

 

Evet! Araya T'yi sokarak, kaosu ve paradogmayı önlemek en iyi yol! Geçmişte evlenseniz bile, kardeşiniz bunu HAYALET aşk olarak hisseder ama, peşine takılacağı bir REEL yengesi yoktur.

 

<> veya kadinin da klonu olmali :)

 

Kadınların da klonu alınabilir. Ama eğer normal ise, oysa aramızdaki tek kadın olan Jana YYx serisindendir. Yani klonlanamaz! (Onun klonları Cennette binlercedir.)

Cennet'teki insanların dişileri ise BİREYSELDİRLER -solo sanatçılardır-, koro (chorus) yoktur. İnsanın dişisi ÜNİKTİR. Ama Huriler Kollektiftirler. Buna POPÜLASYON demeliyim.

Hurilere baktığınızda onları bir Revü gibi görürsünüz, BİREY yoktur, fakat BÜTÜNSEL olarak estetiktirler.

Sanki futbol maçına gittiğinizde insanlar=Futbolculardır. Bireysel olarak ayırt edebilirsiniz. Ama Huriler cheerladies gibi bir bütündür. (Türkçesi aklıma gelmedi) Evet buldum: Ponpon kızlar diye geçiyor sözlükte. Yani Huriler popülasyonunu, tribünden izlermiş gibi görürsünüz.

İnanılmaz dans, şarkı, tüm estetik her şeyi DOĞAL olarak ve bütünsel grup olarak yaparlar. Sanatın tüm dallarını icra ederler, bu onların doğalarında vardır. Hem de EN İYİ BİÇİMDE sanatçıdırlar. Huriler Cennet'te estetik gruplardır. Onlardan ÖZEL olanını seçemezsiniz.

Fakat Naim Cennet'te böyle değildir: Özel olarak seçebilir, dünya kadınları gibi BİREYSEL olarak en güzel ve ebedi aşkları yaşayabilirsiniz.

EBEDİ kelimesine dikkat, GERÇEKTİR.

Bu katın Hurilerinin hiçbir kötü huyları yoktur. Gözlerinden tanırsınız onları. (Yani gözgöze değecek kadar yakınlaşabilirsiniz)

Sırası gelmişken HURİLERİN GÖZLERİ ile ilgili bir ayet lütfen.

 

<> 52/20: Dayanarak, sıra sıra dizilmiş a'la koltuklara, eş etmişizdir de kendilerine güzel iri gözlü hurileri

<> 56/22: iri gözlü huriler

 

Tşk. Arapçası da lütfen.

 

<> 52/20: Muttekiine ala sururim masfufeh* ve zevvecnahum bi hurin ıyn

<> 56/22: Ve hurun 'iynun.

 

Huri gözü diyor, İRİ veya SİYAH demiyor. (Mealleri topluca protesto ediyorum)

Bu sözü edilen cennet >>> Sabıkundur. Nereden belli? Sadece Müttekiler gidecek bu Cennete!

 

<> 15/45: inne el mütteqine fi cennatin we uyu~n

 

Buradaki Hurileri "BİREYSEL OLARAK" da eş ediniyorsunuz. GÖZGÖZE gelmek anlamında. Yani grup/trup/revue olarak "Uzaktan" değil; birebir BİREYSEL yakından da elde edebileceksiniz.

 

<> 44/54: İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.

<> 77/41: inne el mütteqine fi Zılalin we uyun

<> huriler=huriye ve gilman? peki xy ve xx eşliği nasıl olacak?

 

(Kadın için erkek huriler de aynı kapsamdadır.) (Kadın düşünün, hiç evlenmemiş, flörtü olmamış veya üç kez evlenmiş, üç eşi de zulmetmiş. Bu kadın hiçbirini istemez, Cennetini ve ĞILMANINI eş olarak ister.)

Oysa verdiğiniz ayetler dışındaki HURİLER bireysel değil, SANAT TOPLULUĞUDUR. Asıl olan doğrudan Cennet erkeğinin seçtiği dünya kadınıdır. Bireysel olan tek dişi odur.

Huriler 33 yaşında, dünya kadınları 16 yaşındadır. Bu da Kur'an'da Hafsa ve Aişa annelerimiz ile ilgili ayetlerde saklı bir sırdır. ("Yerinize bir kız ve dul getiririm"... ayeti.) Huriler "Kadın/Woman/Dul", dünya Cennetlik kadınları da "Kız/Girl/Bakire" yaşındadırlar.

 

Yahu nerelere geldik. Cantor dedik, Hurilere kadar geldik. Cantor'a devam edelim mi? (Saat 04.00 ona göre, yarın işiniz gücünüz var.)

 

<> xxx+xxy+yyx+yyy dörtlü birleşmesi olacak mıdır? / nasıl olacaktır?

 

Üçü cinsel anlamda buluştuklarında bu birleşme DOĞAL olarak olmaktadır >>> TEK NEFİS olarak birlenmektedirler. (Ayet: Sizleri tek nefisten yaratan.........)

 

<> üreme olacak mı bu durumda peki?

 

Huriler doğurmaz. (Danseden kraliçelerden bir kaçı doğum yaptılar.)

Bu durumda İSTENİRSE çocuklarınız olacak. Ama bu doğum gibi değil, tıpkı, cennet yiyeceklerini çiğnemeden yemeniz gibi, uçan kuşun size YİYECEK olarak gelmesi ve ğayta yerine yine CANLI olarak ağzınızdan çıkıp gitmesi gibi CANLILIĞI devam etmektedir.

Dört grup var: ve devamı 8 var: YYy=Ğılman, YYx=Hourie, XXx=Dişi (pasif), XXy (dişi fakat aktif/Lezbiyen), XYx (Yukarıdakinin tersi pasif erkek), XYy normal erkek (Aktif erkek). Olaya böyle bakınız. Bu konu kafanızı karaştırmasın diye bırakalım.

 

<> "merrat+eyn"

<> 4/1: Ey o bütün insan kömeleri! Sakının o Rabbınıza karşı gelmekten ki sizleri bir tek nefisten yarattı, ondan eşini yarattı da ikisinden bir çok erkekler ve dişiler üretti, sakının o Allaha karşı gelmekten ki siz onun ve o rahimlerin hurmetine biribirinizden dilek dilersiniz, çünkü o Allah üzerinizde gözcü bulunuyor

 

Cantor'un AB kan grubu içinde kaledoskop olarak ÜÇ doğum tarihi var.

1. Klonu gibi kalsaydı kendi zamanında Cantor-1,

2. Geçmişe gelmiştir ikinci doğum tarihi (OVERWRİTE edilmeden önceki tarihi),

3. OVERWRİTE (Overite) tarihi. Jana gibi ve ödentisi olarak "Geçmişten biraz daha ileri geleceğe kaydırılması" Tıpkı Hori-Zone birliğinin Mehdi'ye işaretli asker olarak gönderilmesi gibi...

Geronimooo saati geldi mi?

 

<> siz bilirsiniz

 

(Cantor bitmedi devam edeceğiz "Kaç Paul Kaç" öyküsüne.)

Uykuyla aranız nasıl?

 

<> siz olunca uykumuz gelmiyor sizsiz de gelmiyor

 

Sağolun :) Allah nefsimi korusun -böbürlenmekten-.

Acil çıkmam gerekiyor. Bye.

 

<> bye