046 - 16 Ocak 2002 Çarşamba

Selam ve Selam,


"Üç Majisyen" Yukarı

Burç:

1. Yemin olsun o burçlarla dolu göğe,
2. O vaat olunan güne,
3. Tanıklık edene (şahide), tanıklık edilene (meşuda),

Şahid-Meşhud için Ali İmran 81’e bakmamız gerek:

81: Ve unutma ki Allah, peygamberlerden mîsaklarını almış, şöyle demişti: "Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir resul geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?". "Kabul ettik." dediler. "O halde tanık olun, sizinle beraber ben de tanıklardanım." dedi.

ŞAHİD ve MEŞHUD işte buradaki misakta belli. İşte bu ikisi birbiriyle bağlantılı ve aynı şey. Oradaki Misak alınanlar da “Şahid” ve “Meşhud”dur. “Tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz”. Bunu Resulullah'a da söylüyor... Resulullah'dan sonra kim gelebilir ki? O Hatemül Enbiya'dır.

M-M-M... Üç Majisyen. Birincisi MEHDİ (Resul). Mehdi'nin lakabı niçin RESUL'dür dikkat ettiniz mi? Hep birlikte anılır siyer ve Hadiste sürekli Mehdi Resul diye geçer. Ve benim verdiğim ayette de RESUL diye geçiyor. Bu bağlantıyı da hissettiniz mi?

İşte birinci M>>> MEHDİ RESUL. İkinci M>>> Kelamullah ve Ruhullah İsa. O da aynı Misakta söz verdi. Zaten birinciyle birlikte peşpeşe geleceklerdir. Mehdi Resul'u, Mesih Resul izleyecektir. Diğer tüm nebiler vefat etmişlerdir. Ama Mehdi ve Mesih Resuller DİRİDİR. İsa şu anda diri, Adler de zaman boşluğunda (Yahya as.ın boşluğu ile aynı). Bir boşlukta bulunuyor. O 17 yaşında bir kraliçeden doğacak olan ve ayette adı geçen, elçilerden de MİSAK alınan, Allah'ın ŞAHİD ve MEŞHUD olduğu resuldür... Acaba niçin İslam tarihi boyunca Mehdi için "Resul" dendi? İsa zaten RESUL. Şuna şaşırmalıyız ki, Mehdi sıradan biri fakat RESUL sıfatı alıyor.

Aslında Resulullah'ın bize getirdiği Kur'an hiçbir zaman uygulamaya ve evrensel, ilerici bir düzene konmadı. Muska oldu ve cahil Müslümanların, siyasal sultanların elinde oyuncak oldu. O kitap aslında Mesih İsa'ya yani "Artık Kur'an ile işbaşı yapması için ZAMAN İÇİNDE İLETİLMİŞTİ. İsa ki, getirdiği İNCİL aslında TEVRAT'ın devamıdır ve asıl olan Tevrat’tır. Böylece İsa ÜÇ DİNİN DE RESULÜ OLUYOR. İsa Tevrat'ı ve devamı olan İncil'i ve GELECEKTE DE Kur'an'ı yani ÜÇ RİSALE'yi elinde tutmaktadır. Tevrat>>>>İncil>>>>>Kur'an. İşte bu Hz. İsa'ya iletilmiştir.

Kur'an hep kötü ellerde ve muska gibi kullanılmıştır. Şarkı diye okunmuştur. İçindeki ayetleri keçilere ve hadislere yem yapmışlardır. Kur'an GERÇEK RESULLERİNİ bekliyor, Yezid ve şimdiki Yezidleri beklemiyor. Onlar Kur'an'a kurban olsunlar. Bu arada bir şey daha biliyoruz:

Mehdi-Mesih-Majisyen üçgeni Kur'an'da MİSAK ve MEŞHUD olarak yer almaktadır. Burada şahid-meşhud işte Ali İmran 81'deki olaydır. Oysa şimdiye kadar bizlere "İsa'nın dönüşü ile ilgili ayet yok. Mehdi ile ilgili ayet yok diye bize yutturmuşlardı.

Halbuki Kur'an'da HERŞEY APAÇIK VE DETAYLI yazılıdır. Aklınıza gelen herşey ne isterseniz, herşey Kur'an'da vardır.

Meryem 15: Selam olsun ona, doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün.

İsa'nın ölmediğini ve geri döneceğini daha sonra da eceliyle öleceğini ve herkes gibi dirileceğini bildiriyor. O dönemde üç majisyen vardı. Bunlar Zekeriya (Zacharias) Yahya (Johannes) ve Messiah (İsa) idi.

Bu üç MAJİSYEN aslında Musa'nın Asa'sındaki kişiler. Firavun'un ÜÇ BÜYÜCÜSÜ (Majisyeni) vardı. Onlar ile MUSA tutuştular. Allah Musa'dan asasını (Bastonunu) atmasını istedi. Baston yılan oldu ve diğer üç majisyenin yaptıkları olağanüstü büyüleri yedi.

Sihirbazlar iman ettiler, Musa'ya iman ettiler ve Firavun onları orada öldürteceğini söyledi. "İmanınızı geri alınız. Şimdi ölürsünüz" dedi. Üç majisyen imanlarını geri almadılar, "Biz Musa'nın Allah'ına taparız. Firavun'un majisyenleri olmaktan utanç duyarız". Firavun onları öldürtürken onlar gülüyorlardı... "Ey bizim Rabb’imiz seni bulmak Son nefesimize bırakılmış meğer. Ölüm bizi seninle birleştirecek tek yol" dediler. Allah bu üç kulunu "Anadan doğma günahsız" ve de ŞEHİD kıldı. Bilirsiniz Şehidler DİRİDİR ve ölmezler.

İsa ve üç majisyeni anlatırken, Musa ve üç Majisyene geçtim... Oysa şunu söylemek istedim: İncil'deki üç Majisyen aslında Tevrat'taki üç majisyendir. Allah onları DİRİ ve şehid ilan etmiştir. Şehidler ölmezler ve bir yandan da Allah onlar için yeni bir hayat hazırlamıştır. Çünkü evrendeki en iğrenç ve cehennemlik şey nedir derseniz ona BÜYÜ derim!

Büyü demek, doğanın dengesini bozmak demektir. Onun için bir maji (Büyü) ve onu yapan majisyen büyük vebal altındadır. Bu daha ileri bir teknoloji... Tılsım, muska gibi değil. "Majisyenlik" akıllara sağlık bir şeydir. O çağlarda majisyyenler neler yapmıyorlardı ki? Bir DAĞI yokedebiliyorlardı. Bir başka kentteki birin evinden belirli bir eşyayı (Yüzük, mühür vb.) getirebiliyorlardı. Kitle halinde bir orduyu hipnoz edebiliyorlardı. Yeryüzünü alev alev yahnıyormuş gibi gösterebiliyorlardı... Ama Allah ayrıcalıklı kullarına yani Resullerine ne güzel yardım eder (Nasrullahi) "Ey Ateş, İbrahim'e karşı SERİN ve SALİM ol" dedik... Ateş İbrahim'i yakmadı.

Musa'nın majisyenleri de böyleydi. Örneğin evinizi kaybediyordu (Uzayı polarizleyerek Cin-ifritlerden yardım almaya büyü deniyor)... Anahtar elinizde ama kapı ve ev yok! Kur'an böyle GERÇEK MAJİLERİN olduğu dönemden söz ediyor (Kur'an'a tamamen inanmak zorundayız. Bir HARFİNİ bile kuşkuyla alırsak işimiz biter). Kur'an böyle şeylerle doludur. Kur'an'da bize normal gelen hiçbir şey bulamazsınız. Resulullah'ın savaşlarını bile "2000 işaretli melek" kazanmıştır, Araplar değil...

Tevrat 6 bin yıllıktır. O Tevratta neler var neler (Seyyar fusion santralı olan Ahit sandığı=Tabutüs sekine vb.) Ve İbrahim döneminde (Ki ibrahim, Musa'nın atasıdır) Babil'de iki melek Harut ve Marut bu sihiri ALLAH KATINDAN indirmişlerdi. Diyorum ya Kur'an'da NORMAL OLAN bir şey aramayın. Herşey orada paranormaldir.

Adem Cennet'ten iniyor, İsa yukarı çıkıyor. Bunları normal sanmayın... Kur'an’da ne varsa normal üstüdür ve bunu düşünüp epeyce şaşırın. Çünkü, Kur'an "KEŞFİNİ ÇOK SEVER".

Sihir ALLAH KATINDAN, Allah tarafından gönderilmiştir. Maji ALLAH ÖĞRETİSİDİR ve tehlikelidir. Örneğin bir H atomundaki - olan elektronu + yaparak (Pozitrona çevirerek) ayrılmasını sağlar ve antimadde-maddeyle buluştuğundan orada bir kıyamet kopar adeta... Böyle şeyler hep olsaydı, biz yanmıştık...

Bu çok hoş olan LEDÜN bilimini bilen herkes Majisyendir. Ancak gelmiş geçmiş en büyük majisyenler Musa'nın karşısına diktirilen majisyenlerdir. Onlar bu işin piri olmuşlardı. Dünya’da tüm çağların en iyisi... Ve daha daha daha ileri...VARILACAK en ileri amacı arıyordu üç majisyen... Onu Musa ve asası ile buldular. Gülerek şehid oldular. Çünkü amaçları "O son noktayı” bulmaktı ve o mutlu son ise Musa'nın Rabbi ve bizim Rabb’imiz olan Allah'ımızdı. Onun için seve seve öldürüldüler (Şehid öldürülemez. Kalkar ve devam eder).

Sonra onlar bu kez de İSA'yı, bebek İsa'yı buldular... Gerek Musa'nın ve gerekse İsa'nın bir maji (kehanet) olarak doğacakları bildirilmiştir. Bu yüzden Firavun ve Hirod (Herod=Harut) yeni doğan bebeklerin öldürülmelerini emrettiler. Biliyoruz ki Musa'yı NİL nehrine sepetiyle bıraktı ve Allah'a teslim etti annesi... Onu Firavun'un eşi Asiye buldu. Mısır sarayında ve Firavun’un evlatlığı oldu Musa...

Dikkat edin aynı şeyler olmuş ve yine ÜÇ MAJİSYEN var. Üç majisyenlik devam etmektedir ve sadece belirli bir ırka aittir.Talut ırkına... Davud, Calut ve Talut. Bunlar da birer HÜKÜMRAN. Talut'un genlerini alan ırk (Kabile) doğal MAJİSYENDİR.

Benim Arş'ın 4 direkli olan çizimlerimde olan "İKİ GİZLİ SARMAL" içinden bu genler bize geçer. Mesela Davud ve oğlu Süleyman (Amonoğulları) majisyenlerdir. Cinleri kullanırlar, hayvanlarla resmen konuşurlar. Her ikisi de rüzgarda taşıtlarıyla uçabiliyor. Ayrıca Davut peygamber demiri eline alır iki parmağının arasında iki defa gider gelir. Demirin yüzeyindeki tüm elektronları kendine çeker, kalan demir de bir mum gibi eriyip yerlere akardı (Soğuk fuzyon budur: Isıtmadan eritmek olayı. Soğuk demiri, fabrikadaki gibi erimiş hale getirmek). Davut-Süleyman ve onun soyundan gelen Uri GELLER de bunu yapıyor. Çünkü o kral peygamber olan atalarının kanını taşıyor (Yahudiler soykütüklerini 4500 yıldır tutarlar. Herkes kimin ne olduğunu binlerce yıl öncesine dayanarak bilir).

Talut'u hatırlayacaksınız... Tabutüssekine'de geçiyordu. Talut peygamber değil, kraldır. Öyle bir majisyendir ki istediği yeri şimdiki teknolojiyle havaya uçurabiliyordu.

Bakara 247: Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah, Tâlût'u size kral gönderdi." Şöyle konuştular: "O bizim üzerimizde nasıl saltanat kurabilir? Yönetimde biz ondan daha çok hak sahibiyiz. Ona bir mal genişliği de verilmemiştir." Peygamber dedi ki: "Allah onu seçip size üst olarak gönderdi. Onu bilgi ve beden gücü yönünden üstün kıldı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, mülkü genişletendir, her şeyi bilendir.

Bakara 248: Nebileri onlara şöyle söyledi: "Onun mülk ve saltanatının belirtisi o Tabut'un size gelmesidir. Onun içinde Rabb’inizden bir huzur, Hârun hanedanının, Mûsa hanedanının bıraktığından bir kalıntı vardır. Onu melekler taşır. Eger iman sahipleri iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır."

Meleklerin taşıdığı o Tabut'un içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sükunet, Musa ve Harun hanedanlarının bıraktıklarından bir kalıntı vardır. Eğer inanmış kimseler iseniz sizin için bunda şüphesiz bir alamet vardır, dedi.

Melekler (Nur=Sonsuz özenerji takyon enerjisi) taşıyor. İçindeki yakıt ise Tevrat'tan bir parça tılsım. Musa ve Harun (ikisi kardeş) iki peygamber ve GEN'lerini Talut'a veriyorlar. Tabii yanlış tercüme: Kelime şu kadarcık=Tabutüssekine. Sakin duran sanduka... Tutmuş oraya “Rabb’inizden size bir ferahlık ve sükunet”, diye yazmışlar. Sakin-sandık diye iki kelime yerine doldurmuşlar... Artık yanlışlıkla bir doğru yazarlarsa o zaman şaşırıyorum.


"Yahudiler" Yukarı

Allah Kur'a'nında Yahudileri TÜM hepimize ÜSTÜN KILMIŞTIR. Bunu üç ayette açıkça yazar.

Casiye 16: And olsun ki Biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyalara üstün kıldık.

İşte bu ayetler Allah'ındır... GEN olarak doğrudur. Çok üstün bir yapıları vardır. (Einstein, Marx, Freud, Yehudi Menuhin (dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kemancısı) ve binlerce SEÇKİN İSİM hep Yahudi’dir.

Neyse ki bir tesellimiz var: Allah onları ÜSTÜN KILIP LANETLEMİŞ. Bir de Yahudilerin amcaoğulları olan ARAPLAR var... Allah da Arapları en aşağılık gen olarak yaratmış. Ama Kur'an dahil Arapça diliyle ve Resulullah'ı Grace'den çıkarmıştır. O ayetleri anımsadınız mı? Arapları yerin dibine sokan aşağılık ırk diye Allah'ın çıkıştığı ırk...

Ben Kur'an ayetlerini yazıyorum: “Lanet Yahudilerin dünyalara üstün olduğunu". Ben sadece KUR'AN'DA ne varsa onu YAZARIM. Allah deseydi ki evrendeki en üstün canlı hamamböcekleridir, onu aynen yazardım, Rum dese Rum diye yazardım. Biz Ayetlerin değişmez ve şaşırtılamaz olduğuna inanıyoruz. Allah ne demişse o doğrudur. Kur'an'a göre Germen ırkı, Sami ırkından daha aşağılıktır. Buna karşı duramam, ben Allah'a itaat için kulluk ediyorum. Asi olmak ya da ayetlerine KARŞI fikir geliştirmek için değil! Bunu böylece belirtirim. Benim de işime gelmiyor Yahudilerin DÜNYALARA EN ÜSTÜN IRK KILINMASI... Allah ne dediyse o olur.

Geri Dön     Yukarı