3)
ORTANCA İŞARETLER
Bağdadî
Tezkire'sinde, ortanca alametler hakkında şöyle diyor:
"Kıyametin vasati alametleri, inşikak ile zuhur edecek;
yardıkça yaracaktır. Hüsuftan küsuf, hamızdan humuz,
Aden Karından Kızıldeniz Turu yarılacak; (Kızıldeniz)
Firavunun naşını kıyıya red edecek; Kudüs,
Müslümandan gasp edilecek; Kuranın 113ü Yahudiye
lanet edecek; Şakk-ı Kudüsten sonra Şakk-ı Kâbe
olacak; harami ayın ihramını beyazken kan kırmızı
yapan Rafizi Deccalı Zâlim Mecusi süfyanı "Kaim"e,
Tevbe Suresi lanet edecek; Nasrani nisrası ile meş'umun mişası
arasında Şakk-ı Kamer olacak, ardından şimal
şom olacak; Kamer mahvolacak; Mescit-i Kamer kurtarılacaktır." Buna göre,
Kıyamet'in ortanca işaretlerinin
tipik belirleyicisi yarma, yarılmadır, yani bölünme. Bir başka
deyişle "nifak". Bu nifakın altında bencillik
yani kişisel güç ve çıkar düşkünlüğü
bulunacaktır. Bir bakıma nefsi nefsine günler yaşanacak
ve toplanmalar sadece güç ve çıkar uğruna yapılacak
demektir. Bunun da sonucu, irili ufaklı savaşlar, gerilimler,
çatışmalar demektir. 20. yy.ın boydan boya bunun bir
uygulaması olduğu söylenebilir. Tezkirenin
yukarıdaki paragrafında bu cümleden olarak, Arap Yarımadası
ve Kızıldeniz
arasındaki coğrafik bir bölünmenin haberi veriliyor. Kudüsün
İsrail tarafından işgaline; yakın tarihte, Kabede,
mezhep kışkırtıcıları tarafından
yaratılan kan dökülmesi olayına yer veriliyor. "Kaim"
isimli bir süfyanistin ortaya çıkacağı ve Ayın
ABD (Nasrani nisrası) ve Rusya (meşumun mişası)
tarafından paylaşılacağı bildiriliyor.
Ayın mahvından söz
ediliyor; ancak oradaki mescidin kurtarılacağı haberi
veriliyor. Hans'ın kitaplarının değişik yerlerinde Kıyamet konusuna değinilmektedir. Buna bağlı olarak Tezkire'ye de değinilmektedir. Tezkire'de ortanca işaretlerden olarak Kızıldeniz'in Firavun'un cesedini kıyıya vurmasından söz edilmektedir. Bu Hans'a göre, ortanca işaretlerin ilkidir ve Kur'an'da da geçmektedir. Hans şöyle diyor: "Kur'an'da Âyette Allah şöyle vaat ediyordu: Ey Firavun son nefesinde tövbe edenlerin tövbesi kabul edilmez. Seni böyle Secde etmiş bir halde binlerce yıl sonra yine bu sahilde (Denizin yarıldığı yerde) böyle korunmuş olarak ve ibret olsun diye kıyıya vuracağız." diyordu. Şu anda Londra'da... Firavun dördüncü Ramses olduğu söyleniyor. Secde durumunda..." Bir diğer işaret de Tezkire'nin son pasajında şöyle dile getirilmektedir: "Uzaydaki yeni ay yörüngesine oturan ilk Müslim, Ehli Beytten bir seyyit ve Kureyşli bir prenstir. Uzayda namazını kılarken yeni ay ona bayram müjdesi verecek böylece nafilesi vâcibe dönüşecektir. Namazının ezanı ise daha önce ruhani müezzinin okuduğudur. (Ay'daki daha önce kartalın indiğinde duyulan ezandır.) Bunun ortaya çıkışı ortanca Kıyamet belirtisidir. Kureyş emiri secde ederken zorlanır." Buradaki Kureyş Emiri Suud Prensi Ahmet'tir ve olay aynen gerçekleşmiştir. Hans daha başka ortanca işaretlerden de söz etmektedir. "Kıyamet'in ortanca alametleri Firavun'un cesedi ile başladı, sonra Mathias'ın pırpır uçağı Kızıl Meydan'a indi ve "Demirperde" çöktü. Ve milat başladı. WTC olayı da ortanca alamet..." diyor. Bir başka ortanca işaret olarak da "Omni"lerden söz ediyor. Bir omni örneği olarak da Tesla'dan söz ediyor. "Teslanın çift yaşamı (Karneyn) var. Bu çağa göre hiçbir eğitimi yok. Gelecek çağa göre ise, omnist (Omniscience). Omni'lerin bilmediği yoktur sanki. Çok kafaya takarsa, iki ay sonra bir Çinli ile hiç bilmediği Çincenin edebiyatını hem de Mandarin lehçesiyle tartışabilir. Akıllara ziyan dilleri konuşur. (Latince, Ladino ve Sankritçe). Omni'ler Kıyamet'in ortanca alametidir" diyor. Yine omnilere ve Tesla'ya bağlantılı olarak, başka bir ortanca işaretten söz ediyor. Hans'a göre bunlar, bilişim-iletişim patlamalarıdır (Hyper-Script). Bilgisayarların ve telefonların bulunması, cebe girmesi, seyyar (Mobil) ve wireless (telsiz) hale gelmeleri de ona göre ortanca işaretlerden. Bu yöndeki patlamalı gelişmenin görünmez mimarı olarak Hans, yine Tesla'yı göstermektedir.
|