A5)  NAZAR VE BEDDUA

 

Hipnozdan söz ettikten sonra, Nazar ve Beddua'dan, Büyü ve Sihir'den hatta Telepatiden de söz etmek gerekir.

Bütün bu olayların kaynağı, insan denen enerji yumağıdır! Ezoterik öğretiler (Gizli öğreticiliğin kolları), fizyolojik bedenden ruha kadar yedi temel kattan söz ederler. Hans' da  "enerji beden"den söz ederken göreceğimiz gibi, bu geleneğe uyar ama bu yedilinin yanında en çok adı geçen şu üçlemedir: Fizyolojik beden, Kirlian Enerji Bedeni ve manyetik kalıp olarak ruh... İnsan bu üçlünün oluşturduğu bir mucize olarak geçer Hans'da. Bu üçünün kendine özgü nitelikleri, yetenekleri, becerileri yanında, insanın bireysel ruhu  (holografik kalıbı) ile organizması arasında bir çok türden ve titreşim düzeyinden enerjiler de vardır. Hans'ın sözünü ettiği Hipnoz (işgâl) ya da Manyetizma, Nazar, Beddua, Büyü, Telepati, Ruhsal Şifa, Biyoenerji, Ektoplazma, Levitasyon, PK. Apor-Teleportasyon, Astral Prjeksiyon (OOBE) Radyestezi, Tayyımekân (ışınlanma) ve Tayyızaman (zaman gezmenliği) ve daha insana ilişkin yüzlerce olağanüstü olay yani bütünü ile parapsikolojik olaylar bu enerjilerle gerçekleşmektedir.

Olgucu çizgide ilerlemeye çalışan parapsikoloji, yukarıda bir kısmını saydığım, insana ilişkin olağanüstü olayların açıklamasını, ağırlıklı olarak, duyu dışı algılama (Ekstra Perception) ve beyin dalgaları  kavramlarına dayandırmaya çalışmaktadır. Hiç kuşkusuz bu kavramlar bütün parapsikolojik olayları açıklamaya yetmez. Öbür taraftan bu açıklama girişimi yalnızca bir "girişim"dir yani kesinlik kazanmamıştır. Pekâlâ farklı ve pekalâ bilimsel başka açıklamalar da olasıdır. Hans'ın açıklamalarına gelince, o bazı olaylarda, açıklayıcı olarak beyin dalgalarına dayanır,  bazı olaylarda ise, baştan aşağı quantumcudur. Örneğin, bir nazar ve beddua konusunda Hans'ın açıklaması, tamamen fizikçidir. Beyin dalgalarına dayalıdır.

O'na göre "nazar ve beddua" paranoya (evham ve kuruntu), kıskançlık, ilenme ya da lânetleme, öfke ve kin sözcükleri ile de bağlantılıdır. 5 Nisan 2002 Cuma e-söyleşisinde bu konuda, "Paranoya haramdır, günahtır. Zann (düşünce ve dilekler) hologram oluşturur. Sizdeki kötü ve fazla ruhsal vurucu enerji, tüm organizmanın tek camı olan göz merceğinden yani bakış penceresinden bir kurşun gibi çıkar ve karşınızdaki kıskanılanı lazer topu Tazer gibi vurur. Nazar (bakış) budur işte...

Hologramın ana teması lazer olduğundan, haset kişi, masum kişiyi vurur. Zann denen bir paranoyanın oluşturduğu bir hologramla bu vuruş yapılır. Wollow-gram, Haloween-Gram ve Hooligram sözcüklerini hatırlayınız.  Hollowgram, nazar mekanizmasının ta kendisidir ve nazar (bakış) bunu yapacak güçtedir" diyor.

28 Nisan 2002 Pazar e-söyleşisinde ise; "Beddua ve nazar birbiriyle ilintilidir. Mekanizma aynıdır. Beynin uyku-düş merkezinden çıkar ve hedefi aynı merkezden vurur Nazar alan esnemeye, uykuya hazırlanır ve bu bir tür ön-hipnozdur. Nazarda psişik gücümüz vardır. Beddua ise, cinnî katkılarla oluşur. Bir beddua, belli bir frekansta dolayısıyla, vuracağı hedefi arayan bir torpido gibidir ve çarpmadan da asla durmaz. Ama işin içinde frekans olduğundan, kaba insanların kaba ve hoyrat frekansı vardır. İnce, naif kimselerin ise tersi... Dolayısıyla beddua gidip mazlumu vuramaz. Nazar ise vurur. Elektromagnetik dalgalar birbiriyle aynı frekansta degilse, tedirgin etmez. İçiçe geçer giderler. Beddua mazlumu vurmaz, tam tersine çok girgin ve tiz dalga boyuna sahip mazlumun ahı zalimi bir süre sonra (aheste) vurur. Çünkü boomerang bir tur atmak zorundadır. Bu da bir intikal süreci ya da aheste dediğimiz gecikmeli “rövanş”a yol açar. Bu yüzden beddua, bedduayı hak edecek kişiye yapılmalıdır. Aksi takdirde çıktığı yere geri döner ve kaynağını vurur.

Nazarda asla bir rövans, haksızlık vb. yoktur. Canı çekmiştir ve kıskanmıştır. Kıskançlık 7 derecedir:

Özenmek,

İmrenmek,

Gıpta etmek,

Kıskanmak (Eşini kıskanmak gibi özel bir duygu),

Hasud olmak (Hasetçilik),

Hasidin Hased (Hasetçinin hasedi, en kötüsü bu),

Daha beteri de şeytanın adı ve kendinden menkul özel hasetçiligi olan "Hannas" hâli. Bu sonuncusu sürekli her an ve artan bir kin ile haset ettikçe etmektir. Böylece, ebedî bir Cehennem’i göze almaktadır...

Nazar kesinlikle hased işidir. Bedduadan farkı: Biri "Hasetçinin hasedi", diğeri ise Hasedin kendisi...

Hipnoz ve uyku akrabadır. Relax, rahatlama ve sonra öteki âleme geçme hâli... Ayakta ölmeye hipnoz deniyor. Nazar da bir tür hipnoz etme hâlidir. İkisi de uyku merkezini ayaklandırır. Oksijen hızla tüketilir. Uykuya dalmak, denize dalmak gibidir: Bol bir nefes alırız ya, onun gibi. Oksijen böylesine yakılınca, başlar esneme olayı...

Nazar değmemesi için Allah'ımıza Türkçe dua etmeliyiz. Bunun yanında Maşaallah gereklidir. Felak ve Nas ise, elbette bu kılıcın kınıdır. Ama öncelikle Allah'tan istemeliyiz. Çünkü Allah bize kılıç verir. Eğer iki sureyi muska gibi okur-yazarsak, bu kındır, yani kın kılıç degildir, keskin degildir. Allah'tan isteyiniz, sadece Allah'tan... Allah'tan başka her şey (Külli Sey’in) şirktir.

Bütün bunlardan daha fenası da var: Büyü (sihir), Bakara 102'deki "Allah dilemedikçe" bölümünü çok tekrar ederek, büyüyü önleyebilirsiniz.

Harut-Marut, yani bu iki ismin Allah adıyla Hennan ve Mennan, ikisi de sihir keser. “Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi”. Büyü-Nazar-Beddua ve cinlenme aynı dağın (mount) dört yamacıdır fakat ayni şey değillerdir, tıpkı İsrailoğulları ile İsmailoğulları gibi" diyor.