|
A4) HİPNOZ 3 Ekim 2001 Çarşamba e-söyleşisinde Hans, Hipnozun bir işgâl olduğunu söylüyor. Bir çok insan için bu ifade, fazla bir bilgi içermez ama konuyu bilenler açısından, doğruluğu tartışılır olmakla birlikte, önemli bir açıklamadır bu. "Doğruluğu tartışılabilir ama önemli"! Neden? Çünkü hâlâ uyku gibi hipnoz da açıklanabilmiş değil. Sözcüğün aslı "Hypnosis". Bu, Yunan Mitolojisi'nde "Uyku Tanrı'sı"nın adıdır. Olayı normal uykudan ayırmak için "Sunî uyku" dendi. Bu günkü anlamında "telkine yatkınlık" olarak biliniyor. Temelinde ise, hipnotize olan kişinin, uygulayıcıya inancı ve teslimiyeti varsayılıyor. Hans'ın "işgâl" sözü, tam da burada gündeme geliyor. Bu ikna yolu ile teslim alma ya da teslim olma, işte bu işgâl olayını başlatmış oluyor. Ve bu işgâlde hiç kuşkusuz, beyine bir takım enerji transferleri söz konusu. Öte yanda, bu günkü söylemde hipnoz, bir takım enerji transferi yolu ile beynin ve düşüncenin ele geçirilmesi değil, telkin ve ikna yoluyla deneğin ele geçirilmesidir. Hans'ın hipnoz anlayışı, bir zamanlar "animal manyetizma" denen şeye daha uygun görünüyor. Bu bir enerjidir ve teslim alan (operatör), "trans" durumunu, uyku hücrelerini etkileyerek sağlamaktadır. Zamanımızda bunlara artık "Hipnotizör" değil "Manyetizör" denmektedir. Hipnotizör, deneye inanmasını ve teslim olmasını önererek ama yetişkin bir manyetizör ise, karşısındakini zorla, enerji yükleyerek teslim alandır. Belli ki, Hans hipnozu büyü-teshir kavramı içinde düşünüyor ve bir enerji yüklemesiyle teslim alarak işgâl etme olayı olarak görüyor. Ama salt telkin yolu ile işgâlin nasıl olduğu ya da nasıl açıklanabileceği belli değildir. Sonuçta teslim olmak, zihinsel bir durumdur. Bir tutum ya da duruş olarak teslim olmanın, bir enerji transferi ile işgâle dönüşmesi ise, yine Hans'ça açıklanması gereken bir durumdur. Sonuçta Hans yukarıda söylediğim gibi söylüyor ve reenkarnasyonu hipnotizörün şeytanının anılarının uyuyana geçmesi olarak açıklıyor. Ama sanırım önce hipnozla manyetizma arasındaki ayırımı aydınlatması, sonra da hipnozda "işgâlin" nasıl gerçekleştiğini açıklaması gerekiyor. Uçuk, egzantrik, şöyle ya da böyle ama söyledikleri Müslüman cemaatleri için muteber! Üstelik çok da bilimsel! Hans söyledikleri ile onlar açısından nerede ise elle tutulur, gözle görülür hâle getiriyor reenkarnasyonu ve şeytanı! 28 Nisan 2002 Pazar e-söyleşisinde ise hipnozla ilgili olarak şunları ekliyor: "Hipnoz ve uyku akrabadır. Relax, rahatlama ve sonra öteki âleme geçiş... Ayakta ölmeye hipnoz deniyor. Nazar da bir tür hipnoz sürecidir. İkisi de uyku merkezini ayaklandırır. Oksijen hızla tüketilir (Uykuya dalmak, denize dalmak gibidir: Bol bir nefes alırız ya, onun gibi). Oksijen böylesine yakılınca, başlar esneme olayı..." diyor.
|