A18)  PK

 

Fizyolojik beden, enerji beden ve takyonik-manyetik kalıp yani ruh. Bu üçlünün oluşturduğu bir enerji yumağı: İnsan! Sonra bu enerji yumağına giren çıkan enerjiler, enerjiler, enerjiler... Bugün henüz adını bile koyamadığımız enerjiler. Alabildiğine kompleks bir yapı, alabildiğine aktif. Bunların zaman zaman fizik dünyamıza da uzanan görünümleri ve ortaya koyduğu olağanüstü olaylar ve işte bunlardan biri daha: PK! Yani "Psycho Kinesis"  Ruhsal nedenli devinim anlamına geliyor. Kısacası bedenli ya da bedensiz bir zihnin düşünce gücü ile eşyaları hareket ettirmesidir. Örneğin Rus Nina Kologina'nin bir kavanoz içindeki kibrit çöplerini hareket ettirmesi gibi.

Hans, majisyenlerden  (büyücülerden)  söz ettiği bir e-söyleşisinde, onların çok güçlü olduklarını belirttikten sonra şu açıklamayı yapıyor:

"PK, Psiko Kinezi yani ruhsal güç. Bir başka deyişle psişik güç demek. Onu dokunmadan, düşünce yoluyla hareket ettirmek olarak da anlayabilirsiniz. PK (Psycho-kinetism) ruhsal gücümüzdür ve her insanda (kullanılmayan onda-dokuz beyin evreninde, aysbergin altındaki gerçek kütlede) saklıdır. Onun aslı astarı, nur denen sonsuz özünlü enerjidir.

Meselâ ben 70 kg. ağırlığındayım ama benim aynadaki aksim olan ruh yani takyon beden de imajiner olarak -70 (i) kg.dır. İkisini birbirine zaptü rapt ettiren ise g yani çekimdir. Bir insan balkondan "sıfıra" doğru düşer. Yani yerçekimi onu alıp 70 kg'dan sıfır kg'a ve arkasından da -70 (i)kg’a götürmek bir başka deyişle, aynanın arkasındaki hoolograma geçirmek ister. Ancak ayna yüzeyi (arz, zemin, taban) onu tutar ve kişi yere çarpar. Ölürse zaten öteye geçmiş demektir. Kur'an yerçekimini böyle anlatıyor. Ben de arz kelimesini ve "cazibe" misâlini açmak için Kur'an söylemiyle yazıyorum yani başka bir pencereden bakıyoruz, düşme mekanizmasına.

Bizde +70 ve -70 dengededir. –70, ruhsal boyutlarımızla biziz. Fakat -70 yerine PK sayesinde -80 uygularsınız. Yani ruhsal yoğunluğunuzu artırmak için, nur enerjisinden (sonsuz özenerjiden) bu tarafa 10 kg'lik bir kütle geçirirseniz, +70'e karşı, -80 nedeniyle -10 kg bir safra (fazlalık edinirsiniz). -10 kg ise, Arz (yerçekimine) değil; gök çekimine (antigravitasyona, levitationa) tabi olduğundan, o kişi ağırlığınca yerden havalanır. Meselâ -10 kg. için 15 cm yukarıya kalktığını görürsünüz... İşte bunlar PK'nın gücüdür."

Bu güç doğal olarak kendini dış dünyada düşünce ve istek aracılığı ile ifade eder. Bu gücün artması, düşüncenin fizik dünyayı etkileme gücünde bir artışın olması demektir. Bu düşünsel-takyonik enerji her zaman kendini fizik nesneleri etkileyerek ifade etmez. Telepatide, büyüde, ruhsal şifada, hipnozda (işgâlde) duyu dışı algılamada ve bedensiz astronomi (OOBE) yeteneğinde de kendini gösterir. Bunun içindir ki Hans PK'nın ESP artı OOBE olduğunu söylüyor. Sonra da "Extra duyumlar, altıncı duyu, telepati vb. şeyler de bu denklemin içine giriyor. Bir telepatın düşünmesi demek, eksi evrende / esîrde düşüncenin hologram olarak bir oyuntu yapması ve bu oyuntunun matematiksel değerlerine en yakın karşı kişinin de o oyuntuya yerleşmesi yani orada bildirilen heykel-yazıyı, heykel biçimi algılaması demektir. Bazen de ESP'yi yani duyu dışı algılamayı çok iyi kullananlar vardır ki, bunlar toplu hipnoz gücüne sahiptirler. O zaman pekçok kimseyi etki altına alabilirler." diyor.

Özetlersek Hans, PK'nın bir insanda Takyon etkisinin çoğalması olduğunu söylüyor.

Yalnızca kibrit çöpü, vazo, ütü, masa oynatmakla sınırlı olmadığını, bildiğimiz bilmediğimiz daha pek çok parapsikolojik olaylarda kullanıldığını, henüz bilmediğimiz daha başka parapsikolojik olayları yaratabileceğini de söylüyor.