|
A14)
ŞAKRALAR Hans
insandaki enerji bedenden söz ederken 12 kanaldan (Şakralardan) ve
göbek bağı olan "Gümüş Kordon"dan da söz
ediyor. "12
kanal çok ilginçtir: Üçüncü göz yani alın boşluğundaki
tepegöz, ön alın lobu ve Şakra'lardan başlayarak
bilmedigimiz padme (Manevi) organlarımızı temsil
eder" diyor.
Bunların
Hermesçi her dinde ve doğal olarak Kabalacılıkta da olduğunu söylüyor. Ne ki, zamanımızda doğrudan
Hint tasavvufunun (Yogiliğin)
dünyaya tanıttığı bir kavram görünümündedir.
Yedi tane olarak anlatılır. Bunlar enerji vorteksleridir ve
enerji bedene bir takım enerjilerin giriş ve çıkışlarını
sağlayan bir tür hortum ağızlarıdır. Hans
Şakraların etimolojisi hakkında şöyle diyor: "Sanskritçe çok basit bir anlamı var: "şaklayan"
demek. Patlayan, çatlayan, zangırdayan, gümleyen der gibi. Bunlar
Âdemce'dir... Kırmak, kırılmak (Crack) bunlar ortak
dilimizdir. Şakra'nın bizdeki ŞAK+AK (iki şaklama)
ile doğrudan ilgisi var" diyor. Şakralar hakkında bu gün, kalınca bir kitap hacminden daha fazla bilgi birikimi vardır. İslâm tasavvufunda da bu şakralardan Arapça olarak söz edilmektedir. Hintliler zikirle bu enerji vortekslerinin açılacağına, gelişeceğine, ruh ve beden sağlığının geliştirilip korunacağına ve parapsişik yeteneklerin açığa çıkarılacağına inanırlar. Konu elbette parapsişik yeteneklerin açığa çıkarılması değil, bu şakralar yolu ile deneysel olarak zihnin ve egonun deşifre edilmesidir.
|