İşin en başı İsrailin
stratejistlerinin yani siyonizmi
tezgahlayanların ta kendilerine dayanıyor.
Herzl deklare etti ve protokol olarak yemin edildi:
Arzı Mevud 7 ülke üzerinde Nil-Fırat arasında, Toros
yayı ve bunun
kuzey doğusu olan MURAT havzası=Aczmendi ile güneyde
Akabe ile
Basra hattı boyunca ÇİZİLMİŞTİR.
Bundan dönmenin HİÇBİR MÜMKÜNÜ YOKTUR. Bu yemindir ve
sonuna kadar
ilerletilecektir.
Aynı yeminli protokolde, Türklerin ve Arapların bu havzadan
çıkarılmaları ve sadece GOYİM tabiatlı (Öküz
de demektir)
Kürtlerin Yahudi ırkının ayak işlerini yapmaları
için Yudaik-
Kürdo müstemlekesi kurulmasına imza atıldı. Bu
protokol
ayrıca Zero-n denen gelecekteki torunlarına da YEMİNLİ
olarak
iletildi.
Oynanan satrançta, Türk hakanlığının içinde bu
unsur korundu.
Wilsona göre bu unsur Pontus+Ermenistan+Kürdistan üçlüsü
bir
federe devlet olmalıydı.
İnönü zaten bu planın bir Masonik parçasıydı ve
ABD
mandasını/mandate HEMEN isteyiverdi. Yani Atatürk de aynı
kafadan
olsaydı, bugün Doğu Karadeniz ile Van gölünü tamamen içine
alan,
Ermenistan ile birleşik bir ERMENİ dominant, teba olarak da KÜRT
halklarını içeren bir ülke oluşturulacaktı.
Herzl, Ermeni unsurunu istemediğini baştan belli ettiği için,
Wilsanun Ermeni devleti oluşmadı ve Sevresde kurulmak
istenen Kürdistan da Kazım Karabekir ve Maraş, Urfa,
Anteb
milislerince engellendi.
Misakı Milli içinde yer alan Musul-Kerkük-Erbil-Süleymaniye
dörtgeni için DAİMA SİYONİZMİN ABD ile yandaşı
olan İngiltere
imparatorluğu, sözkonusu bölgeyi işgal etti.
Sinsice Kudüs yöresini 1948de kurulacak olan İsrail için
örgütlemeye ve ilk Yahudi göçmenleri oraya toplamaya başladı.
Petrolün değeri o zaman da çok iyi biliniyordu. İşgal
ettiği Osmanlı
toprakları üzerinde Arap aşiret şeyhlerine göre
SALTANATLAR
kurdurdu. Haşimi(Hişam) oğullarına ÜRDÜNü,
Emeviye soyu olan
Suudilere (Toplam 12 Emevi kabilesinden en kalabalık olanı)
Arabistanı ve diğer PETROL hassas bölgelerine de (Birleşik
Arap
Emirlikleri adıyla bilinen) sultanları atadı. Petrolü
olmayan
bölgeleri (Aden/Hadramut, Yemen, Umman vb.) de diğer sultanlıklara
paylaştırdı.
Fransanın şiddetli itirazları üzerine ASIL IRAKtan
kopardığı
Suriye eyaletini ve Lübnan denen Hristiyan ağırlıklı
devleti de bu
meyanda oluşturdu.
Cetveller kondu ve düzgün sınırlar çizildi. Arapların
tamamı
Osmanlı ordusunu arkadan vurdu ve şehitlerin sayısı
milyona ulaştı.
Ürdün ve Irak ile Suriye-Lübnan dörtlüsü MÜSTAKBEL ARZI MEVUT
İÇİNDE yer almak üzere kurulmuş, geçici devletlerdi.
ZATEN
GEÇİCİLERDİR
İngiliz müstemlekeciler sınırları
oluştururken, uzanamadıkları
bölgelere doğru bilhassa GOYİM denen halkın geri
ve miskin
olmalarından yararlanarak, Türk Misakı Millisini Lasuannea
götürmemek için ŞEYH isyanları tertiplediler.
Bu kuzeyli 17 kadar şeyhlerin tamamı KÜRT(Goyim) idi.
Bunların bir kısmını artık tanıyorsunuz (Yahudi
Barzanlar, Yahudi-
kurdo Saddam vb.Saddam Kürt ve Türkmenlere yapılan tüm
saldırılarında ASLA VE ASLA YAHUDİ MALLARINA
DOKUNMAMIŞ ve onları
BUGÜNE KADAR KORUMUŞ idi. Oysa onu Antisiyonist, İsrail düşmanı
diye
tanıyorsunuz ;))))
17 KÜRT (Goyim) Aşiret şeyhlikleri oluşturulurken, ana
fikir tıpkı
güneydeki gibi SALTANAT devletçikleri kurmaktı. Bunların
kimi açık
kimi de gizliydi (Tarafsız bölge devleti, İrana bırakılon
Şii Arap-
Khuzistan devleti vb.)
Bu 17 şeyhliklerden Üçü de Atatürk önderliğindeki TBMM hükümeti
topraklarındaydı.
1. Kürt milliyetçiliği-ki şoven aşiretlerin şeyhleri-
(Bugün
Hadep-Kadek, PKK vb. diye anlatılan devletçikler)
2. Kürt milliyetçiliği YANINDA SÜNNİ MEZHEB adı altında
DİNSEL
MİLLİYETÇİLİK dümeni yaratıldı. (Şeyh
Saidi Kürdi) Burada
amaç KAFİR (!) MUSTAFA KEMALE ALTERNATİF DEVLET idi.
3. Türklerden yandaş bulunması için Şeyh Saidi Kürdi-2
veya
Saidi Nursi önderliğindeki SİNSİ ve UZUUUN HAREKET!
Saidi Kürdi-
Nursinin de diğerleri gibi ASIL AMACI, Kerkük ile
aramızda İSYANları meşrulaştırarak,
Türkiyeden koparma
tiynetsizliğiydi.
Böylece üç hareketten birincisi başarılı oldu: Zap
suyundan Celal
Talebani topraklarına kadar olan Misakı Milli toprakları
Iraka
bırakıldı ve Kürt isyanları MEŞRU sayıldı.
Bu belgeyle Lausannea
gidildi.
Buna rağmen Karabekir ve Çakmak ile yapılan kurmay
toplantıda Kerkükden vazgeçilmeyeceği karara bağlandı.
Saidi Kürdinin Kürdistan ayaklanması bastırıldığında,
Türkiyenin Soykırımcı olduğu da tescil
edilmişti. Lausanneda bu
gizli gündem veya gizli müeyyide kapalı kapılar arkasında
Türk
heyetine dayatıldı.
Üstelik bundan sonraki KÜRT ŞEYHLERİNE iyi muamele yapılması
ve
Türkiye BMMsinde kendilerine Milletvekilliği hakkı
verilmesi
şart koşuldu.
Atatürk mozayığımızı biliyordu. Kürt
Said(Nursi)i meclise çağırdı.
Ama Kürt Saidin tavrı şuydu:
Ben Kürdistanı TÜRK zındık cumhuriyeti içinde düşünmem
bile
İngilizler ile işbirliği saptandı. (Karabekir anıları)
Tutuklandı. Ve tutuklandığı hücrede kendisine bugün
Nur Külliyatı
diye bilinen ASLI KÜRT ŞEYHLERİNİN güdümündeki Sözde
alimlerin
hazırladığı risaletler (adları hiç değiştirilmeden
Lema=Şualar
gibi) gönderildi.
Hitlerin Mein Kampf yapıtı da HAPİSHANEDE yazılmıştı.
Atatürkün NUTUK yapıtı da Dolmabahçede hiç dışarı
çıkmayarak
hazırladığı bir eserdir.
Aynısını Saidi Kürdi de yaptı.
Fakat bir iki özgün laf ve dipnot dışında tamamı
BAŞKALARININ
eseridir. Risalei Nur BİR KOPYADIR ve edebi ya da bilimsel olarak
beş para etmez bir kopyadır.
Amacı KÜRT bilincindeki bir TARİKATTEN başka
bir şey değildir.
Bu tarikat 8e bölünmüştür ve bunların dördü günümüzde
geçerlidir.
1. NEV ASYA (Yeni Asya, Yeni Anadolu) Tarikatı: Amacı İsrail
suyu olarak öngörülen MURAT/GAP havzasını KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ
altında tutmak. Günü gelince GOYİM olmak üzere Büyük Arzı
Mevuda
teslim etmek. Bu tarikata son 25 yıl itibariyle Türk alınmıştır.
Ama
aslı astarı ŞEYH MEHMET KUTLULARIN komutasında
olmak üzere
oluşturulmuştur.
2. NEV ASYAnın eyaletlerinden biri olan ve ASIL KÜRDİSTAN
(ACZMENDİYE) ile birleşmek amacıyla kurulan ACZMENDİLİK
denemesi de
Saidi Kürdinin vasiyetindendir. Cübbesi, sarığı ve
kalın sopasına
kadar KİTABINDA sayılmıştır. Ancak
beklenen patlamayı
yapamamıştır.
3. 1950lerde ortaya çıkarılan SAİDİ KÜRDİLİK
(Şimdiki adıyla
Süleymancılık) da bir TARİKATTIR ve Takıyyeyi doğru
bulmadıkları
için TARİKAT olarak ortaya çıkmışlardır. Tüm
dış istihbaratlar
bunları desteklemişlerdir. Ancak bu üçünün kitlelere yaygın
olamayışı yüzünden Fethullahçılığı
kayda değer bulmuşlardır. Çünkü
Türklerin KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ
desteklemedikleri ortaya çıkmıştır.
4. Fethulahçılık başlangıçta Abdullah Öcalan
gibi Saf ve
bireysel gösterilmiştir. Fethullah Gülen de Kürtçülükten
rahatsız
olduğu bahanesiyle diğer hempalarından ayrılmıştır.
Ancak Londra G Cemiyeti şu saptamalara yer vermiştir:
a- Türk ve Kürt etnikler geniş ölçüde birbirlerine
karışmışlardır. Kimi de melezdir veya yansızdır.
Yanlı olanlar
arasında Kürt-Türk sorunu oluşturulması ve karşı
karşıya
getirilmesi. (Aponun varlığının nedenidir)
b- Kürtlerin Türkiyeyi pasif asimile olarak ele geçirme planı:
Aa Türkiyedeki türk nüfusun doğum kontrolüne özendirilmesine
karşın Kürt nüfusun sınırsız artırılması
için çalışmaların TC
hükümetlerine mas ettirilmesi.
Bb Gecekondu ve kaçak yapılar aracılığıyla Kürtlerin
büyük kentlere
kaydırılması. Pilot bölge olan Diyarbakır başarılınca,
bu kez
İstanbulda yeni ve kalabalık ilçeler oluşturulması
planına
geçilmiştir. Bugün İstanbul Dünyanın en büyük Kürt
Kentidir. İkinci
olarak Diyarbakır ve Üçüncü olarak da Süleymaniye sıralarını
almışlardır.
Türkiyede Kürtlük böylece tescil ettirilmiştir.
Cc Apodan önceki dönemde, bizzat Siyonizm güdümlü süper
devletler
ve istihbaratlarınca büyük bir karapara akışıyla
ve özellikle
SAHİLLERDEKİ ya da Turistik ve eğlence dinlence alanlarındaki
tüm
ihalelere el altından para verilmiştir ve sahipleri kürt asıllı
olarak TESCİL edilmiştir. Üç yanı deniz olan Türkiyede
istediğiniz
yere gidiniz ve bir bardak çay içiniz. Biraz muhabbeti
deşiniz Arkada Kürt patronları göreceksiniz. İstanbulun
göbeğindeki çaybahçeleri bile İSTİSNASIZ kürt
karaparacılarının
elindedir. Hatta Ülkücü Mafyası da kendilerinin ORTAKLARIDIR.
Çünkü
burada yapılan Birlikte ORTAK uyuşturucu kaçakçılığıdır,
menfaatler
birleşmiştir artık
(Tecrübe konuşuyor)
Dd-Türkiyede KADROLARIN ele geçirilmesi taşaronu ise FETHULLAH
GÜLENE verilmiştir. Tescilli Bilderberg üyesi yani İPEK CÜBBESİ
ile Gülen, tüm idari kadroları (Vali, kaymakam, Emniyet
Müdürlükleri, Hakimler vb.) ve stratejik zirveleri (Harb okulları,
finans kuruluşları, basın-yayın vb.) eline geçirmek
için Masum Işık
evlerinden başlayarak, dersaneciliğe, buradan da kolej ve
Üniversitelere kadar büyük bir ağ oluşturmuştur. Amacı
(Kendi
ağzından naklediyorum: Tedbir(Takıyye) ile 3 kuşak
boyunca bu
kadroları yerleştirip, GİZLİ ŞERİAT İHTİLALİ
yapmaktır.
Eğer Türkiye Şii devlet olsaydı, ÇOĞUNLUK
gereği bu DİN TİCARETİNİ
şia üzerine sergileyecekti. Çoğunluğa uyarak Sünniliği
takıyye
edinmiştir. Onun mezhepçiliği de sahtedir. Çünkü Şii
ülkelerde Şiilik ağırlıklı özel okullar
kurmuştur. Hatta
orada genelde Sünniliğin tekelinde olduğu için o
okullarda HADİS
bile okutulmamaktadır.
Yatılı bölümlerdeki Atatürk büstü Yüzüne tükürülmek
için
konmuştur. Atatürkün adı ise KÖR DECCALdir.
Okullarındaki Türk bayrağının öteki adı ise
Defiu Haced bezidir
(Tuvalet kağıdı)
Bunları BİLE BİLE tüm hükümetler OY POTANSİYELİ
HESABI tüm
zamanlarda ve her partiden (DSPli Hüsamettin Özkanı anımsayınız,
Baykalın kurmay listesindeki nurcuları ve DYPnin Tantan
gibi
nurcularını anımsayınız)
Harbokulları için Süpe minili degaje Nurcu sosyetik kızlar
ve
mankenler eğitilmiştir. Amaç onları Harbokulu öğrenci
veya
mezunlarıyla evlendirmektir.
Matahariler bununla da kalmamıştır. Hiç evlenmemiş
olduğunu iddia
eden tüm nurcuların zinacı zevk malzemesi olmuşlardır.
(Kurmayların
imtiyazıdır bu, öğrencilere ise harem selamlık
yaparlar)
|