Hans Aiberg'in Siyonizm Hakkindaki Yazilarindan Derlemeler:

Asagidaki bolum Hans Aiberg'in degisik zamanlarda siyonizm hakkinda yazdiklarindan bazilarindan derlenmistir.

 

Önceki bir Chat'imde:


1. Yahudilerin dünyalara üstün kılındığını, ama bunun LANETLENMELERİ
yüzünden övünülecek bir yanı bırakılmadığını, (Lanetli ağaç ve Şeytan
ile birlikte) ÜÇ LANETTEN biri olduğunu bildirmiştim. Gerçekten de
binlerce yıldır, Beni İsrail Siyonizm (Sufyanizm) denen bir dünya
ekonomi imparatorluğuyla tüm dünyayı ekonomik olarak yönetmektedir.
Paranın vicdanları satın alma gücü ile dünyanın krallarının
memelerinden süt emmekte, onları ölmeyecek kadar bir süt ile başbaşa
bırakmıştır.

Ve dünya yöneticiler birliğinin tamamı Yahudi
efendilerinin GOYİM=Evcil hayvanlarıdır. Dünya onların KÜMESİ,
AHIRI'dır. İnsanlığın tamamı da köleleridir. Üstünlükleri bu
anlamdadır. Siyonizm (Yahudi sofizmi) kendilerini binlerce yıl, her
dönemde bir tuğla koyarak bilgi birikimlerini ve deneyimlerini bir
POLİTİK güç/tek kutup olarak sürdürmektedirler.

2. Yahudilerin bu LANETLİ üstünlüğüne karşılık, kardeş-çocukları
olan Araplar'ın da dünyanın en aşağılık milleti olduğu Kur'an'da
anlatılmıştır. Üstelik Arapça indirilmiş Kur'an'ı enaz
(Mahdude=Mahdut'un en düşük limiti Hudude'dir.)anlayan millettir
diyor ayet. Yaşadıkları bölge dünyanın hiç yağmur düşmeyen Zemzem'den
başka bir varlığı olmayan hele ki İbrahim döneminde "Mars çölleri
gibi bir tek ot bitmeyen" bir coğrafyaya HANİF din ve daha sonra
Kur'an indirilmiştir.

İki kardeş-çocuğu ırkın bu ifrat ve tefriti bize bir ibret olmalıdır.
Allah'ımızın hikmetlerindendir.

Diğer milletler de bu ikisinin ekstremlerin toplanıp ikiye bölünme
ortalamasından çıkmaktadır.

Kur'an'ı "HİÇ" derecesinde en az anlayan bir millet olan Araplar'dan,
şuradaki Alternatif bilim Klübümüz milyarlarca kat ileridedir, hem de
bir avuç Hanifcan'ım ile...

Araplar buradaki bilgi içeriğimizin bir paragrafını bile anlamaya
muktedir değillerdir. Son 250 yılda bugüne kadar bir "Konserve
açacağı bile icat edebilmiş bir tek arap yoktur. O gördüğünüz
Melikler, şeyhlikler ve sultanlık saltanatlarının bir tek "Toplu iğne
fabrikası" bile yoktur. Petrol satar "İğne ithal eder."

Binlerce yıldır üstüste bilgi ve deneyimlerini koyarak siyonizm
oluşturan kardeş-çocukları Yahudilere tam bir tezat olarak Araplar
(İslamın çıkışında ve Osmanlı'daki bir araya getirilmeleri dışında)
asla bir politik güç olmamışlardır. Bugün 48 arap (Hamiler de
araplaşmıştır) ülkesi vardır ve "Arap birliği" örgütü gibi
göstermelik bir kurum dışında hiç bir fonkesiyonları yoktur. Hatta
trsine Yemen bile halen BİRLEŞİK değildir. Kuzey-Güney Yemen diye
kendi içinde ikiye bölünmüştür. Sudan'ın Kuzey-Güneyi de öyle...
Ve Mehdi Resul onları bir araya getirene kadar (12 Düzine tüm
milletleri konfedere ediyor, Arap da kaçamıyor.) 300 yıl böyle
yaşayacaklar. Petrolleri de bitecek, sultanlar da Batı'ya kaçıp
yerini yoksul sözde İslam (!) Cumhuriyetlerine bırakacaklardır. Onlar
da her biri Taliban olup birbirini yiyecektir.

 

 

Türkiye jeopolitik açıdan İSRAİL ilgi alanındadır. Yazmıştım:

Toros yayının Güneyi, büyük İsrail'in rezerv Arz-ı Mev'ut'udur. Oranın
 adını KÜRDİSTAN diye koymuşlar.


Türkiye Kürdistanı (Yeni Asya=Asya minor Anadolu demek) SU AÇISINDAN;
Irak Kürdistanı MUSUL PETROLLERİ açısından  
İran Kürdistanı da  YAHUDİLERİN İLK ÇIKTIĞI, sonra göç ederek,
sırayla Irak'a ve oradan da Mısır'a köle olarak gittikleri
güzergahın kaynağı olan ANAYURT olma açısından (Hamedan ya da
Isfahan) vazgeçilmez ve orta vadede ellerine geçirecekleri alanlar
olacaklardır.

Büyük İsrail, Arap ve Türk istemiyor. İşçi olarak,
devlet tecrübesi olmayan ve primitiv özellikli olan Kürtleri Goyim
(İşhayvanı) olarak belirlemiştir. Sevres antlaşması bu ORTA VADELERE
ertelenmiştir. Kürdistan, askeri israil devletinin DOMİNYONU olarak
belirlenmiştir. Siyonizmin bu protokollerini değiştirmek mümkün
değildir. Hedef bellidir ve taviz verilmiyor. Verilseydi, geçici
kurulan Filistin Devleti'ne izin verilirdi. Onlar ARAP istemiyor...
Sadece kürt köle istiyorlar bu orta-vadeli genişletileCEK İsrail
topraklarında... Kürtlerin devlet olamayışı nedeniyle kurulacak
devleti de yüzlerine gözlerine bulaştırıp, açlıktan neredeyse ölecek
duruma getirecekler. Sonra onları İsrail DEVLETİ mandası altında
sözde azbuçuk kalkındıracaklar.
Türkmenleri de orada istemiyorlar. Gelecekte TAKAS yaptırmaya
kalkacaklar. Yani gizli protokollerinde (Jana'dan gizli protokol
olmaz ya!) Türkmen Nüfus Diyarbakır'a; Amid ayrılıkçı kürtleri de
Kerkük, Musul'a takas edilecektir.
Türkiye işte bu hendikaplar içinde yer almaktadır.
Türkiye bunun için SIKIŞTIRILMALIDIR:

Yahudi Bankerler ve onların şubeleri olan IMF, Dünya Bankası vb.
bizim ekonomik rotamızı (Fakirleşmemizi) çizerken, enflasyon ve
devalüasyonlarla borçlarımız döviz cinsinden katlandırılmakla
başlayan kumpaslar, TÜM GELMİŞ GEÇMİŞ PARTİLER kendilerinden olduğu
için onların elinden halkımızı sinsi planlarla zavallı hale getirmiştir.
Türkiye'nin iyileşme umudu yoktur. Özal bunu yaptığı anda ÖLDÜRÜLÜP
yerine Bilderbergçimiz Yılmaz getirilmiş ve yeniden hiper enflasyon
başlatılmıştır.
Avrupa birliği tek çare, fakat umutsuz çaba:
Çünkü siyaseten bizi bünyelerine alsalar bile, iktisaden BU AĞIR
BORÇLARI üstlenecek halleri yok. "Kardeşim size 25 yıl süre verelim,
borçlarınızı ödeyip gelin!" mazereti hazır!
Ondan önce de "Kıbrıs denen BİRLİK toprağımızı işgal ettiniz. Avrupa
ordusu sizinle savaşacaktır!" diyecekler. Çünkü Avrupa birliğinin
ASIL KURULUŞ AMACI da sinsi:

"Avrupa'nın zenginliklerini kucaklayın. (Arş yılanını sarın kodu)
Tek tip devlet yapın, birleştirin ve beyinlerini yıkayın. Tek bayrak
altına alın. Bir an önce "Transisrael'i de üye olarak alın."
Trans İsrael kodu, KIBRIS oluyor.
Avrupa Birliğine KIBRIS alınırsa, Diaspora olarak yaşayan Avrupa
Yahudileri'nin nüfusu da İsrail'in on katından kalabalık olduğundan,
sırada alınması gereken KIBRIS (Asya'ya aittir) var. Sonra İsrail
EFENDİ olarak tüm AB'nin başına geçmek üzere teşrif edeceklerdir.
Bu beyin yıkama işine daha katılımlar bekleyiniz.

Hırvatistan, Sırbistan, Ukrayna, Beyaz Rusya, Ermenistan, Gürcistan,
Moldava en sonra da Rusya federasyonunun Hristiyan nüfusu/Uralbatısı
ülkeler da alınacak.
Ama Bosna, Arnavutluk, Azerbaycan ASLA alınmayacak.
Türkiye süründüre süründüre alınacak birliğe... Kürdistan'ın
kurulmasına razı edilecek, Ermenistan ile aynı birlikte
olduklarından Ermeni diasporasının "Wilson / Ani Ermenistan'ını TAPU
ile kurduracaklar. Doğu topraklarımızda Kürdistan'dan sonra
Ermenistan da kuruldu mu? Sevres süreci hiç bitmemişti devam ediyor.

Türkiye'yi görülmemiş bir ekonomik çöküntüye çekiyorlar.
Kıbrıs'da yenildik ve artık işgalciyiz.
Türkiye Kürdistan'ının PRESİDENTİ yerine konan simge olan APO
Öcalan'ı da haksız yargılamışız! (Apo'ya koca ada vermişiz, tüm
dünyanın ve internasyonal hukuk gözetmen bürolarının eşliğinde
yargılamışız. Ama bu yetmez. Apo'nun devamı olacak yine yahudi kanı
taşıyan birisi Yeni Asya (Türkiye) Kürdistanının CUMHURBAŞKANI olmak
zorunda. APO'yu asla ve kat'a GÖZDEN ÇIKARMADILAR. İran ve Irak'ta
kürt nüfusunu toplam 4 milyon gösterirken, Türkiye Kürdistanı
dedikleri yerdeki nüfus ABARTILARAK, (Alevilerle birlik sayılıp)
15,5 milyon gösterilmiştir. Yani Türkiye'de her 5 kişiden biri
Kürt'tür demeye getirdiler işi. Mesela grubumuz 300 kişi ise bunun
60 tanesi APOCU oluyor. Gel de inan! (GAP bölgesini bu şişirme
rakamlar ile ellerinde tutuyor İsrail sinsiliği... Texas
Üniversitesine hazırlatılan KÜRDİSTAN haritası İsrail isteği
doğrultusunda hazırlandı. Kanserli bir Makedon doktor (Babası da
doktor) eliyle tam 200 bin tane KAN ÖRNEĞİ gönderildi.
Siz bu BABUNA dümenine inanıyor musunuz? Ben Mücahit Ören'e
inanmadığım gibi buna da inanmıyorum. Hatta Tayyib taze
başbakanımızın kızlarının ABD'de okumasındaki dümenlere de...
(Fethullah himayesindeler)
Sahi Oktay öldü mü? Şimdi niçin Amerika'da yaşıyor? Ve iştigal
alanı "Irkların GENLER ile belirlenmesi"

Ve Teksas Üniversitesinin "Kürdistan haritası"

Candaşım, İstatistik bilgilerin için teşekkür ederim.
Ben analist olduğum için, istatistiklerin varmak istedikleri
noktayı "OKUDUM"
Üstelik Arjantin, Brezilya ve Meksika kadar ŞANSLI değiliz.
Çünkü biz ÖNASYA BATAĞINDA yaşıyoruz.
Sağımızda Kafkas batağı; solumuzda Balkan batağı, yukarıda AB
batağı...

 

 

 

 

 

 


0NP Zero-n-Siyonizm protokolleri belli.
Böyle yazmışlar:
Demişler ki:


"Gelecekteki Arzı mev'ut adına, BİTİRİN ORADAKİLERİ!"
Hamza dinlemez bu protokol.
Onlar "En az Müttefik kaybıyla ENÇOK ÖLDÜRÜN" emrini vermişler bir
kere...
Müttefik kim?
Bağdat paktının dağılmasına neden olan statükocular...
MUSUL PETROLLERİ ABD ve UK milliyetli fakat AYNI AİLE elindeydi.
Onları YENİDEN ELE GEÇİRMEK ÜZERE ABD orada!
Birkaç yahudi ailesi için orada!
Yahudi için kayıp yoktur, intikam ve geri alma vardır.
Bunun için-eğer yahudiye borcun varsa-sana borç verip, senikalkındırır
-ki-KAYIBINI SENDEN GERİ ALSIN!
Seni mahkemeye vermez.
Şark milleti kerizleri gibi ahmaklık yapmaz, seni lanetlemez.
YANİ YAHUDİ ALACAĞINI UNUTMAZ!

Sana bu konuda Sicilya'ya anlatacağım:
Sicilya nire ki?
Gara guru araplara benziyen adamların yaşadığı ve kendilerine
İtalyan kimliği verilmiş bir topluluğun yaşadığı ada...
Kuzey Afrika(Mağribi) yahudileri Tunus üzerinden buraya (çok azı da
Malta'ya) geçti. Bunlar genelde Havanagilla şarkısını söyleyen SEFERİD(İspanya)
yahudileridir.
Dolayısıyla bu adaya kendi "Sir" ünvanları olan ispanyolca "DON"
lakabını taşıdılar. Oradaki katolizmi ve suça yönelimi kendi
amaçları doğrultusunda sinsice organize ettiler.
Sicilyalı ailelerle evlilik kurdular. Buna karşılık (İl Padrino/Baba
filminden anımsayınız.) DON ünvanını vererek, İtalyan ailelerin
soyadlarıyla orada yerleştiler.


Uzatmayalım, o andan başlayarak taaa Faşist Mussolini'nin onları
kovduğu günlere kadar örgütlendiler.
Sicilya'nın tamamını onların elinden alan Mussolini, soyadı Yahudi
olanları (Eşkenazi gibi) Hitler'e teslim etti. Ama, aslında Kurayza
gitmiş, yerine Kureyş (İtalyan soyadlı) Yahudiler kalmıştı.
Sicilya deyip geçmeyiniz: İki dünya savaşında da İTALYANLAR DÖNEK
misali saf değiştirmişlerdir. Önce ALMANLAR'dan yana olup, sonra
tersine müttefiklerin safına geçmişlerdir.
İki dünya savaşında da buna etkili olan AİLENİN adı DON diye
başlayan TÜM sicilyalılardır.
Sicilya deyip geçmeyiniz: Bugün dünyanın EN BÜYÜK EKONOMİK DEVLETİ
durumundadır.


MAFİA bu kelime için size Web search sayısız karşılık verecektir.
Kelime kökü şudur budur diye...
Bir de Dabbet'den dinleyelim:
Arapça ile süper kardeş olan İbranice de
MAHVİYYA>>>>(Arapçası Mafi,Mahw)
OMERAT>>>Omerta, suskunluk yasası (Bu yasa aynı zamanda Masonlara da
verilmiş kayırma yasasıdır.)
DON bilmemne aileleri Sicilya'ya döndüler. İki sicilya krallığından
beri toprakları olan Sicilya'yı geri aldılar.
Fuhuş-hane (Fahişeler, Travesti, pedofili vb.)
Kumar-hane (Las Vegas'dan önce başkent Monaco'ya oradan da tüm
dünyaya yayıldı.)


Tekke-hane (Uyuşturucu mafyası, onmilyonlarca ölü genç!)
DON ünvanlı aileler, ABD, ARJANTİN, KOLOMBİYA, BREZİLYA'ya aktılar.
Önce Kanada'nın OTTOWA ve TORONTO kentinde planlarını kurdular.
Sonra ABD içine özellikle "SİCİLYA TERCİHLİ, spaghetti göçmen olarak
girdiler.


Al Capone'dan başlayan tüm bilumum gang'lar illa ki SİCİLYA
doğumludur. Bin babadan 999'u sicilyalıdır. Ne büyük bir tesadüf;
tıpkı Sovyet prezidyumundaki 21 üyeden 19'unun yahudi olması gibi
bir rastlantı!


Bu öyle bir güç ki, tüm dünyadaki dolarların YARISI ellerinde,
yarısı da "Eşeği doyur ki yarın da sana iş yapsın" misali piyasada...

Dünyanın heryerinde MacDonald vardır.
İrlanda ismi mi?
Mac evet...
Ya DON+ald
DON
Allied (Müttefik)
Lisance
D (İbranice hızlı tüketim)
Pekiyi nedoen mcDONald?
Şarkısı var ya?
Old mc.Donald had a farm.


Aslı , RONALD (Ronnie>>>>Tevrat'ta geçer)
(Mc.Burger'in palyaçosu Ronny'yi hatırlayınız. Bunu bilmeyenler de
Vitali Hakko'nun VAKKO'sunu hatırlayabilir. Bir harf değiştirince iş
biter, kimse anlamaz.)
YAHUDİ'nin Sicilya'ya dönüşü görkemli olmuştur. HİÇ UNUTMAMIŞTIR!


İspanya başbakanı da SEFERİD olduğu için, MUSUL PETROLLERİNDEKİ aile
hissesini istemektedir. İspanya durup dururken, niçin ABD ve Britanya'nın ortağı olsun ki?


-eğer bir çıkarı yoksa-

Çünkü plan şu:


Seferid+Eskinazi tüm Musul Petrolü ortakları YENİDEN (Sicilya misali) geri dönüyorlar.
GOYİM'LERİN bölgesindeki petrollerini almak ve kentrilyoner olmak için...

 

 

 

İşin en başı “İsrail’in stratejistlerinin” yani siyonizmi
tezgahlayanların ta kendilerine dayanıyor.

Herzl deklare etti ve protokol olarak yemin edildi:

Arzı Mev’ud 7 ülke üzerinde Nil-Fırat arasında, Toros yayı ve bunun
kuzey doğusu olan “MURAT havzası=Aczmendi” ile güneyde Akabe ile
Basra hattı boyunca ÇİZİLMİŞTİR.
Bundan dönmenin HİÇBİR MÜMKÜNÜ YOKTUR. Bu yemindir ve sonuna kadar
ilerletilecektir.

Aynı yeminli protokolde, Türklerin ve Arapların bu havzadan
çıkarılmaları ve sadece “GOYİM” tabiatlı (Öküz de demektir)
Kürtlerin Yahudi ırkının ayak işlerini yapmaları için “Yudaik-
Kürdo” müstemlekesi kurulmasına imza atıldı. Bu protokol
ayrıca “Zero-n” denen gelecekteki torunlarına da YEMİNLİ olarak
iletildi.

Oynanan satrançta, Türk hakanlığının içinde bu unsur korundu.
Wilson’a göre bu unsur “Pontus+Ermenistan+Kürdistan” üçlüsü bir
federe devlet olmalıydı.


İnönü zaten bu planın bir Masonik parçasıydı ve “ABD
mandasını/mandate” HEMEN isteyiverdi. Yani Atatürk de aynı kafadan
olsaydı, bugün Doğu Karadeniz ile Van gölünü tamamen içine alan,
Ermenistan ile birleşik bir ERMENİ dominant, teba olarak da KÜRT
halklarını içeren bir ülke oluşturulacaktı.
Herzl, Ermeni unsurunu istemediğini baştan belli ettiği için,
Wilsan’un Ermeni devleti oluşmadı ve Sevres’de kurulmak
istenen “Kürdistan” da Kazım Karabekir ve Maraş, Urfa, Anteb
milislerince engellendi.


Misakı Milli içinde yer alan “Musul-Kerkük-Erbil-Süleymaniye”
dörtgeni için DAİMA SİYONİZMİN ABD ile yandaşı olan İngiltere
imparatorluğu, sözkonusu bölgeyi işgal etti.
Sinsice Kudüs yöresini “1948’de kurulacak olan” İsrail için
örgütlemeye ve ilk Yahudi göçmenleri oraya toplamaya başladı.

Petrolün değeri o zaman da çok iyi biliniyordu. İşgal ettiği Osmanlı
toprakları üzerinde “Arap aşiret şeyhlerine” göre SALTANATLAR
kurdurdu. Haşimi(Hişam) oğullarına ÜRDÜN’ü, Emeviye soyu olan
Suudilere (Toplam 12 Emevi kabilesinden en kalabalık olanı)
Arabistan’ı ve diğer “PETROL” hassas bölgelerine de (Birleşik Arap
Emirlikleri adıyla bilinen) sultanları atadı. Petrolü olmayan
bölgeleri (Aden/Hadramut, Yemen, Umman vb.) de diğer sultanlıklara
paylaştırdı.

Fransa’nın şiddetli itirazları üzerine ASIL IRAK’tan kopardığı
Suriye eyaletini ve Lübnan denen Hristiyan ağırlıklı devleti de bu
meyanda oluşturdu.


Cetveller kondu ve düzgün sınırlar çizildi. Arapların tamamı
Osmanlı ordusunu arkadan vurdu ve şehitlerin sayısı milyona ulaştı.
Ürdün ve Irak ile Suriye-Lübnan dörtlüsü “MÜSTAKBEL ARZI MEVUT
İÇİNDE yer almak üzere kurulmuş, geçici devletlerdi. ZATEN
GEÇİCİLERDİR…

İngiliz müstemlekeciler sınırları oluştururken, uzanamadıkları
bölgelere doğru bilhassa “GOYİM” denen halkın geri ve miskin
olmalarından yararlanarak, Türk Misakı Millisini Lasuanne’a
götürmemek için “ŞEYH” isyanları tertiplediler.
Bu kuzeyli 17 kadar şeyhlerin tamamı KÜRT(Goyim) idi.
Bunların bir kısmını artık tanıyorsunuz (Yahudi Barzan’lar, Yahudi-
kurdo Saddam vb.Saddam Kürt ve Türkmenlere yapılan tüm
saldırılarında ASLA VE ASLA YAHUDİ MALLARINA DOKUNMAMIŞ ve onları
BUGÜNE KADAR KORUMUŞ idi. Oysa onu Antisiyonist, İsrail düşmanı diye
tanıyorsunuz ;))))


17 KÜRT (Goyim) Aşiret şeyhlikleri oluşturulurken, ana fikir tıpkı
güneydeki gibi SALTANAT devletçikleri kurmaktı. Bunların kimi açık
kimi de gizliydi (Tarafsız bölge devleti, İran’a bırakılon Şii Arap-
Khuzistan devleti vb.)


Bu 17 şeyhliklerden Üçü de Atatürk önderliğindeki TBMM hükümeti topraklarındaydı.


1. Kürt milliyetçiliği-ki şoven aşiretlerin şeyhleri- (Bugün
Hadep-Kadek, PKK vb. diye anlatılan devletçikler)


2. Kürt milliyetçiliği YANINDA SÜNNİ MEZHEB adı altında DİNSEL
MİLLİYETÇİLİK dümeni yaratıldı. (Şeyh Saidi Kürdi) Burada
amaç “KAFİR (!) MUSTAFA KEMAL’E ALTERNATİF DEVLET” idi.


3. Türklerden yandaş bulunması için “Şeyh Saidi Kürdi-2 veya
Saidi Nursi önderliğindeki SİNSİ ve UZUUUN HAREKET! Saidi Kürdi-
Nursi’nin de diğerleri gibi ASIL AMACI, Kerkük ile
aramızda “İSYAN”ları meşrulaştırarak, Türkiye’den koparma
tiynetsizliğiydi.


Böylece üç hareketten birincisi başarılı oldu: Zap suyundan Celal
Talebani topraklarına kadar olan Misakı Milli toprakları “Irak”a
bırakıldı ve Kürt isyanları “MEŞRU” sayıldı. Bu belgeyle Lausanne’a
gidildi.


Buna rağmen Karabekir ve Çakmak ile yapılan kurmay
toplantıda “Kerkük’den vazgeçilmeyeceği” karara bağlandı.
Saidi Kürdi’nin Kürdistan ayaklanması bastırıldığında,
Türkiye’nin “Soykırımcı” olduğu da tescil edilmişti. Lausanne’da bu
gizli gündem veya gizli müeyyide kapalı kapılar arkasında Türk
heyetine dayatıldı.


Üstelik bundan sonraki KÜRT ŞEYHLERİNE iyi muamele yapılması ve
Türkiye BMM’sinde kendilerine “Milletvekilliği” hakkı verilmesi
şart koşuldu.
Atatürk mozayığımızı biliyordu. Kürt Said(Nursi)i meclise çağırdı.
Ama Kürt Said’in tavrı şuydu:
“Ben Kürdistan’ı TÜRK zındık cumhuriyeti içinde düşünmem bile…”
İngilizler ile işbirliği saptandı. (Karabekir anıları)
Tutuklandı. Ve tutuklandığı hücrede kendisine bugün “Nur Külliyatı”
diye bilinen ASLI KÜRT ŞEYHLERİNİN güdümündeki “Sözde alimlerin
hazırladığı” risaletler (adları hiç değiştirilmeden Lem’a=Şualar
gibi) gönderildi.
Hitler’in Mein Kampf yapıtı da HAPİSHANEDE yazılmıştı.
Atatürk’ün NUTUK yapıtı da “Dolmabahçe’de hiç dışarı çıkmayarak
hazırladığı bir eserdir.
Aynısını Saidi Kürdi de yaptı.
Fakat bir iki özgün laf ve dipnot dışında tamamı BAŞKALARININ
eseridir. Risalei Nur BİR KOPYADIR ve edebi ya da bilimsel olarak
beş para etmez bir kopyadır.

Amacı KÜRT bilincindeki bir TARİKATTEN başka bir şey değildir.

Bu tarikat 8’e bölünmüştür ve bunların dördü günümüzde geçerlidir.


1. NEV ASYA (Yeni Asya, Yeni Anadolu) Tarikatı: Amacı İsrail
suyu olarak öngörülen MURAT/GAP havzasını KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ
altında tutmak. Günü gelince GOYİM olmak üzere Büyük Arzı Mev’ud’a
teslim etmek. Bu tarikata son 25 yıl itibariyle Türk alınmıştır. Ama
aslı astarı ŞEYH MEHMET KUTLULAR’IN komutasında olmak üzere
oluşturulmuştur.


2. NEV ASYA’nın eyaletlerinden biri olan ve ASIL KÜRDİSTAN
(ACZMENDİYE) ile birleşmek amacıyla kurulan ACZMENDİLİK denemesi de
Saidi Kürdi’nin vasiyetindendir. Cübbesi, sarığı ve kalın sopasına
kadar “KİTABINDA” sayılmıştır. Ancak beklenen patlamayı
yapamamıştır.


3. 1950’lerde ortaya çıkarılan SAİDİ KÜRDİLİK (Şimdiki adıyla
Süleymancılık) da bir TARİKATTIR ve Takıyyeyi doğru bulmadıkları
için TARİKAT olarak ortaya çıkmışlardır. Tüm dış istihbaratlar
bunları desteklemişlerdir. Ancak bu üçünün kitlelere yaygın
olamayışı yüzünden “Fethullahçılığı” kayda değer bulmuşlardır. Çünkü
Türklerin KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ desteklemedikleri ortaya çıkmıştır.


4. Fethulahçılık başlangıçta “Abdullah Öcalan” gibi “Saf ve
bireysel gösterilmiştir. Fethullah Gülen de “Kürtçülükten rahatsız
olduğu” bahanesiyle diğer hempalarından ayrılmıştır.
Ancak Londra G Cemiyeti şu saptamalara yer vermiştir:


a- Türk ve Kürt etnikler geniş ölçüde birbirlerine
karışmışlardır. Kimi de melezdir veya yansızdır. Yanlı olanlar
arasında Kürt-Türk sorunu oluşturulması ve karşı karşıya
getirilmesi. (Apo’nun varlığının nedenidir)


b- Kürtlerin Türkiye’yi pasif asimile olarak ele geçirme planı:


Aa Türkiye’deki türk nüfusun “doğum kontrolüne özendirilmesine
karşın” Kürt nüfusun sınırsız artırılması için çalışmaların TC
hükümetlerine mas ettirilmesi.

Bb Gecekondu ve kaçak yapılar aracılığıyla Kürtlerin büyük kentlere
kaydırılması. Pilot bölge olan Diyarbakır başarılınca, bu kez
İstanbul’da yeni ve kalabalık ilçeler oluşturulması planına
geçilmiştir. Bugün İstanbul Dünyanın en büyük Kürt Kentidir. İkinci
olarak Diyarbakır ve Üçüncü olarak da Süleymaniye sıralarını
almışlardır.
Türkiye’de “Kürtlük” böylece tescil ettirilmiştir.

Cc Apo’dan önceki dönemde, bizzat Siyonizm güdümlü süper devletler
ve istihbaratlarınca büyük bir karapara akışıyla ve özellikle
SAHİLLERDEKİ ya da Turistik ve eğlence dinlence alanlarındaki tüm
ihalelere el altından para verilmiştir ve sahipleri kürt asıllı
olarak TESCİL edilmiştir. Üç yanı deniz olan Türkiye’de istediğiniz
yere gidiniz ve bir bardak çay içiniz. Biraz muhabbeti
deşiniz “Arkada Kürt patronları” göreceksiniz. İstanbul’un
göbeğindeki çaybahçeleri bile İSTİSNASIZ kürt karaparacılarının
elindedir. Hatta Ülkücü Mafyası da kendilerinin ORTAKLARIDIR. Çünkü
burada yapılan “Birlikte ORTAK uyuşturucu kaçakçılığıdır, menfaatler
birleşmiştir” artık… (Tecrübe konuşuyor)

Dd-Türkiye’de KADROLARIN ele geçirilmesi taşaronu ise FETHULLAH
GÜLEN’E verilmiştir. Tescilli Bilderberg üyesi yani İPEK CÜBBESİ
ile Gülen, tüm idari kadroları (Vali, kaymakam, Emniyet
Müdürlükleri, Hakimler vb.) ve stratejik zirveleri (Harb okulları,
finans kuruluşları, basın-yayın vb.) eline geçirmek için “Masum Işık
evlerinden başlayarak, dersaneciliğe, buradan da kolej ve
Üniversitelere kadar büyük bir ağ oluşturmuştur. Amacı (Kendi
ağzından naklediyorum: “Tedbir(Takıyye) ile 3 kuşak boyunca bu
kadroları yerleştirip, GİZLİ ŞERİAT İHTİLALİ yapmaktır.”


Eğer Türkiye “Şii” devlet olsaydı, ÇOĞUNLUK gereği bu DİN TİCARETİNİ
şia üzerine sergileyecekti. Çoğunluğa uyarak “Sünniliği” takıyye
edinmiştir. Onun mezhepçiliği de sahtedir. Çünkü Şii
ülkelerde “Şiilik ağırlıklı özel okullar” kurmuştur. Hatta
orada “genelde Sünniliğin tekelinde olduğu için ” o okullarda HADİS
bile okutulmamaktadır.


Yatılı bölümlerdeki Atatürk büstü “Yüzüne tükürülmek” için
konmuştur. Atatürk’ün adı ise KÖR DECCAL’dir.
Okullarındaki Türk bayrağının öteki adı ise “Defiu Haced bezidir”
(Tuvalet kağıdı)


Bunları BİLE BİLE tüm hükümetler “OY POTANSİYELİ HESABI” tüm
zamanlarda ve her partiden (DSP’li Hüsamettin Özkan’ı anımsayınız,
Baykal’ın kurmay listesindeki nurcuları ve DYP’nin Tantan gibi
nurcularını anımsayınız)


Harbokulları için “Süpe minili degaje Nurcu sosyetik kızlar ve
mankenler eğitilmiştir. Amaç onları “Harbokulu öğrenci veya
mezunlarıyla evlendirmek”tir.


Matahariler bununla da kalmamıştır. Hiç evlenmemiş olduğunu iddia
eden tüm nurcuların zinacı zevk malzemesi olmuşlardır. (Kurmayların
imtiyazıdır bu, öğrencilere ise harem selamlık yaparlar)