HANS AİBERG'E DÜZENLENEN KOMPLO ve PERDE ARKASI

(Bu Bölüm Bize Gelen Sorular Dolayısıyla Yenilendi)

 

HANS AİBERG SERBEST BIRAKILDI

 

SIYONIZMIN TEPELERINDEN GELEN EMIRLE 

"SIYONIST-FETHULLAHÇI-AKP" KAYNAKLI KARANLIK ODAKLARIN DUZENLEDIGI KOMPLO ILE

ASILSIZ VE GERCEK DISI SUCLAMALARLA TUTUKLANIP, YARGISIZ INFAZA MAHKUM EDILEN:

HANS AIBERG 26 OCAK 2007 TARIHILI  DURUSMADA SERBEST BIRAKILMISTIR.

***

HANS AIBERG'E DUZENLENEN  CIRKIN KOMPLONUN  BIR PARCASI OLAN MEDYA AYAGI:

MASONIK-SIYONIST GUDUMLU MEDYA,

VATAN HAINI FETHULLAHCI MEDYA,

KURDISTAN BOLUCUSU NURCU MEDYA,

BUNLARIN INTERNET UZANTILARI AYAKCILARI,

"IFTIRA, KARALAMA VE HEDEF GOSTERME" KAMPANYASINDA:

"YAKASI ACILMADIK IGRENC IFTIRALARLA"

"GERCEK DISI HABERLERLE"

"PROVAKATIF, KISKIRTICI " YAZILARLA, YAYINLARLA:

HANS AIBERG'I GOZDEN DUSURMEK, KARALAMAK ve HEDEF GOSTERME PLANLARI TERS TEPKI EDIP, GERI TEPIP KENDILERINI VURMUSTUR! 

KENDI PISLIK, IGRENC VE VATAN HAINI YUZLERINI GOSTERMISLERDIR!

HANS AIBERG'I :

KARALAMAK ISTERLERKEN, AGARTMISLAR,

KOTULEMEK ISTERKEN REKLAMINI YAPMISLAR,

HEDEF GOSTERMEK ISTERLERKEN "HANS AIBERG OKURLARININ" ZOR DURUMA DUSEN AIBERG'E YARDIMA KOSMALARINI SAGLAMISLARDIR.

DUNYANIN DORT BIR YANINDAN "HANS AIBERG OKURLARI" KOMPLO HABERINI DUYAR DUYMAZ HANS AIBERG'IN YARDIMINA KOSTU.

ALIN SIZE ORNEK:

BU SATIRLARIN YAZARI, BU WEB SITESININ SAHIBI; SURATINA BILE TUKURULMEYE DEGMIYECEK ASSAGILIK SERSERI OGUZ KAYI:

2 SENEYE YAKIN SURE HANIFLERDEN ve HANS AIBERG'LE YOLLARINI AYIRMISKEN; BU KOMPLO OLAYINI DUYUNCA GERI GELDI VE:

AYLIK 18 BIN ZIYARETCI  VE 160 BIN HIT ALAN OKUMAKTA OLDUGUNUZ WEB SITESINI DUZENLEDI.

DUNYA UZERINE YAYILMIS "HANS AIBERG OKURLARINI" BILGILENDIRIP, ORGANIZE ETMEYE CALISIYOR.

***

GORSEL VE YAZILI YAYINLARDA KISKIRTMALARLA HANS AIBERG'DEN MAHKEMEDE SIKAYETCI BULABILMEK ICIN HUMMALI GAYRET GOSTEREN "VATAN HAINI FETHULLAHCI VE SIYONIST MEDYA" BIR TEK KIMSE BILE BULAMADILAR HANS AIBERG'DEN MAHKEMEDE SIKAYETCI OLMAYA.

ALEME REZIL, MASKARA OLDULAR!

ASSAGILIK, IGRENC ve CIRKIN YUZLERINI GOSTERIP,

TURK KAMUOYUNUN ve AIBERG OKURLARININ TEPKISINI ve NEFRETINI TOPLAYARAK,

YUZLERCE  GONULLUNUN HANS AIBERG LEHINDE SAHITLIK YAPMAK ICIN AVUKATLARA BASVURMUSLARINI SAGLADILAR.

SOZDE MAGDUR OLARAK GOSTERILEREK (VATAN HAINI  FETHULLAHÇI ODAKLAR TARAFINDAN) TEHDITLERLE-KANDIRMALARLA SIKAYETCI GOSTERILMEK ISTENEN KIMSELERDEN HICBIRI SIKAYETCI OLMADI!

AYRICA MAGDUR GOSTERILMEK ISTENENLERIN HEPSI SAHITLIKLERI ESNASINDA MAGDUR OLARAK GOSTERILMELERINI DOGRU BULMAMIS, KENDILERININ GONULLU "SPONSOR" OLDUKLARINI BELIRTTILER!

IKI AYRI DURUSMADA, TOPLAM 40 KUSUR KISI HANS AIBERG VE ESI LEHINE SAHITLIK YAPARKEN, KARSI  SAHITLIK YAPAN HIC KIMSE CIKMADI!!!

BU SAHITLER ARASINDA YURTDISINDAN BILE MASRAF ve ZAMAN KAYBI ENGELLERINE RAGMEN; KISIN ORTASINDA, USENMEDEN, CEKINMEDEN, SADECE MAHKEMEDE SAHIT OLMAK ICIN TURKIYE'YE GIDIP HANS AIBERG LEHINE SAHITLIK EDENLER VARDIR. 

BU 40 KUSUR KISI SADECE AVUKATLAR TARAFINDAN SECILEREK MAHKEMEDE SAHITLIK EDENLERDIR. DAHA FAZLA SAHITLERE AVUKATLAR GEREK DUYMAMISTIR. HANS AIBERG LEHINE GONULLU SAHITLIK YAPMAK ISTEYENLERIN SAYISI 400 UZERINDEDIR!

***

HANS AIBERG'I BUYUK OZVERI ILE SAVUNAN AVUKATLAR:

EMRULLAH ÖZER

BASRİ  TURAN

HANEFİ ALTAŞ

ADNAN KOYLAN

BÜLENT YÜCEL

TEBRİK EDER, KENDILERINE TESEKKURUN OTESINDE, MINNET BORCLU OLDUGUMUZU BELIRTIRIZ. ALLAH HEPSINDEN PEK COK RAZI OLSUN.

***

KAYDA DEGER BIR BASKA AYRINTI ISE:

MASONIK-SIYONIST GUDUMLU MEDYA,  

VATAN HAINI FETHULLAHCI MEDYA, 

NURCU MEDYA VE BUNLARIN INTERNET UZANTILARI AYAKCILARI:

"IFTIRA, KARALAMA VE HEDEF GOSTERME" KAMPANYASINDA,

"YAKASI ACILMADIK IGRENC IFTIRALARLA",

"GERCEK DISI HABERLERLE",

"PROVAKATIF, KISKIRTICI " YAZILARLA, YAYINLARLA,

HANS AIBERG'E DUZENLENEN  CIRKIN KOMPLONUN  BIR PARCASI OLAN BU MEDYA AYAGI:

HANS AIBERG SERBEST BIRAKILINCA ELLERI-DILLERI  VARIP YAZAMADILAR GAZETELERINE, HABER YAPAMADILAR PROGRAMLARINA HANS AIBERG'IN SERBEST BIRAKILISINI!!!

ELLERI KURUYAN EBU LEHEB MISALI SIRRA KADEM BASARAK, KAHR OLUSLARINI SESSIZLIGE GOMULEREK BELLI ETTILER.

YANLIS DUVARI PİSLEMEYE CALISTIKLARINI OGRENDILER!

"UYUYAN DEV KİTLE HANS AIBERG OKURLARINI" UYANDIRDIKLARININ FARKINA VARDILAR!

"UYUYAN DEV KİTLE HANS AIBERG OKURLARININ" UYANIS SESI KARSISINDA KACACAK DELIK ARIYORLAR!

"UYUYAN DEV KİTLE HANS AIBERG OKURLARININ" AYAK SESLERININ KARSISINDA YASAYACAKLARI CARESIZLIGIN ENDISESI ICINDELER!

"UYUYAN DEV KİTLE HANS AIBERG OKURLARININ" TUKURUKLERININ DENIZINDE BOGULUP GIDECEKLERINI ANLADILAR!

KENDILERI ICIN "SONUN BASLANGICI SURECININ" BASLADIINI  COK IYI BILIYORLAR! 

ORNEK OLMADILAR, IBRET OLACAKLARINI COK IYI KAVRAYIP-BELLEDILER! !!

***

TUM BU OLANLARDAN SONRA SOYLENECEK EN GUZEL SOZU TURKSOLU DERGISI KAPAK YAPMIS:

 

Tayyip Ananı da Al Git!

 

      *****

HANS AİBERG'E  ve TÜRK ORDUSUNA KOMPLO DÜZENLİYENLER AYNI ODAKLARDIR!!!

 

 

HANS AİBERG'E DÜZENLENEN  ÇİRKİN KOMPLONUN  BİR PARÇASI OLAN MEDYA AYAĞI:

MASONİK-SİYONİST GÜDÜMLÜ MEDYA,

VATAN HAİNİ FETHULLAHÇI MEDYA,

KÜRDİSTAN BÖLÜCÜSÜ NURCU MEDYA,

BUNLARIN İNTERNET UZANTILARI AYAKÇILARI,

"İFTİRA, KARALAMA VE HEDEF GÖSTERME" KAMPANYASINDA:

"YAKASI AÇILMADIK İĞRENÇ İFTİRALARLA"

"GERÇEK DIŞI HABERLERLE"

"PROVAKATIF, KIŞKIRTICI " YAZILARLA, YAYINLARLA:

HANS AİBERG'İ GÖZDEN DÜŞÜRME, KARALAMA ve HEDEF GÖSTERME PLANLARI TERS TEPKİ EDİP, GERİ TEPİP KENDİLERİNİ VURMUŞTUR! 

KENDİ PİSLİK, İĞRENÇ VE VATAN HAİNİ YÜZLERİNİ GÖSTERMİŞLERDİR!

***

HANS AİBERG'E YAKASI AÇILMADIK İĞRENÇ İFTİRALAR SAVURAN FETHULLAHÇI'LAR AYRICA:

BULDUKLARI HER FIRSATTA TÜRK ORDUSUNA DİL UZATARAK, DEVLETE KARŞI SAVAŞTA KENDİLERİNE ENGEL GÖRDÜKLERİ TÜRK ORDUSUNU YIPRATMAK İSTİYORLAR!!!

FETHULLAHÇI'LAR KENDİLERİNİ KULLANAN SİYONİSTLERDEN DESTEK ALARAK BÖYLESİNE PERVASIZ CESARET GÖSTERMEKTEDİRLER.

***

SİYONİZMİN TEPELERİNDEN GELEN EMİRLE; HANS AİBERG'E  ve TÜRK ORDUSUNA KOMPLO DÜZENLİYENLER AYNI HAİN ODAKLARDIR.

İŞTE KANITI!!!

AŞAĞIDA AYNI ODAKLARIN SOL TARAFTA HANS AİBERG'E İFTİRALARI, SAĞ TARAFTA İSE TÜRK ORDUSUNA KOMPLO AMAÇLI YAZILARI:

 

Sahte profesörün porno arşivi
Türkiye'deki en ilginç dolandırıcılık skandallarından birine imza atan Bülent Ayberk, kurbanlarından topladığı paralarla porno arşivi kurduğu ortaya çıktı.

Profesör Hans von Aiberg, ya da gerçek ismiyle Elazığlı lise mezunu Bülent Ayberk, din ile bilimi buluşturduğunu iddia ettiği "Arz'dan Arşa" kitaplarıyla üne kavuşmuştu bir zamanlar. Yıllar sonra gerçek yüzünü ortaya çıkaran polis operasyonuyla, haziran ayında eşiyle birlikte tutuklanarak hapse atıldı. İkisi tutuklu 7 kişilik Aiberg şebekesi, "Teşekkül oluşturmak suretiyle bilişim yolunu kullanarak, İslam dinini istismar edip nitelikli dolandırıcılık yapmakla" suçlanmıştı. Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı, aylar süren inceleme ve araştırmalar sonrasında iddianameyi tamamlayarak geçtiğimiz hafta davayı açtı. Yani, yüzlerce kişiyi dolandıran sahte profesör ve şebekesi, yakında hâkim karşısına çıkacak.

59 yaşındaki Bülent Ayberk'in maskesini düşüren Zig-zag Operasyonu'nda 8'i dizüstü olmak üzere toplam 10 bilgisayara ele konmuş, sahte profesörün evinde 80 porno CD bulunduğu basına yansımıştı. Haziran ayında el konan bilgisayarların bir buçuk yıllık kayıtlarının incelenmesi sonucu ise şebekenin çok daha kapsamlı bir 'arşivi' olduğu ortaya çıktı. İncelemelerde, içinde çocuk ve hayvan pornosunun da bulunduğu 1000'den fazla sapık görüntü ortaya çıkarıldı. Bunlar arasında eşcinsel porno görüntüleri ve iğrenç çizgi filmler de var. Ancak bu görüntüler 'Aiberg İddianamesi'ne dâhil edilmedi; çünkü şebekenin bu görüntüleri internette yaydığı bir türlü kanıtlanamadı.

 

 

***

“http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=466564”

 

 

09.03.2007

 

Gazetecilerin fişlenmesine tepki yağdı
28 Şubat sürecinde bazı gazetecilerin mağdur olmasına yol açan 'andıç' uygulamasının sürdüğü ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı'nın medya kuruluşlarına ilişkin hazırladığı 'güvenilirlik değerlendirmesi raporu' basına sızdı.

Nokta dergisinin yayınladığı belge, Kasım 2006 tarihini taşıyor. Rapora göre Genelkurmay, basın-yayın organları ile gazetecileri 'TSK yanlısı' ve 'TSK karşıtı' olarak sınıflandırıyor. Silahlı Kuvvetler'i ilgilendiren haberlerin 'olumlu' ya da 'olumsuz' oluşuna göre gazetelere 'artı' ve 'eksi' notlar veriliyor.

'TSK karşıtı' olarak nitelendirilen basın mensupları ve gazeteci örgütleri ise andıça sert tepki gösterdi. Gazeteciler Cemiyeti, raporun demokrasi adına üzüntü verici olduğunu belirtirken, Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, konuya ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi: "Genelkurmay Başkanlığı yıllardır dikkat çekmeye çalıştığımız yanlış uygulamadan maalesef dönmedi. Genelkurmay'ın veya başka kurumun hangi basın kurumuna akreditasyon kapısını açacağı, hangisine kapatacağı gibi bir kararı, o basın kurumunun içeriğini puanlayarak vermesi yanlıştır, keyfiliğe kapı açar."

***

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=510838

 

 

***

Sahte profesörün porno arşivi


Türkiye’deki en ilginç dolandırıcılık skandallarından birine imza atan Bülent Ayberk'in kurbanlarından topladığı paralarla porno arşivi kurduğu ortaya çıktı.

59 yaşındaki Bülent Ayberk’in maskesini düşüren Zig-zag Operasyonu’nda 8’i dizüstü olmak üzere toplam 10 bilgisayara ele konmuş, sahte profesörün evinde 80 porno CD bulunduğu basına yansımıştı. Haziran ayında el konan bilgisayarların bir buçuk yıllık kayıtlarının incelenmesi sonucu ise şebekenin çok daha kapsamlı bir ‘arşivi’ olduğu ortaya çıktı. İncelemelerde, içinde çocuk ve hayvan pornosunun da bulunduğu 1000’den fazla sapık görüntü ortaya çıkarıldı. Bunlar arasında eşcinsel porno görüntüleri ve iğrenç çizgi filmler de var. Ancak bu görüntüler ‘Aiberg İddianamesi’ne dâhil edilmedi; çünkü şebekenin bu görüntüleri internette yaydığı bir türlü kanıtlanamadı.

***

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=26089

Arzdan arşa yalan kulesi


25 yıldır kendini din âlimi, UFO ve fal uzmanı, Kültür Bakanı danışmanı, gazeteci ve NASA görevlisi olarak sunan Bülent Ayberk, Balıkesir’de tutuklandı.

‘Danimarka dilinde adım Hansen vċn Ĉiberg’dir. Ama Faroyar diliyle Hansen Aiberg von Heiberg denir. Türk ve Müslüman olduktan sonra kitap yazınca daha kolay okunsun diye Hans Ayberg yaptık. Vaftiz ismim Peter, orta ismim de Edström. Bunları hiç kullanmadım. Son zamanlarda Hunnes Ayberk yapayım diyordum. Çok isim taktılar bana, Bülent filan dediler. Alman mıyım, Danimarkalı mı, yoksa Malatyalı mı ben de bilmiyorum artık…”

8 Haziran 2006 tarihinde Balıkesir’de eşi Mesude ve 4 kişi ile birlikte gözaltına alınan Bülent Ayberk’i sorgulayan polis, yukarıdakine benzer bir isim listesiyle karşılaştı. Polis, bir zamanların meşhur Hans von Aiberg’inin ortalıkta görünmediği on yıl boyunca internette Hacı, Hacı Ali, Darwin, İznogoud ve daha bir dizi isimle faaliyet gösterdiğini gördü. 10 yıldır zaman gezgini Jana’nın maaşı ve Ayberk’in okuttuğu altı öğrencinin bursları için para gönderen onlarca ‘Hanif dini mensubu’nun nasıl aldatılmış olduğunu da…

***

 

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=24542

 

 

Bir andıç skandalı ve basının içyüzü

 

 

Kendi toplumundan bu denli çekinen, kendi itibarını ülkenin itibarından üstte tutan, özgür ve farklı düşünceyi “tehlike” ilan eden bir askerî yapı, daha doğrusu bir askerî zihniyet olabilir mi?.. Genelkurmay’ın basın hakkındaki ‘andıç’ı, akredite olmayan gazete ve gazetecileri terörist eylemci ya da eylemcinin lojistik destekçisi gibi tanımlıyor ve itibarlarının düşürülmesini hedefliyor… Açıkçası ortada bir suç var. Ama bunun hesabını soramıyorsanız, bilin ki gerçek anlamda bir askeri vesayet sisteminde yaşıyorsunuz demektir…

Genelkurmay Başkanlığı’nın basın hakkındaki “andıç”ı gündeme bomba gibi düştü. Andıç, bir eylem planı ve bu plana yönelik genel bir değerlendirmeden oluşuyor.

Bu plana göre askerî otorite, Türkiye’deki basın kuruluşlarını dost ve düşman olarak, güvenilir ve güvenilmez olarak ikiye ayırıyor. Dost kuvvetleri bile içine sızmış “düşmanlar”ı bulup çıkarabilmek için yakından takip ediyor. Tespit ettiklerini hemen “güvenilmezler” listesine dahil ediyor.

Bunu yapabilmek için günlük gazeteleri, televizyon ve dergileri, bünyesindeki basın dairesi çerçevesinde satır satır takip ediyor.

Haber ve yorumları TSK karşıtı ve TSK yandaşı olarak ikiye ayırıyor.

Bununla da yetinmiyor yayın politikalarını, yazarların eğilimlerini resmî politikalara yakın ve uzak, dost ve düşman olarak tanımlıyor…

***

 

 

 

 

 

 

http://aksiyon.com.tr/detay.php?id=26927

 

 

AHMET HAKAN

SABAH Gazetesi

Huzur arıyorum!

***

Ama beni "kopartan" asıl mesaj şu oldu: "Selam! Ben Dabbetül Arz Hans Von Airberg'in eşiyim. Sizi de protestan İslam tarikatında görmek isteriz. Bizim medyadaki kalemşorumuz olun. Size istediğiniz kadar para!"
İşte bu mesaj, bana öldürücü darbeyi vurdu: Bir yandan "Yahu bu kadar salak bir görüntü mü çiziyorum" diye hayıflandım, bir yandan da bu arsızlıkta sınır tanımayan "sıcak para" vaadinin şaşkınlığını yaşadım.
"Ben ne yaptım kader sana" şarkısını terennüm ederken birden mesajdaki isme dikkat kesiliverdim.

***

Hans Von Airberg! "Ben bu ismi bir yerlerden anımsıyorum" dedim ve tam 20 yıl öncesine gittim. 80'lerin başında "Abi, şu İslamcı gençler acayip okuyor" kanaatinin yaygın bir şekilde gündeme geldiği ve "Ben hem Kur'an'ı, hem de Kapital'i okurum" diye hava basan yeni yetme İslamcı gençlerin türediği bir dönem vardır, işte o günlere gittim.
Her zaman takıldığımız kitapçının vitrinini işte bu Hans Von Airberg'in kitapları süslerdi. "Arzdan Arşa" başlığını taşıyan Airberg kitaplarının gücü, yazarının kimliğinde gizliydi: Fizik, kimya, uzay bilimleri, matematik gibi tüm bilimleri sular seller gibi bilen, NASA'dan emekli Danimarkalı atom fizikçisi Airberg!
Profesör Airberg, bilimin ışığında Allah'ı bulmuş, İslam'ı seçmiş ve şimdi yazdığı kitaplarla tüm dünyayı etkilemeye çalışıyor!
Hakkında bildiğim bundan ibaretti. Benim gibi fizik, kimya, uzay bilimleri gibi alanlara zerre kadar ilgi duymayan ve "İslam'da huzuru bulanlar" haberlerine her zaman kuşkuyla yaklaşan biri için o kitapların bir albenisi yoktu yani.
Derken bir gün, yıllar sonra.. Bir özel televizyon kanalında bilumum korkutucu efektin eşliğinde "Kendisini NASA'dan emekli Danimarkalı atom fizikçisi Hans olarak tanıtan adamın maskesini düşürüyoruz! İlkokul mezunu Malatyalı Bülent Ayberk, nasıl Danimarkalı atom fizikçisi Hans Von Airberg oldu! Az sonra!" diye bir tanıtım görmeyeyim mi? Merakla izledim haberi. Meğer adamımız, Danimarka, Hans ve NASA gibi anahtar sözcüklerle bilimsel gücünü artırmaya çalışan, amatör ama buna mukabil uyanık Malatyalı bir bilim kurgu yazarı değil miymiş!

 

http://www.sabah.com.tr/2004/07/27/yaz33-10-117.html

 

***

İslamcı etkileme sanatı

Ahmet HAKAN


***

Bu öyle bir aşağılık kompleksidir ki, uyanık bir Erzincanlı tam 20 yıldır, bu kompleksin doğurduğu imkanlardan yararlanarak pasta yemektedir.

Evet, Erzincanlı Bülent Ayberk’ten söz ediyoruz.

Yani namı diğer Alman asıllı İskandinav Hans Von Aiberg’den.

Adam tam 25 yıl önce girdi camianın içine.

Kendisini sonradan Müslümanlığı seçmiş bir uzay bilimleri profesörü, yıllarını NASA’da geçirmiş bir atom mühendisi, bilgisayar bilmem nesi falan diye tanıttı.

Ve olanlar oldu!

İslamcı yayınevleri kitaplarını bastı, etrafında küçük de olsa bir grup buldu, müritleri oldu, kısacası bir Hans Von Aiberg rüzgarı esti.

Yıllarca bu işten ekmek yedi Von Aiberg, pardon Erzincanlı Bülent.

Neyse ki bir gün geldi, bunun foyası ortaya çıktı.

Bu sefer de, "Biz bu adamın sahtekar olduğunu biliyorduk" diyenler ortaya çıktı.

Tabii ki vaktiyle neden konuşmadıklarını açıklayamadılar.

Sonra bizim "yetenekli Bülent", Yaşar Nuri Hoca’yı falan kafaladı, televizyonlara bile çıktı.

Çoktandır ortalarda görünmüyordu.

Geçen hafta yapılan bir polis operasyonuyla ortaya çıktı ki, bizim Hans, bu sefer internet üzerinden örgütlenmiş. Balıkesir’e yerleşmiş, etrafına yine bayağı adam toplamış.

Bu haberi okurken acı acı gülümsedim ve içimden "Ömrüne bereket be Bülent" diye geçirdim.

***

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=4564391

 

 

 

***

 

 

 

AHMET HAKAN

Ahmet HAKAN

12 Mart 2007

İyi bir cumhurbaşkanı için 20 temel nitelik


BİR: Hükümet ile sürekli çatışmalıdır.

İKİ: Yasaları veto etmeyi "milli spor", iktidarın atadığı bürokratlara vize vermemeyi "ulusal savaşım" saymalıdır.


ÜÇ: Ülkesine Nobel ödülü kazandırmış yazara bir kutlama telgrafını bile çok görmelidir...

DÖRT: Liberallerden uzak durmalı, sosyalistlere mesafe koymalı, milliyetçilerden kuşku duymalı, dindarları adam yerine bile koymamalıdır.

BEŞ: Kürt sorunundan laiklik sorununa her konuda MİT’in çizgisinin bile gerisinde kalmalıdır.

ALTI: Dört tarafımız düşmanla çevrili paranoyasını olaylara bakışta temel kalkış noktası kabul etmelidir.

YEDİ: Çok sesli medyayı, "ihanete prim veren medya" olarak algılamalıdır.

SEKİZ: Köşk’ten dışarı çıkmamalıdır. Çıktığında ise hükümete savaş açan tartışmalı bir televizyon kanalının gecesine katılmayı tercih etmelidir.

DOKUZ: Gerektiğinde konuk başbakanın yanında kendi ülkesinin bakanını azarlamaktan çekinmemelidir.

ON: Cumhuriyet gazetesi okumalı, Kanaltürk seyretmelidir. En beğendiği şovmen Cüneyt Arcayürek olmalıdır... Başka yayın organlarına ise sürekli yan gözle bakmalıdır.

ON BİR: "Öz Türkçe" sevdası, Nurullah Ataç’ı bile mumla aratacak denli gelişmiş olmalıdır.

ON İKİ: Anayasa Mahkemesi üyeliği ya da YÖK gibi anayasal kurumlara atadığı üyelerin "Kayıtlı CHP üyesi" olmalarına dikkat etmelidir.

ON ÜÇ: Hoşuna gitmeyen bir hükümet görev başındayken erken seçim talep etmesini bilmelidir.

ON DÖRT: Ülkedeki muhalefet boşluğunu görüp, veto yetkisini kılıç gibi kullanarak ana muhalefet lideri gibi davranmalıdır.

ON BEŞ: İyi bir atıcı olmalıdır. Anayasa kitapçığını fırlatması gerektiğinde hedefi şaşırmamalıdır.

ON ALTI: Sadece "CHP eksenini" kucaklayarak, "70 milyon"u kucakladığını düşünmeli, geri kalanları "70 milyon"un içinde saymamalıdır.

ON YEDİ: Menemen yemekten özenle kaçınmalıdır.

ON SEKİZ: Devlet protokolünün iki numaralı ismi ile tokalaşırken yüzünü buruşturmayı asla ihmal etmemelidir.

ON DOKUZ: Atanmasına onay vereceği bürokrat hakkında apartman kapıcısından bilgi almalıdır.

YİRMİ: Ankara’yı çok seven, İstanbul’un hay huyundan kaçan bir devlet memuru kimliğine sahip olmalıdır.

YENi ANDIÇ iÇiN MiNiK BiR KATKI

EY andıç hazırlamayı marifet bilen sevgili komutanlarımız ve bürokratlarımız...

Biliyorum, ne dersek diyelim, bu alışkanlığınızı bozmayacaksınız...

Öyleyse gelin, hiç olmazsa "racona uygun andıç" hazırlayın.

Mesela...

Hazırlayacağınız yeni andıçlarda, "A Gazetesi: 123 olumlu haber, 67 olumsuz haber... Sınıfı geçti..." ya da "B gazetesi: 134 olumsuz haber, 75 olumlu haber... Sınıfta kaldı" tarzında değerlendirmelerde bulunmayın.

Çünkü böyle bir tasnif, habercilik denilen eylemin doğasına aykırıdır.

Bir haber "olumlu" ya da "olumsuz" olarak nitelenemez.

Eğer ille de bir nitelemede bulunacaksanız, "olumlu" yerine "doğru", "olumsuz" yerine ise "yalan" nitelemesini devreye sokun...

Yani yönteminiz şu olsun:

Habere bakarsınız, aleyhte bile olsa "doğru" ise tamamdır... Yine habere bakarsanız, lehte bile olsa "yalan" ise tamam değildir.

 

 


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6106776.asp?yazarid=131&gid=6

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

'Hans Van Aiberg' tutuklandı

Balıkesir Emniyet Müdürlüğü'nce düzenlenen operasyonda, "İslam dinini kullanarak para topladıkları" iddiasıyla gözaltına alınan 6 zanlıdan 2'si tutuklandı.

 
"Hans Van Aiberg" olarak tanıtan Bülent A. "Hanif İslam öğretisi" adı altında internette propaganda yapıyordu.
Balıkesir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile İstihbarat şubelerinin, bir ihbar üzerine yaptıkları istihbarat çalışmaları sonucunda, Balıkesir, Bursa ve Balıkesir'de "Zig- Zag" adıyla eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda yakalanan Bülent ve eşi Mesude Ayberk'in de aralarında bulunduğu 6 zanlı, sorgulamalarının ardından sevk edildikleri adliyede, Cumhuriyet Savcısı'na ifade verdikten sonra nöbetçi mahkemeye çıkarıldı.

***

 

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2006/haziran/09/8890.html

Andıç'a en sert çıkış

Andiç''a en sert çikis

Gazetecileri 'TSK yanlısı-karşıtı' olarak ikiye ayıran yeni andıça sert tepkiler geldi. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, haber için kimin görevlendirileceğine “gazeteciyi çalıştıran kurum karar verir” dedi. Genelkurmay da olayla ilgi soruşturma başlattı

***

http://www.yenisafak.com.tr/gundem/?t=09.03.2007&q=1&c=1&i=33916&Andiça/en/sert/çikis

 

 

 

 

Nihat Genç'ten Aiberg yorumu!

30 senedir ortaya bir çıkıp bir kaybolan ama çıktı mı inanılması güç zirvelere de tırmandığı hayretle müşahede edilen Hans von Aiberg, asıl adıyla Bülent Ayberk, Balıkesir'deki operasyonla yakalandı.

Özal ailesinin yakın çevresine giren, Kültür Bakanlığında danışmanlık yapan, gazetelerde köşe yazarlığı yapıp yazı dizileri yayımlayan, Yaşar Nuri Öztürk'le TV programına dahi çıkan Han von Aiberg, yıllar sonra, internet üzerinden geniş bir müirt kitlesine erişince, polis harekete geçti.

Kendisini İskandinav - alman kırması, sonradan Müslmanlığı seçmiş profesör olarak başarıyla tanıtan Aiberg, 1980li yıllarda İslamcı gençlikten büyük hayran kitlesine de ulaşmıştı. İslamcıların bilimsel ezikliğini büyük beceriyle sömüren sahte profesör, defalarca ifşa edilmesine rağmen Altınoluk'ta internet üzerinden faaliyetlerini sürdürürken tespit edildi.

İnternet üzerinde Hanif İslam takma adıyla tarikat kuran ve çok sayıda web sitesi açtıran Bülent Ayberk, Balıkesir Üiversitesinde öğretim görevlisi eşiyle birlikte lüks içinde yaşarken bulundu.

Hans von Aiberg kültü üzerine, Memleket Hikayeleri kitabında en güzel yazılardan birini yazan, Aiberg olayını trajik ve komik gerçekliği içinde ortaya koyan Nihat Genç'e Aiberg Vakasını sorduk. İşte, Nİhat Genç'in Hans von Aiberg vakası hakında 8sutun'a yorumu...

NİHAT GENÇ:

"BU ADAM BU TOPRAKLARDA KANDIRABİLECEĞİ İNSANLAR BULDU. NE DİYELİM?"

Türk sağını, 1980lerde gelişmekte olan Müslüman gençliği "uzaydan geldi, kainattan ışınlandı, dünyanın sırrı" gibi şizofren tezlerle tavlamış, büyük şöhret yapmış, hattâ kültür bakanlığında danışman olarak çalışmış, hattâ büyük sağ gazetelerde tefrikalar yapmıştı. Bir gün sanıyorum Tercüman gazetesinde Taha Akyol bu adamın diplomalarını merak eip sormuş, Almanya'daki bütün büyük üniversiteler tarandıktan sonra boş çıkmış ve Taha Akyol da bunun profesör olmadığına karar verip tefrikayı sona erdirmişti. İslamcı gençliK içinde şöhreti fazlaca olan, bir zaman sonraysa dalga geçilen ama hâlâ kendisinin manyak teorilerine inanacak insanlar bulan bir adam bu. Artık ne diyeyim, bir ucube mi diyeyim, yoksa hâlâ böyle konuşuyoruz diye mahkemelere mi gideriz yine? Sonra bunun Antepli Süleyman olduğu anlaşıldı, şimdi de Suriyeli mi ne çıkmış, bizi ilgilendiren tarafı şu: Bu adam bu topraklarda kandırabileceği insanlar ve yayınlar buldu, bu adam bu topraklarda kandırabileceği okuyucular buldu, kitapları İslamcı kitapçılarda satıldı. Daha ne diyelim?

http://www.8sutun.com/node/14930

İşte "Andıç"ın gazeteciler listesi!

28 Şubat'ın 10. yıldönümünde Genelkurmay'ın "andıç"ı da yenilendi. Nokta dergisiin haberine göre yei "andıç"ta gazeteciler arasında "güvenilir" - "güvenilmez" tasinfi yapan TSK, ulusalcı görüşleriyle tanınan Tuncay Özkan, Cüneyt Arcayürek, ve eski bir asker olan Erol Mütercimler'i de "güvenilmez"ler arasına koydu.

İşte TSK'nın yeni listesi...

Andıç'ın TSK karşıtı yazarları

 
İŞTE TÜM AYRINTILAR!
YENİ

ANDIÇ'IN

TÜM

AYRINTILARI

Mehmet Ali Birand, Cüneyt ülsever, Hadi Uluengin,Ece Temelkuran, Çetin Altan, Hasan Cemal, Can Dündar, Nuray Mert, Yıldırım Türker, Murat Belge, Hasan Celal Güzel, Soli Özel, Ergun Babahan, Umur Talu Mehmet Altan, Engin Ardıç, Faruk Mangırcı, Ömer Lütfi Mete, Oral Çalışlar, Hikmet Çetinkaya, Alişan Satılmış,Tuncay Özkan, Erol Mütercimler, Lale Sarıibrahimoğlu, Derya Sazak, Taha Akyol, Nazlı Ilıcak, Ufuk Güldemir, şakir Süter, Güngör Mengi,Bilal Çetin, Ruhat Mengi, Okay Gönensin ve Nihat Genç

Andıç'ın TSK yanlısı yazarları

Ertuğrul Özkök, Özdemir İnce, Fatih Çekirge, Bekir Coşkun, Mehmet Y.Yılmaz, Fikret Bila, Melih Aşık, Semih İdiz, Doğan Haper, Güneri Civaoğlu, Nail Güreli, Yasamein Çongar, Güngör Uras, Güler Kazmacı, Yazgülü Ladoğan, Hakan Çevik, Kurtul, Altuğ Saygı Öztürk, Mehmet Türker, Rahmi Turan, Hüseyin Avuç, Ali Öztürk, Fatih Altaylı, Erdal Şafak, Aslı Aydıntaşbaş, Muharrem Sarıkaya, Hakkı Yalçın, İlker Sarıer, Mehmet Çetingüleç Serdar Turgut, İsmail Küçkkaya, Güler Kömürcü, Ali Saydam,Servet Kabaklı, Sırrı Yüksel Cebeci, Deniz Ülke Arıboğan, Deniz Som, Ali Sirmen, Emk. Tüm General Doğu Silahçıoğlu, İlhan Selçuk, Yılmaz Öztuna, Nuri Elibol,Fuat Bol, İsmet Giritili, Taylan Sorgun, Yıldıray Çiçek, Nejdet B. Sıvaslı, Ali Öncü, Orhan Karataş, Sadi Somuncuoğlu, Hayri Köklü, Altemur Kılıç, Yavuz Selim Demirağ, Altan Öymen, Behiç Kılıç

***

http://www.8sutun.com/node/29303

 

.Dördüncü Kuvvet Medya

DİN-İMAN TARİKAT, PARA-PUL SİYASET!
07.02.2006
TUNCER BAHÇİVAN


Koskoca Prof Dr. Yaşar Nuri Öztürk bile kendine “din alimiyim” diyen bir sahtekarla Flash tv de günlerce program yaptı da anlamadı.

Hans Von Ayberg nam-ı diğer gazeteciliğin yüzkarası Bülent Ayberk. Bülent’i yaratan da 1980 li yıllarda Günaydın Gazetesi yöneticileri. Saçını boyadılar, tel çerçeveli gözlükle bir de resmini bastı, adını da “Danimarkalı ünlü yazar Prf. Dr. Hans Von Ayberg” koyup köşe yazarı yaptılar. Bülent bu isimle fal büyü dedikodu yazacaktı. Bu adla meşhur olduktan sonra dini mevzulara girdi çok sayıda kitap yazdı. Kendi haremini yarattı, İnternet siteleri yaptı köşeyi bir kaç kez döndü.

İşin tuhaf yanı; Bülent’in foyası meydana çıktığı resimleri basıldığı halde hiç pozisyon kaybetmedi. Din iman mevzuunda ağzı çok iyi laf yapan, eli iyi kalem tutan “Ayberg” halen faaliyette. Koca İslam büyüğü Prof Yaşar Nuri’yi bile kandırmakla ününe ün kattı üstelik.. Ben çok önemli bir güvenlik kurumunda çalışan “Harbiye mezunu” binbaşının bile Von Ayberg’in hayranı olduğunu gördüm. Ayni kişi Cüppeli Ahmet’in de müridiydi üstelik!Neyse ki emekli edildi

Anlayacağınız din iman yoluyla tarikat kurar, zengin olur, siyaset yapar Başbakan bile olursunuz. Yüce halkımızın gözünün içine baka baka yamuk yapsanız asla görmezler. Ağırlığınızca altın götürün, Versace don giyin, arazileri götürün vilları dikin paraları un gibi akıtın görmezler. Hatta film şirketi kurar Hollywood’la ortak film çevirir ülkede gişe rekoru kırar, köşeyi döner döner vadinizde bir de takla atarsınız.

Bu muhteşem halk kaliteye asla prim vermez. Ben umudumu kestim. Televizyonları izleyin halkımızın neleri ratinglediğini görün. Peki halk kendinden mi böyle oldu, yoksa onu böyle mi yaptılar? Diye sorarsanız o da ayrı bir münazara, hatta uluslararası panel konusu.

--------------------------
Tuncer Bahçivan

 

http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=5763

 

Dördüncü Kuvvet Medya

 
 
 
GÜNLÜĞÜN KODLARI
 
ŞAMİL TAYYAR

İki yıl önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan emekli Oramiral Özden Örnek Paşa’ya ait olduğu öne sürülen günlükle ilgili tartışmalar sürüyor. Özden Paşa, günlükle ilgili çok önemli ipuçları verdi ama hala karanlıkta kalan bazı noktalar var. Bu yazımda günlüğün kodlarını çözmeye çalışacağız.
 
GENELKURMAY'IN RAPORU TÜRKİYE'Yİ SİYAH-BEYAZ GÖRÜYOR
DR. MURAT YILMAZ (*)

Nokta dergisinin gündeme getirdiği raporda adı geçenlerin dışında, bu rapora dahi alınmayan zaten dışlanmış ve "TSK karşıtı" olarak görülen gazeteler söz konusu. Kim bilir onlar hakkında neler yazıldı?
ENGİN ANDINÇ!
 
TAMER KORKMAZ/ BİR YORUM

"Kambersiz düğün olmaz" demişler: Andıç Paşa'mız Yirmi Sekiz Şubat'ın onuncu yıldönümünü birkaç gün gecikme ile de olsa kutladı. Genelkurmay'da hazırlanan yeni andıç "akredite ol gel bana, börekler açarım sana" kıvamında gezegenimize bir kere daha isabet etmiş oldu.
13.03.2007  

 

 

 

 

 

 

 

http://www.dorduncukuvvetmedya.com/categories.php?op=newindex&catid=18

 

 

 

Kuran ve bilim

İSMİ Hans van Aiber; İskandinav asıllı Alman teorik fizikçi; Freiburg ve Kopenhag üniversitelerinde 'evrenbilim' eğitimi görmüş. Amerikan Uzay Araştırmaları Merkezi NASA'da uzman olarak çalışmış.
Kozmolojiye meraklı olduğu için, Kuran'ı da incelemiş. Kuran'da pek çok modern bilim teorisinin ipuçlarını bulunca, kendi internet sitesinde yazdığına göre, "Müslüman ve milliyet olarak Türk olmayı" seçmiş.
Ve, "tamamen Kuran hedeflerine dayanan" bilim teorileri geliştirmiş; dünya hayran olmuş kendisine, hatta "uydu-roket, astrofizik ve nükleer fizik dallarında uluslararası üç ödül" almış... Falan, filan...
Polis önceki gün bu adamı gözaltına aldı. Çünkü söylediklerinin hepsi yalan; üstelik bu yalanlarla saf insanları kandırarak muazzam bir servet kazanmış!

Yirmi yıllık yalan
1987 yılıydı galiba. Tercüman gazetesinin Genel Yayın Müdürü'yüm. Gazetede ciddiyetine güvendiğim bir arkadaş bu "Hans van Aiber"le görüşmüş. Türkçeyi sonradan öğrenen bir Alman gibi konuşuyormuş, sarı saçlarıyla da tam bir Alman! Tayini çıkmış, yakında İstanbul Fen Fakültesi'nde ders verecek; belgelerini de göstermiş! Tercüman'da "Bilim ve İslam" konusunda bir haftalık dizi yazmak istiyor.
Belgeleri de görünce inandım. Gazeteye anons koyduk: "Müslüman Alman Fizikçi Aiber'in kaleminden..."
Sabah vakti rahmetli Prof. Ayhan Songar'dan bir telefon:
"Yahu bu adam şarlatan! Hepsi yalan!.."
Araştırdım, gerçekten, baştan aşağıya yalan! Saçını ve kaşlarını sarıya boyamış, ağzını eğip büküp Alman gibi konuşan bir şarlatan! Hemen ertesi gün gazeteye açıklama koyduk, okuyucudan özür diledik.
Aradan yirmi yıl geçti; aynı yalanlar! O zaman da "Hans..." adını kullanıyor, "Türklüğü ve Müslümanlığı seçmiş bir Alman fizikçi" olduğunu söylüyor, aynı teorik zırvalardan bahsediyordu.

Gizli ilimler!
İşin prensibi bu tekil vakadan daha önemli: Dinle ilgili veya falcılık gibi dinle ilgisiz olsun, "gizli ilimler" pek çoğumuzun ilgisini çekiyor ve şarlatanlara servet kazandırıyor!
Batılıların "occultism" dediği şey...
Bunun dini ilimlerle de modern bilimle de hiçbir ilgisi yoktur.
Bu şarlatan, mesela, yoğun bir şekilde "cifr" işlemi yapıyor: Kuran'daki veya başka metinlerdeki harf ve rakamlardan "gizli manalar"ı çözme işlemi... Dinle de bilimle de ilgisi olmayan, olsa olsa 'sanat' diyebileceğimiz bir yakıştırma... Ama "esrarengizliğin" cazibesine sahip

***

http://www.milliyet.com/2006/06/10/yazar/akyol.html

 

Genelkurmay'ın akreditasyon listesi

Nokta, Genelkurmay Başkanlığı'nda basın kuruluşlarına ilişkin değerlendirmeleri içeren yazışmaları kapak yaptı. Habere göre bazı basın kuruluşlarını 'güvenilir' bulmayan Genelkurmay, akreditasyon listesini yeniden düzenledi

 
ANKARA Milliyet

Nokta dergisi, bugün yayımlanan sayısında Genelkurmay Başkanlığı'nda basın kuruluşlarına ilişkin olarak yapılan değerlendirmeleri içeren yazışmaları içeren dosyayı kapak yaptı.
"28 Şubat'tan 10 yıl sonra Genelkurmay'dan yeni andıç" adı altında yayımlanan dosyaya göre, Genelkurmay Başkanlığı'nda medya gruplarına, gazete ve televizyonlara ilişkin genel değerlendirmeler ve akreditasyon uygulaması konusundaki görüşler yer aldı.
Dosya kapsamında yayımlanan "Akredite Basın ve Yayın Organları Yeniden Değerlendirmesi" konulu 3 sayfalık andıçta, "Bazılarının güvenilir olduğu, bazılarının güvenilir olmadığı sonucundan hareketle güvenilir basın-yayın kuruluşlarının yer aldığı bir 'Akreditasyon Listesi' oluşturulmuştur" ifadesi kullanıldı.
Nokta'nın haberine göre, "akreditasyon" sözcüğünün etimolojik kökeni üzerinde de durulan bu belgede, uygulamanın temeli şöyle anlatıldı:
"1997 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından basın-yayın kuruluşlarının 'güvenilirlik' denetimine tabi tutulmasına başlanmasıyla (...) güvenilirlik düzeyi düşük basın-yayın kuruluşlarının TSK bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlere katılımı kısıtlanmıştır. Böylelikle, TSK'nın basın faaliyetlerinin; bölücü ve yıkıcı akımlara destek veren basın kuruluşları mensuplarının provokasyon ve kamuoyunu kasıtlı olarak yanlış bilgilendirme girişimlerinden korunması ile bunların askeri bölge, birlik ve tesislere girerek istihbarat elde etmeleri ve bunu bölücü-yıkıcı unsurlara iletmeleri ve askeri birlik, tesis, malzeme ve personele zarar vermelerinin engellenmesi amaçlanmıştır."
Dergideki dosyada, "Kasım 2006 tarihini taşıyan" bu andıçta "akreditasyon uygulamasının 10. yılında yapılan" değerlendirmenin ardından şu ifadelerin kullanıldığı belirtildi:
"TSK'nın kamuoyundaki imajını ve toplumdaki itibarını zedeleyici, bu imaj ve itibarı herhangi bir siyasi ve ekonomik saikle istismar edici yayın yapan ve TSK'yı herhangi bir siyasi veya ekonomik rant mücadelesinin tarafıymış yahut taraflardan birini destekliyormuş şeklinde gösteren basın kuruluşlarının akreditasyonlarının iptal edilmesinin de tutarlı ve kararlı bir uygulamanın gereklerinden olduğu düşünülebilir."

***

http://www.milliyet.com/2007/03/08/siyaset/axsiy03.html

 

 

Sanal şeyh yakalandı

Coşkun YAMAN- Ahmet ERTAN/EDREMİT (Balıkesir), (DHA)

 Kendisini, "NASA uzmanı, Alman teorik fizikçi profesör Hans Van Aiberg" olarak tanıtarak, "Hanif İslam öğretisi" adı altında, internette kurduğu iki sitede yüklü miktarda para topladığı iddia edilen eski gazeteci Bülent A. (59) yakalandı.

Balıkesir’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’nde operasyon düzenleyen polis, Bülent A.’yı, Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Muhasebe Bölümü’nde öğretim görevlisi eşi 34 yaşındaki Mesude A. ile birlikte yakaladı. Operasyonu genişleten güvenlik güçleri, İstanbul’da 1, Bursa’da 3 kişiyi daha gözaltına aldı. Bülent A’nın, çok sayıda gayrimenkul ve otomobile sahip olduğu, eşiyle lüks bir hayat sürdüğü belirtiliyor.

Hanif İslam’ın Öğretisi’nin dayanağını, Zig-Zag öğretisiyle açıklayan Hans Von Aiberg’le ilgili operasyona da ’Zig-Zag’ adı verildi. Operasyonun sürdüğü, olayla ilgili bazı şüphelilerin arandığı öğrenildi. Zanlıların, sorgulamalarının tamamlanmasının ardından, "Dini duyguları istismar ederek, nitelikli dolandırıcılık yapmak" suçundan adliyeye sevk edilecekleri bildirildi. 

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=4551989

***

Sahte Danimarkalı profesöre dava


 Balıkesir polisinin bir süre önce düzenlediği ‘Zig-zag Operasyonu' ile yakalanan ve kendini 'Dabbet' ilan ettiği belirtilen tutuklu Bülent Ayberk ve eşi Mesude Ayberk'in de aralarında bulunduğu beş kişi hakkında ‘İslam dinini kullanarak para topladığı' iddiasıyla dava açıldı.

İddianamede, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddesi gereği tüm şüpheliler hakkında, ‘Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık’ suçundan 2 ila 7 yıl arasında hapis cezası ve 5 bin YTL'ye kadar adli para cezası isteniyor. Suçun mağduru birden fazla olduğu için, Ayberk çifti 31 kez, diğer beş kişi de aynı suçtan 26'şar kez yargılanacak. Ayrıca, Bülent ve Mesude Ayberk çifti, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar, tutuksuz şüpheliler de, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Şüphelilerin, mağdurları birden fazla dolandırdığı iddiasıyla alacakları cezaların dörtte 3 oranında artırılması isteniyor.

MÜRİTLERDEN İLAÇ PARASI TOPLAMIŞ

İddianamede, Bülent Ayberk'in kendisini Danimarka asıllı fizik profesörü Hans Von Aiberg olarak tanıttığı, gazetelerde fal bakarak ünlendiği, uydu roket, astro fizik, nükleer fizik dallarında ödül aldığını, matematikte Nobel ödülüne aday gösterildiğini ve yaşayan altı kara delik ve iki ak delik uzmanı olduğunu öne sürdüğü belirtildi.
İddianamede ayrıca, Bülent Ayberk'in Hristiyanlığın kendisini tatmin etmemesi nedeniyle ateist olduğu, araştırmaları sonucu Müslümanlığı seçtiği, kurduğu internet sitelerinde taraftar topladığı ve görüşlerini yaydığına da dikkat çekildi. Bülent Ayberk'in Allah'ın istediğini öne sürerek bir şura kurup, başkanlığına da Hülya Üstünkaya'yı seçtirdiği, yandaşlarına kendisinin Hızır ile görüştüğünü söylediği ve Hans Von Aiberg'in yarı felçli olduğu için tedavi olması gerektiği ve yeni ilaçlar için para topladığı da iddia edildi.

 

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=5513869

 

 

Genelkurmay kapıları kapattı mı

16 Mart 2007
hurriyet.com.tr


Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça Ankara'da gerilim artıyor.
Geçen hafta ortaya çıkan Genelkurmay'a ait olduğu iddia edilen "Andıç ve not defterlerinin ifşası" bu gerilimi daha da tırmandırdı.
Ankara'da kulisler şu soruyla çalkalanıyor:
"Genelkurmay kepenkleri indirdi mi?"
Ankara'da kulisleri çok iyi gözleyen gazeteciler bu sorunun cevabını arıyorlar. 
Genelkurmay Başkanlığı Atatürk'ün Kara Harp Okulu'na girişinin 108'in Yıldönümü törenine önceki yılların aksine bu kez hiçbir gazeteciyi davet etmedi.
Peki bu sorunun cevabı nedir?
Aslında ne oluyor?
Bu sorular için Ankara'da derin kulisleri izleyen gazeteciler anlattı...

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6133585.asp?m=1&gid=112&srid=3601&oid=1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anasayfa için tıklayınız.

 

A'dan Z'ye Hans Von Aiberg masalı

Tam 25 yıldır Alman profesör ve din alimi diye ortalıkta gezen bir sahtekar ile adım adım onun izini takip edip maskesini düşüren bir hayalet avcısı... Haber7 farkı ile....
15 Haziran 2006 09:32
A'dan Z'ye Hans Von Aiberg masalı

“Film eleştirmenliği” mesleğine getirdiği farklı bakış açısıyla, sayıları gitgide artan sadık bir okuyucu kitlesine sahip olan Yeni Şafak sinema editörü Ali Murat Güven’in, dikkatli takipçileri tarafından yakından bilinen bir diğer özelliği de yıllardan bu yana dinî içerikli yalan haberlere karşı ödünsüz bir mücadele yürütmekte oluşu…

 

Bugüne kadar pek çok medyatik hurafenin iç yüzünü sağlam kanıtlarla gün ışığına çıkartan Güven, geçtiğimiz hafta ülke gündemine damgasını vuran “Sahte Profesör Hans Von Aiberg” vak’asınında da  gerçekte bundan uzun yıllar önce ilk “uyanan” ve dindar kitleleri de elinden geldiğince “uyandırmaya çalışan” gazeteci  olmuştu.

 

İslâmî camiada “Prof. Dr. Hans Muhammed Von Aiberg” nâmıyla ünlenen bu şarlatanın gerçek adının “Bülent Ayberk” olduğunu 1990’ların başlarında ilk kez ortaya çıkartan ve durumu malûm kişiye ait resmî nüfus kayıtlarıyla da belgeleyen , o tarihten beri sahte âlimin “kara liste”sinde bulunuyordu.

 

Ayberk’in hayatta en nefret ettiği insan olan Güven’e ulaşıp, önce “Arz’dan Arş’a Sonsuzluk Kulesi” adını taşıyan bir dizi sansasyonel kitapla, ardından da internette kurduğu propaganda siteleri aracılığıyla son yirmi yıldır onbinlerce insanı etkisi altına alan bu sahte bilgine karşı verdiği mücadelenin öyküsünü etraflıca anlatmasını istedik.

 

Yazarın bize aktardığı trajik-komik olaylar, gerçekte kendi kişisel öyküsü olmaktan çok, Türkiye Müslümanlarının (en azından bir bölümünün) eleştirel bir bakış açısından bütünüyle kopuk, önüne her konulana kolaylıkla inanan ve her an dolduruşa gelmeye müsait kişilik yapılarının da acıklı bir  yansımasıydı aslında…

 

Bu uzun ama dopdolu söyleşimizi, Türkiye Müslümanlarının yakın tarihine kayıt düşecek nitelikte ibretlerle dolu bir belge olarak ilgiyle okuyacağınıza inanıyoruz.

 

***

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=163852

Anasayfa için tıklayınız.

Andıç'ın asıl hedefi 'İslami basın'

Genelkurmay, andıçında "İslami Kesim" olarak nitelenen gazetecilere yönelik sızdırılmamış bilgiler bulunduğu ve bu bilgilerin oldukça sert olduğu ifade edildi.
09 Mart 2007 06:55
Andıç'ın asıl hedefi 'İslami basın'

"Bir andıç daha var" iddiasının sahibi Sabah Gazetesi yazarlarından Fatih Altaylı. 

"Genelkurmay andıçın varlığını yalanlamıyor. Buna karşın andıçın dışarıya nasıl sızdığıyla ilgili bir soruşturma başlatılıyor. Haklılar da..." diyen Altaylı,  "Çünkü andıç sızdığına göre, çok daha kritik belgeler ve bilgiler de sızabilir. Bu da ülke güvenliği ile ilgili ciddi sorunlara neden olabilir." endişesini dile getiriyor.  

ANDIÇ NASIL SIZDIRILDI?

Altaylı yazısında, "Genelkurmay'da andıçın bilgisayar sistemine dışardan girilerek mi alındığı, yoksa içerden birilerinin mi dışarıya çıkardığı konusu ele alınıyor. Andıçın Nokta dergisi gibi hiçbir gruba bağlı olmayan, bağımsız, İslamcı veya ulusal kimliği ön plana çıkmayan bir dergiyle kamuoyuna duyurulması da Genelkurmay'ın incelediği bir başka nokta" diyor ve sonrasında kendisine sızdırılan ilginç bir bilgiyi aktarıyor okurlarına...

"SIZDIRILMAYAN BÖLÜM"

"Fakat Genelkurmay'ın asıl "dikkat çekici" bulduğu mesele "İslami basın" olarak tanımlanan gazete ve gazetecilerle ilgili bölümün sızdırılmamış veya "yayınlanmamış" olması" diyen Fatih Altaylı,  "Çünkü Genelkurmay'ın "andıç" adı altında yaptığı değerlendirmeler arasında "İslamcı" olarak nitelenen basınla ilgili bölümler de var" bilgisini aktarıyor.

***

 

 

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=225690

 

EDİP YÜKSEL

 

Hans von Aiberg veya Elazığlı Bülent Ayberk

 
Saçını sarıya boyayarak ve ismini değiştirerek kendini bir Alman profesörü olarak ve şatafatlı bir sürü etiketle kendisini Hans Von Aiberg olarak tanıtan 1947 Elazığ doğumlu Bülent Ayberk'in sahtekar biri olduğunu, kitaplarındaki iddiaların ansiklopedilerden devşirilmiş bilgilerle mistik öğretilerin saçma sapan bir çorbasından oluştuğunu yirmi yıl önce biliyordum.
 
Hans her ne yapmışsa, Yaşar Nuri'yi bilimsel konulardaki bilgisizliği ve saflığından yararlanarak kandırmış ve onun Flash televizyonundaki "Işığa Doğru" programına çıkmıştı. 1997 yılının ilk aylarıydı. O sırada uluslararası hukuki bir işe danışman olarak bir haftalığına Türkiye'deydim. Yaşar Nuri o zaman çok popülerdi. Bazı gazeteler ve televizyon kanalları Yaşar Nuri'nin oyuna geldiğini, bu adamın sahtekar Bülent olduğunu sürmanşet veriyorlardı. Bir sahtekarın oyununa geldiği için mahcup olan ve o zaman neredeyse paniğe kapılan Yaşar benim bir dahaki programına katılmam için israr etti. Kendisini kıramadım.
 
Yaşar, canlı programa sahtekar Bülent'i, beni ve iki kişiyi daha davet etmişti. Programa katılmadan birkaç saat önce, Prof. Hans Von Aiberg adına nisbet edilerek yayımlanan "Arz'dan Arş'a" kitabını alıp bir pizzacıda gözden geçirmiş ve içerdiği saçmalıkları ve tutarsız spekülasyonları işaretlemiştim. (O kitabı 1980'lerde ilk yayımlandığında Çağaloğlunda trajı düşük bir gazetede çalışan ve Hans namıyla bilinen kişi tarafından bana hediye edilmişti. Ben o zaman Türkiye'nin en çok satan genç yazarıydım. Ben Hans'ı tanımazdım ama o beni tanırdı. Ne var ki içindeki uçuk iddiları, hurafeleri, ve spekülasyonları görünce çöpe atmıştım. Hans'ın eleştirilerimi anlayabilecek bir bilgiye ve yeteneğe sahip olmadığını öğrenince kendisiyle ilişkimi kesmiştim).

***

http://19.org/index.php?id=66,391,0,0,1,0

EDİP YÜKSEL

***

Anayasasi anayasaklara donusmus bir ulkede yasamaya alisanlar bu yasaklarin olusturdugu her kotuluge ve felakete karsi yeni yasaklar turetilmesini isteyebilir. Azinliklari temsil eden parlamenterlerini hapishanelere veya mezarlara mahkum eden bir ulkenin cogunlugu azinliklarin gosterdigi her reaksiyona "kana kan intikam" sloganlariyla cevap verme aliskanligini ila nihaye surdurebilir. Politik partileri kapatmaya alismis sozde demokratik bir ulkenin bassavcisi "mutluluk iskencecisi" veya "baris katliamcisi" misali "demokrasi militani" olarak ovunebilir. Kadinlari cuvala sokmak isteyen tesbihli despotlarle kadinlari soymak isteyen kadehli despotlar arasindaki mucadeleyi yillarca izlemeye alismis vatandas kendisine medya tarafindan gosterilen bu iki alternatifin disinda bir baska alternatif olacagini hic aklina bile getirmeyebilir.

Evet, benim halkim haslanmis kurbagaya donmus... Amerika'da onbir yildir yeni bir hayat baslatmis bir Amerikan vatandasi olarak ziyaret ettigim ulkemde buna tum dehsetiyle tanik oldum... Alice gibi bir harikalar ulkesinde degil, kendimi bir felaketler ulkesinde bulmustum. Boyle bir trajedinin yasandigi ulkemde halkin zaten karismis olan kafasini daha da karistiracak dini tartismalara niye girdim? Niye geleneksel dini ogretileri radikal ve uzlasmasiz bir elestiri bombardimanina tabi tuttum? Neden?

Bu gecenin ardindan agaran tanin isiklarini goruyorum da ondan. Haslanmak uzere olan ancak hala haslanmamis ve refleksi olan genc kurbagalar goruyorum da ondan... Onlarin sicramalarina tanik oluyorum. Fokurdamaya baslayan bir kaynar tencerede yasayan halkimin bu tencerenin patlamasiyla birlikte yeni bir duzen ve yeni bir Turkiye baslatacagina inaniyorum... Halkimin yasadigi bu sancilarin tarihi bir degisime ve reforma yol acacagina inaniyorum. Dinin sorgulanmasi iste bu noktada cok onemli bir motor, onemli bir olay.

***

http://19.org/index.php?id=66,110,0,0,1,0

 

TSK'YA FETHULLAHÇI SALDIRI

29 Mart 2007

 

Fetullahçı Nokta'nın TSK'ya saldırıları sürüyor!

 

Nokta dergisinde bugün yayımlanan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen notlarda, kuvvet komutanları ve jandarma komutanının AKP'ye karşı iki ayrı darbe planladığı ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün bu girişimlere karşı çıktığı iddia edildi.

Nokta dergisi eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen ve daha önce de basında bir kısmı yayımlanan günlük notlarının 2003 yılı sonu ve 2004 yılı başlarına ait olan bölümlerini yayımladı.

Dergide kuvvet komutanları ve jandarma komutanının, 2004'te AK Parti'ye karşı "Sarıkız" ve "Ayışığı" adlı iki ayrı darbe girişimi planladığı ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün buna karşı çıktığı öne sürülüyor.

İddiaların kaynağı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in görev süresince tuttuğu öne sürülen günlük notları.

İlk girişim "Sarıkız" 2003 eylülünde doğuyor. Dönemin Jandarma Komutanı Şener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, AK Parti hükümetini kendilerini rahatsız eden uygulamalarından vazgeçirmek için "özel bir çalışma" yapmaya karar veriyor.

Ancak iddiaya göre Özkök, çalışmanın bazı noktalarına itiraz ediyor. Komutanların, hükümet aleyhine harekete geçmeye ikna edemedikleri Özkök için "dinci, hükümetin adamı" nitelemelerini yaptıkları iddia ediliyor.

"Özel çalışma" Yüksek Askeri Şura'ya hazırlık toplantısında gündeme getiriliyor. Nokta'nın yayımladığı günlüğe göre Orgeneral Özkök, toplantıda bazı komutanların muhtıra verilmesi yönündeki taleplerine karşı çıkıyor.

Nokta'ya göre notlarda, komutanların hükümetin irticai faaliyetlerine ilişkin çalışmalar yaptırdıkları, basını ele geçirmek ve halkı hükümeti protesto etmeye yönelik faaliyetlere yönlendirmek gibi unsurlar içeren eylem planları hazırladıkları yer alıyor.

Nisan 2004'teki Kıbrıs referandumu öncesinde planlanan darbe, Orgeneral Özkök'ün girişimiyle yarıda kalıyor.

Günlükteki notlara göre, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un tek başına "Ayışığı" adlı darbe planı yaptığı ancak destek bulamadığı belirtiliyor.

Oramiral Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlük mart ayı başında bir internet sitesinde yayınlanmaya başlamıştı. Örnek, 13 Mart 2007'de "Benim hiçbir zaman günlüğüm olmadı" demişti.


FETULLAHÇI NOKTA'YA YALANLAMA..

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, kendisine ait olduğu öne sürülen günlükteki "darbe girişimi" iddialarını yalanladı. Özden, "Böyle bir günlüğüm mevcut değildir" diye konuştu.

Özden, "Komutanlığım döneminde hiçbir zaman günlük tutmadım. Böyle bir günlüğüm mevcut değildir. Haberler tamamen uydurmadır" dedi.

Özden sadece 1957-81 döneminde tuttuğu "hatıratlar" olduğunu belirterek, "Tutulan notlar günlük değil hatırattır. Bu dönemden sonra ve komutanlık sırasında günlük tutulmamıştır. Karargahta günlük programlarım düzenli olarak kayıt edilmekteydi. Günlük programlar ve ziyaretleri alıp bunlar üzerinden tamamen senaryo yazılmış" ifadesini kullandı.

"AKP'ye 2004'te darbe girişimi" iddiası

Nokta dergisinde bugün yayımlanan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen notlarda, kuvvet komutanları ve jandarma komutanının AK Parti'ye karşı iki ayrı darbe planladığı ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün bu girişimlere karşı çıktığı iddia edildi

Fetullahçı Nokta dergisi eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen ve daha önce de basında bir kısmı yayımlanan günlük notlarının 2003 yılı sonu ve 2004 yılı başlarına ait olan bölümlerini yayımladı.

Dergide kuvvet komutanları ve jandarma komutanının, 2004'te AK Parti'ye karşı "Sarıkız" ve "Ayışığı" adlı iki ayrı darbe girişimi planladığı ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün buna karşı çıktığı öne sürülüyor.


http://www.ulusgazete.com/detay.php?id=1350

 

Fethullah’ın andıçları

TÜRKSOLU DERGİSİ

Okan İşbecer