Hans Aiberg'in Nurcular ve Fethullah Gülen Hakkinda Yazilari

Bu bolumde Hans Aiberg'in degisik zamanlarda nurcularin  maskesini dusuren yazilarindan bazilari derlenmistir. 

 



İsimler önemli değil gerçekten! İsimler araç. Şeytan'ın ismi önemli
değil; yaptıkları bize yapacakları ASIL olan...
Ayet demiyor mu :"Sığınırım Allah'a, taşlanmış/kovulmuş
şeytan'dan..." Burada taşlanmış/kovulmuş olan EYLEMLERİNİN adıdır.
Ama yine de ŞEYTAN'ın ismi zikredilmiştir.
Onun için isimleri ikinci plana atarak, eylemlere bakalım.
Eylemlere bakılırken de maalesef insanların %99.99'u tümevarımlı
analiz yöntemini kullanıyorlar.
Ben ise TÜMDENGELİMLİ yöntemi benimsiyorum.
Yani "Yılanın başını" önce anlatıyorum, sonra günümüze geliyorum.

Önce şunları tanımlayalım.


Daha önce  7 mertebeden düzeyden söz ettik. Bunlardan biri SUFİLİK idi. Aslında bu kelime YANLIŞ, orada geçmesi gereken ZAHİD'lik idi, zühd idi. Ama Zahidlik Sufilik/softalık ile bir tutulmuş ve adına da Dervişlik denmiştir. kelimeye yüklenen Kavram (nosyon) yanlış. Zahidlik doğru
fakat, taSaVvuF kelimesinde yer alan SVF büyük harflerinin gösterdiği SUFİ yanlış.
Sufi kelimesi denir ki, Yunanca Sophi'den (Aya Sophia'daki gibi)


sofi'den gelir. Buna mensup olanlara SOFİST ve ekolüne de Sofizm
deniyor.


Bu kelimenin kökü, Yunanca'dan çok daha eski ve İbranice.
Museviler için KUDÜS binlerce yıldır çok önemli. Orada kendi
saltanatları olan bir Tağut DAĞ/Tepe var. Oraya çıkarlar 6bin
yıldır... Bu dağın ismi ZİON dağıdır. (Search edebilirsiniz. Okunuşu
Tsivon veya tzifon'dur. Bu dağın hacısı olanlara Tsofyan derler.
Batı dillerinde Siyon diye okunur (Sion) işte budur.
Arapçası da Sufyan'dır. (Ebu Sufyan=Sofist ve/veya tsiyon
hacısı=pilgrimm demektir. Annesi Yahudi'dir babası da putperesttir.
Kendisi ise tüm Asir ve Hicaz'ın reisi/Meliki'dir. Ebu Süfyan Abese
suresinin girişinden itibaren Resulullah efendimiz ile birlikte
azarlanmıştır.


Kur'an'daki tüm mistik veriler şunu gösteriyor: SÜFYANİZM, Ebu
süfyan ve soyundan (Oğlu Muaviye, oğlunun oğlu Yezid)den devamla
bundan üç asır sonra gelecek olan Mehdi Resulün karşısına dikilecek
olan SÜFYANİ yobazlarına kadar süreğen bir fitnedir. Ataları Ebu
Süfyan soyadları Emeviye'dir.

Süfyanizm=Siyonizm aynı şeydir. Biri Kureyş'in diğeri bunun dünürü
olan yahudi Kurayza'nın saltanatını ilelebed sürdürmek adına gizli
ve sinsi bir dünyayı köleleştirme planıdır. (Siyonizmi bildiğinizi
varsayıyorum. Yahudi Süfyanizmine Siyonizm deniyor. İbrahim'in "İBO"
diye kısaltılmışı gibidir. Açılımını yukarıda yazdım)

Sanıldığı gibi Siyonizm Yahudi Gazeteci Theodor Herzl ile başlamadı.
İki Yahudi krallığı vardı. (Talut'un ki değil de Yuda olanı)
siyonizm veya süfyanizmin temeliydi. Onun için ayrılmış ikinci
krallık kurmuşlardı. (Ayrıca birinci ve ikinci krallıklar konusu
var, bununla karıştırmayınız)

Burada Tevrat'ın "Exodüs" bölümüne dayandırılan "Arzı Mev'ud yani
vaadedilmiş topraklar" lafzından yola çıkılarak siyonizm başlatılmış
oldu. Talut'unkinden farkı, bu Arz'u Mev'ud'un inanılmaz büyük
olmasıydı.

Siyonizme göre: Batı sınırı NİL nehri'dir. Öyle ki Nil'in doğusu
olan Afrika veya Kızıldeniz'in batı kıyılarından başlıyor.
Güney sınırı: Akabe'den Pers körfezine kadar düz bir çizgi. Çünkü
Yahudiler anayurtlarının denizinin Irak-Küveyt ve İran'a ait olan
körfez bölümü olduğunu belirlemişlerdir. Anayurdu anlatmadan önce,
gelelim Arzı Mev'udun Kuzeyine:


Toros dağlarımızın güney yayının tamamı. Burası GüneyDoğu Anadolu
diye biloiğimiz ve ismini İbraniceden alan türkçe olmayan GAP...
Burası İskenderun'u da kapsayarak, İran Kürdistan'ının tamamını
içine alır ve ZAĞNOS dağlarıni da kapsar.
Bu coğrafyada dört millet yaşar!


1. Araplar:Filistinliler biraz da Mısır'lılar. Suriye, Lübnan ve
Ürdün'ün tamamı, Irak Kürdistan'ı...
Gelecekte BÜYÜK İZRAEL devletini kurduklarında buradaki tüm arap
nüfusunu Suudilere ve kısmen de Mısar'a süreceklerini VAZGEÇİLMEZ
biçimde deklare etmişlerdir. (Siyonizm protokolleri)
Yani ARAP nüfus boşaltılacak.

2. Toros yaylarının güneyinde kalan TÜRK nüfus:
Bunu da taa Sevres'den başlayan bir dilimleme politikasıyla koparıp
alacaklar. Katliamdan artakalan Musul-Kerkük türkleriyle birlikte,
parçalanmış türkiyenin kuzeyine/toros yaylarının kuzeyine sürecekler.

3. Tüm bu büyük İsrail'de bırakılacak tek nüfus: Kürtler olacaktır.
Bunlar verimsiz Suriye çölüne (COT) Irak Kürdistan'ına (ZAP) ve
Türkiye Kürdistanı (GAP) ile İran kürdistanı olan COP bölgesinde
ihdas edileceklerdir.

4. Elbette kalan da YAHUDİ nüfusu olacaktır.
Yahudiler efendi olacağından onlara hizmet etmesi gereken, ucuz
işçi, çöpçü, amele ve fellah halk da kürtler olarak benimsenmiştir.

Arzı Mev'ud'un iki halkı olacaktır: Efendi Yahudiler ve köleleri
KÜRTLER...


Bunun içindir ki, Gerek APO (Öcalan) Gerek Barzani CURDO-YUDA'lar
yani kürt yahudiler olarak web dahil her yerde tescil edilmiştir.
Bugün sinsi geri planda ABD askerinin Kuzey Irak'daki varlığı da
buna çanak tutmaktır. (Arada bir PKK'ya saldırır gibi yapsalar da
inanmayın, PKK'da korumaları altındadır. Apo planın bir parçasıdır.
Apo'nun görevi Türkiye Kürdistan'ını kurmaktır.)

Yahudilerin ana vatanı (Babil ve Mısır'a sürgün olmadan önce
çıktıkları yer, bugün Bitlis ve Hakkari'yi de içine alan, İran'daki
kordestan bölgesi olup daima ZAĞNOS/Zağros (Zion dağı adını bu
anadağdan alıyor) adıyla bilinen bölgedir. Burası daha sonra
Kürtlerin olmuştur. O nedenle Kürtler bekçi olarak
bırakılacaklardır.

Siyonizm ortavadede petrol tükeneceği ve yerine
ileri teknolojiler konacağı için PETROLÜ önemsemeyecektir. Petrol
kısa vadede gerekli bir dünya yahudi zenginliğidir. Kim çıkarırsa
çıkarsın (Venezuela, İndonezya, Nigeria, Körfez-Arabistan vb.)
zaten tek TÜCCAR olarak kendilerine akıtılmaktadır. Onlar bunu son
kullanıcı olarak benzin istasyonları aracılığıyla dünyaya satmakla
meşguller. Bildiğiniz tüm petrol şirketi markaları sadece ve sadece
dünya yahudi tüccarlarınındır.

Büyük İsrail iki coğrafya olarak planlanmıştır:


1. Melik İsrail (Al Maleh İzraelis)


2. Memluk Goyim yani Kürtler bölgesi...


Bu ikincisinin adı NEV ASİA'dır>>>YENİ ASYA!
Yeni Asya Suriye, Irak, Türkiye, İran ve hatta Azerbaycan
KÜRT'lerinin oluşturduğu KÜRDİSTAN'ın adıdır. Bu kürdistan ise
bağımsız değildir ve Büyük israil'in müstemlekesidir. Kürtlerin
tarihi bir gen olarak devlet kuramayışları ve pis işlerde gönüllü
çalışmaları ve de Ağanın uşağı olarak fıtratlarındaki kadercilik
nedeniyle SEÇİLMİŞ olduğunu bizzat Bilderberg üyeleri anlatırlar.

Gelelim Yeni Asya hareketinin tarihçesine...
Osmanlı'dan, Selçuklu'dan, Göktürklerden hatta Hun'lulardan çoook
daha eski olan Siyonizm, herşeyi ölçüp biçerek, amacına ulaşmayı en
gizli biçimde yapmayı şiar edinmiştir.
İngilizlerin filistin ve ırak'ı, Türkiye Kürdistanı dedikleri GAP'ın
bir bölümünü işgal etmelerinin nedeni de budur. Suriye'yi de işgal
etmişlerdir. Ama Büyük israil'e en az yararlı olduğundan, daha sonra
fransızlara terk etmişlerdir. (Bu bir jesttir)
1948'de İsrail devleti kurulana kadar Filistin'de kalmışlardır.
Sevres anlaşmasında tamamen istedikleri Türkiye Kürdistanını,
Lausanne da terk etmiş görünseler de, amaçları AB gibi günümüz
oluşlarında Kürdistan'ı Türkiye'den koparmak gibi entrikalara kadar
uzanmışlardır. Yani Sevres'deki "Kürdistan" denen bölgemizi "Geçici
olarak bırakmışlardı" Şimdi kürt kartını açıp, Apo denen hiç bir
özelliği olmayan kişi aracılığıyla 30 bin şehidimize malolan sinsi
tezgahlar süregelmiştir.

Siyonizm, asıl bundan sonra NEVASYA'yıTürkiye'den koparacaktır. Sevres anlaşması da gerçekleşecektir.Bu öyle sinsi bir kumpastır ki, GAP adıyla yapılan tüm yatırımlar,
yap-işlet-devret modeli gibi, Türkiye bütçesinden yapıldı, biraz
Türkiye işletecek, sonra da İSRAİL NEVASYA'sına devredecek.
Çünkü İsrail için bir bardak su'yun bedeli bir VARİL petroldür.
Fakir Güneydoğu Anadolu'da HİÇBİR yatırım olmadığını görüyoruz. Ve
bir çok saftirik de buna üzülüyor. Fakat şu gerçek artık suyüzüne
çıktı: Ecevit'den beri G.D.Anadolu'ya yatırılan paranın miktarı 160
milyar USD dolları...


Yani belimizi büken enflasyon ve pahalılığı buraya yapılan sözde
yatırım götürmüş. Onlar yangelip yatmış, 4000 tanker ve TIR satın
alıp, Kürt mafyası olarak, İstanbul dahil, tüm turistik bölgeleri
satınalmış ve kıyılarımız kadar ekonomimizi de ellerine
geçirmişlerdir. VERGİ hiç ödememekte, tam tersine KÜRT BÖLGESİNDEN
oldukları için teşvik primi-kredisi vb. almakta ve içiboş fabrikalar
kurmaktadırlar. Jet Fazıl bunların yanında MELEK kadar masum
kalmıştır.


160 milyar $'ın bir bölümü de 20 yıldır süren ve Hain Ecevit'in
başlattğı KÜRT direnişine karşı "ORDU'nun gideri" gösterilen 40
milyar dollardır.
Bu nasıl yatırımdır ki, Türkiye sırf bu yüzden yoksullaşmış ve
bitmiştir.

Günümüzden biraz geriye dönelim:

İngilizler, Güneydoğu Anadolu'ya girdiklerinde kendilerine verilen
üç emir vardı:


1. Gidebildiğiniz kadar, Kars'a kadar dahi Kürt ağırlıklı toprakları
işgal ediniz. (Bunu can kaybından dolayı bırakıp, BUGÜNLERE
ertelediler)


2.Kürt aşiretleri Mustafa Kemal'e karşı kışkırtmak
için "MİLLİYETÇİLİK AKIMI ve DİN AKIMI oluşturun. Bu konudaki
şeyhleri ve saitleri yanınıza alınız. İngilizler bunu kısmen
başardılar ve Musul-Kerkük'ün de içinde bulunduğu misakı milli'yi
parçaladılar. Buraları Kuzey Irak'a terk edildi.


3. Başaramadığınız kürt Sait/seyyid/Şeyh isyanları karşı direnişle
karşılaşırsa, bunu askeri yoldan değil; politik yönden GELECEĞE
taşıyınız.

Böylece Milliyetçi kürtçülük akımı olan Saidi Kürdi (Şeyh Said
isyanı) ve bunun DİNDAR KÜRTÇÜ akımı olan KÜRT SAİT (Saidi Nursi)
fraksiyonlarını daima besleyiniz.

İşte Saidi Nursi'den başlayarak, YENİ ASYA (Kutlular, kürtlerin dini
lideridir) Süleyman Karagülle ve Aczmendi Tarikatleri bu şekilde
başladı. Bunlardaki KÜRT söyleminden ve ağırlığından rahatsız
olanlar için de TÜRK bazında Fethullah Gülen diye biri APO gibi
birden bire ortaya atıldı.
Gerçekten Kürtlükten rahatsızlık duyan TÜRK yobazlar akın akın bu
sonuncu işleme ve eyleme katıldılar.

İngiliz başbakanları, Kur'an'ı meclislerine taşıyıp kürsüden, "Bu
kitabı Türklerin elinden alın" diye bağırmışlardı.
Kürt Said'in dalları bunu başarıyla yapıyorlar. Nur Külliyatı ve
bunun yan endüstrileri, bedava dağıtılan Hadis kitapları, mezheb
çığırtkanlığı vb. ile KUR'AN artık hiçbir nur evinde ve cemaatinde
okunmamaktadır. KUR'AN ellerinden alınmıştır gerçekten...

(Sürecek)

 

 

 

Bir analist olarak ben puzzle'ı toplayacak güçteyim.
Benim için Anadol oto kadar çocuk oyuncağı...

Kıbrıs harekatı yöresi yıl 1973-1974...
Mr. Ecevit-Bilderberg karaoğlan olarak işbaşında.
Kıbrıs'a çıkıldı.
Yunan Cuntası alaşağı oldu, beceriksizlikleri kanıtlandı, Yunanlı
KOMŞİ'nin köle/slave kompleksi daha da arttı.

AET o zamanki adıyla, iki ülkeye de "AET"na girme için tak yetki
verdi.
Yunanlı HEMEN anında görüntü imzayı bastı.
Avrupa topluluğuna girdi ve orada elan!

Türkiye ise İMZAYI BASMADI!
Giremeyerek, fırsatını yitirdi.
Suç dışişlerine atıldı.
Formaliteler ve gereksiz bürokratik yazışmalar nedeniyle, mevzuat
hazretlerinin oyalıcılığı yüzünden "Zamanında" kaydolma fırsatını
yitirmişiz meğer!

Bu oyalamaca sırasında Belçika Bilderberg ise kendine bağlı olan
diğer Bilderberg'lere EMREDİYOR:

1. Fethullah Gülen'i HALİFE derecesinde ve türk seçimlerinde oy
belirleyici güç yapmak için ardına kadar güç verilecektir. Fethullah
Gülen'in BİLDERBERG'li olduğuna ilişkin ipekli Breech'ini (Hakim,
savcı, Avukat, öğretim üyesi, öğrenci mezuniyet kıyafeti, eski Haham
cübbesi olan) KAFTANINI giymesi davasına olan sadakatini ŞEKLEN
gösterecektir. Bu muvacehe içinde adı anılan üyemiz, ABD yurttaşı
olarak ihdas edilecektir." (Türkeş'in elindeki orijinallerden
okuduklarımı naklediyorum. Bunlar şu anda Ya oğul Tuğrul ya da

eşleri Seval'de olabilir. Türkeş "BUNLAR NE YAPMAK İSTİYORLAR?"
diye sormuştu da ;-)

2. AYDIN DOĞAN'I ÖNEMLİ KILINIZ, arkasında KOÇ'un olduğu
saklanmalıdır. (Türkeş IR zarfında üçüncü belge.)

3. YENİ ÜYEMİZ TURGUT&MESUT'u da...

4. (Dönemin) BAŞBAKAN(ı) Mr. Buelend Acevit'i (Böyle yazıyordu, ben
yanlış yazmadım) Avrupa topluluğuna girmeye engel olması
için ...............
(Bürokratik açmaz ve çıkmazlardanh oluşmuş 46 sayfa)
.......
(Türkiye İşbankası yönetim kurulu başkanı......
Murahhas üye Rachel (Roxanne, Rahşan)....

SONUÇ: Türkiye AB. girmedi ve şimdi de 20 yıl sonrda girmeyi
düşünüyor.

Ecevit, ileride, AB'nin Kıbrıs dolayısıyla Yunan üslerinden
Constantinopolis'e dek işgfal edileceğini de biliyordu.
Eğer AB'ye girseydi bu olmayacaktı.
Ama girmemizi Ecevit engellemiştir ve Yunan ordusuna yani Batı
Avrupa birliği kollektif ordusuna davetiye çıkarmıştır.

Siyasi boyutlar bir yana dursun, ekonomik boyutlar olarak da, KOÇ'un
(Sabancı o dönem zayıftı) tek ekonomik güç olması Türkiye'de
corporation biçiminde tekelleşmesi ve Dünya Ekonomi imparatorları
soydaşlarınız ile Chartelleşmesini kamufle etmek için, adları pek
duyulmayan, Gülen-Kutlular, Yılmaz Kardeşler ve adı hiç duyulmayan
AYDIN DOĞAN diye birine GÜÇ verdiği artık deşifredir.

(Bunun altında minik burjuvalar olan İhlas, Al Baraqa=Faisal Finance
vb. gibi sömürgecilere de destek vermiştir. SİNEKTEN YAĞ ÇIKARMAK
bir türk değil, enternasyonal Yahudi özdeyişidir. Tevrat'taki adıyla
Kralların memelerinden süt emmek!)

Yahudi elbette , uyuşturucu, porno, moda-marka, SİNEMA ve BASIN
endüstrilerini tekelleştirmiş ve kendi egemenliği altına sokmuştur.
CNN gibi
CNN Milliyet'e franchaise verdi, logo sattı!
DEMİREL gibi AYLDIN DOĞAN da sadece bir gün içinde birden meşhur
oldular.

Milliyet, Hürriyet vb. satın alındı.
CNN Türk (İsme bakın isme! Bu kadar da Cartel belli edilmez ki! Pes
doğrusu!)
Doğan Grubu daha bir çok gazete çıkardı.

 

 

Diyanet Yayınları (Vakfa ait) Arz'dan Arş'a serisini TEPEDEN İNME ve
GİZLİ bir emirle "HRİSTİYANLIK PROPAGANDASI" yaptığım gerekçesiyle
YASAK YAYIN kapsamına almıştır. Bu kişi (Rauf Tamer'e göre)
Fethullahçıdır.

Fethullah Gülen adamlarını (Avni Çetinkur gibi) benim yanıma
koydurmuş ve beni de aldatmıştır.

Fethullah Gülen tam dört kez bana "Manken" kod adlı küçük yaşta
kızlar göndererek baştan çıkartmaya ve resimlerimi çekmeye
çalıştırmıştır.

Fethullah Gülen'in hakkımda "Katli Vacibdir" gibi bir laf ettiği
bilinmektedri.

 

 

 

Nurculuğun amacı KADRO oluşturup devletin kilit noktalarını ele
geçirip, sessiz ve derinden bir darbe yapmaktan başka bir şey
değildir.

Saidi nursi zigZag'ça incelenmiştir. Yazdıklarının bilimsel değeri
sıfıra yakındır. Bir tür Osmanlı Edebiyatından öteye geçemeyen bir
değeri vardır. Kıyamet alametlerini açıklarken tam bir fiyasko
içindedir. Örneğin Dabbetül Arz, Zülkarneyn ve Ashabı Kehf için
inanılmaz yalanlar ve hatta iftiralar yazmıştır.
ZigZag öğretisi Dabbeti canlı olarak isbat edebiliyor.

Fethullah Gülen'in STV'de de yayınlanan yayınlanan ve halen piyasada
satılan İĞRENÇ ve PORNO konuşmaları vardır.

1. "Herkes Resulullah'ın ğaytayı mübarek (Kutsal b.k) yapmasını
beklerdi. Resulullah bir kum tepesinin ardına gidip defi haced
ettiğinde, sahabe birbirlerinin yüzünü yırtarak koşuşurlardı ki o
mübarekten biraz YESİNLER diye..."
Sonra salya-sümük ağlıyor ve "İşte Resulullah sevgisi budur" diye
bayılıyor.
Şu nurcularda ne mide varmış??????

2. Medine'ye hicret edildiğinde bir takım muhacirlerin bekar
olmaları ya da eşlerini Mekke'de bırakmalarından Medine Ensarı büyük
teessüf duydu. Bunun üzerine birden fazla eşi olanlar tüm eşlerini
çağırıp bekar muhacirlere gösterip, hemen boşayıp "seçen
Muhacirlerle nikahladılar. İşte İslamiyette kardeşlik sevgisi
budur!" diyerek yine ağlıyor ve bayılıyor soytarı Fethullah!

--Bir kadının hiç mi söz hakkı yoktu? Yılların vefalısını hemen
saniyede boşayabiliyor muyuz? Onlar birer esire, köle miydi?
Nurculuğun saygısı bu kadar olur kadınlara...

--Hicretten ÖNCE çok eşlilik ile ilgili AYET inmemişti. Nasıl oluyor
da Medineli Müslümanlar çok eşli oluyorlardı?

Olur tabii: Çünkü bu Hadisler Zaman gazetesinin verdiği Kütübi Sitte
paçavrasında da yer alıyordu. Kaynağımız Kur'an değil de YALANCILIK
olunca böyle şeyler normaldir tabii...
Bekara kadın boşamak da kolaydır: (Fethullah hiç evlenmediğini,
çocuğunun evlatlığı olduğunu söylüyor da...)

3. Fethullah'ın Harbokulu ve Akademilerindeki subay adaylarına
yönelik "Alımlı çalımlı bayan" takımına verilen derslerin en
masumu : "Kırmızı et yanında kırmızı şarap; beyaz et yanında beyaz
şarab" içilir. Sonra da "Meslek" dersleri veriliyor (!) Fethullah
çıkışlı "Mankenlik ajansında..." Kız teamleri de Fethullah Üni ve
Kolejlerinden seçiliyor. (Kaynak: 4 tanesi bana bu amaçla
gönderilmişti ve ağızlarından bizzat itiraf aldım. Biri de Harbokulu
mezunu bir gençle nişanlıydı.)

> Türkiye'deki ve dünyadaki Nurculukla ne gibi bir alâkası ola ki
acaba?

Fethullah Gülen Siyonizmin bir alt kuruluşlarından olan
Bilderberg'in (Ecevit ve Yılmaz ile birlikte) üç YÜKSEK üyesinden
biridir. ABD'ye ömürboyu transferi yapılmıştır. Artık kazın ayağı
başkadır. Ama müridler son derece masum kişilerdendir. İşin
münafıklığı da burada ya!
Tertemiz kalpli insanları istismar etmek!

 

ŞİMDİ SİYONİST YAPILANMAYI, EN ALTTAN ÜSTE SIRALAYALIM:
1. Altta LİONSLAR (Mahalle komiteleri vb. Genç Leo (Lioness) kızlar
ve genç Leon erkekler)
2. Bunun üstünde Rotaryenler.
3. Bunun üstünde Carbonary ve Masonnry (Farmasonlar)
4. Bunun üzerinde yani alttakilere emir verme yetkisine sahip
BİLDENBERG GROUP (Fethullah bunların içinde. Mason olacak kadar
küçülmedi)
5. Siyonizm kuruluşları (Bunlar sadece Yahudilerdir. Diğer alt
sınıflar ise "Yerli uşak"lardır. (Goyim)

 

 

 

 

Neden her kare fotoğrafın arkasında "Özkan" var?
Neden bu kadar ikisi "Fethullah Gülen'i" Ordu'nun tepkisine rağmen
ısrarla koruyorlar, seviyorlar acaba?
Sadece Nurcuların "Oy hesabı mı?"

Diyelim öyle! Ama bir şey daha var:
Türkiye Bildenberg'leri üç kurmay'dan oluşuyor deniyor!
Ecevit'i anlıyoruz da,
Şöyle bir soru daha var:
"Neden Erbakan kendisini Masonluk ile suçladığında Mesut Yılmaz,
Mason olmadığını isbat etti ve tazminat kazandı" da...
Neden Erbakan onun "Bindenberg mensubu olduğunu bildiği halde iddia
etmedi ve kıstırmadı?"
Tantan yeni parti kuruyor.
Fethullah Gülen has adamı "Tantan"a direktif verdi, parti kuruluyor.
Artık Fethullahçılar "Pazarlıkla" oy vermeyecekler, kendi partilerine
oy verecekler!
Ya Fethullah'ın Ordu'nun muhtıra vereceği günden "İki gün önce"
Bindenberg tarafından "Acil böbrek yetersizliği" kaydıyla "Sonsuza
kadar Amerika'ya kaçırıldığı, çünkü, Bindenberg Group'un üçüncü üyesi
olduğu iddiaları?
Sulu gözlü, salya sümük ağlayan ve "İzmirdeki Vaiz emekli mamaşından
başka hiçbir geliri olmadığına ilişkin Kur'an üzerine yemin eden
Fethullah Gülen'in" serveti Asya Finans'lar gibi bankaları, Medya ve
başka güçleri olup olmadığını gözardı edenler?..

Humeyni'yi "Şah'a karşı, Türkiye, Fransa ve ardındaki Amerika" sürgün
ile karışık finanse edip, Şah'ı devirip yerine getirip de İran'ı
batırmadılar mı?

Acaba şu bizim ipek kaftanlılar neden "Otomatikman ve doğal ABD
yurttaşı" oluyorlar...
Fethullah Gülen'in oradaki birkaç milyar dolar denen serveti yüzü-
suyu hürmetine mi?

Pekiyi ben niye Fethullah Gülen'den söz ediyorum?
Çünkü Atatürk'üme, Allah'ın kutsadığı Mustafa Kemal'ime "DECCAL"
diyor ve dedirtiyor da ondan....

 

 

 

 

Nurcularin Maskesini Dusuren Aciklama

 

Selam Candaşlar selam

İşin en başı “İsrail’in stratejistlerinin” yani siyonizmi
tezgahlayanların ta kendilerine dayanıyor.

Herzl deklare etti ve protokol olarak yemin edildi:

Arzı Mev’ud 7 ülke üzerinde Nil-Fırat arasında, Toros yayı ve bunun
kuzey doğusu olan “MURAT havzası=Aczmendi” ile güneyde Akabe ile
Basra hattı boyunca ÇİZİLMİŞTİR.
Bundan dönmenin HİÇBİR MÜMKÜNÜ YOKTUR. Bu yemindir ve sonuna kadar
ilerletilecektir.

Aynı yeminli protokolde, Türklerin ve Arapların bu havzadan
çıkarılmaları ve sadece “GOYİM” tabiatlı (Öküz de demektir)
Kürtlerin Yahudi ırkının ayak işlerini yapmaları için “Yudaik-
Kürdo” müstemlekesi kurulmasına imza atıldı. Bu protokol
ayrıca “Zero-n” denen gelecekteki torunlarına da YEMİNLİ olarak
iletildi.

Oynanan satrançta, Türk hakanlığının içinde bu unsur korundu.
Wilson’a göre bu unsur “Pontus+Ermenistan+Kürdistan” üçlüsü bir
federe devlet olmalıydı.
İnönü zaten bu planın bir Masonik parçasıydı ve “ABD
mandasını/mandate” HEMEN isteyiverdi. Yani Atatürk de aynı kafadan
olsaydı, bugün Doğu Karadeniz ile Van gölünü tamamen içine alan,
Ermenistan ile birleşik bir ERMENİ dominant, teba olarak da KÜRT
halklarını içeren bir ülke oluşturulacaktı.
Herzl, Ermeni unsurunu istemediğini baştan belli ettiği için,
Wilsan’un Ermeni devleti oluşmadı ve Sevres’de kurulmak
istenen “Kürdistan” da Kazım Karabekir ve Maraş, Urfa, Anteb
milislerince engellendi.
Misakı Milli içinde yer alan “Musul-Kerkük-Erbil-Süleymaniye”
dörtgeni için DAİMA SİYONİZMİN ABD ile yandaşı olan İngiltere
imparatorluğu, sözkonusu bölgeyi işgal etti.
Sinsice Kudüs yöresini “1948’de kurulacak olan” İsrail için
örgütlemeye ve ilk Yahudi göçmenleri oraya toplamaya başladı.

Petrolün değeri o zaman da çok iyi biliniyordu. İşgal ettiği Osmanlı
toprakları üzerinde “Arap aşiret şeyhlerine” göre SALTANATLAR
kurdurdu. Haşimi(Hişam) oğullarına ÜRDÜN’ü, Emeviye soyu olan
Suudilere (Toplam 12 Emevi kabilesinden en kalabalık olanı)
Arabistan’ı ve diğer “PETROL” hassas bölgelerine de (Birleşik Arap
Emirlikleri adıyla bilinen) sultanları atadı. Petrolü olmayan
bölgeleri (Aden/Hadramut, Yemen, Umman vb.) de diğer sultanlıklara
paylaştırdı.

Fransa’nın şiddetli itirazları üzerine ASIL IRAK’tan kopardığı
Suriye eyaletini ve Lübnan denen Hristiyan ağırlıklı devleti de bu
meyanda oluşturdu.
Cetveller kondu ve düzgün sınırlar çizildi. Arapların tamamı
Osmanlı ordusunu arkadan vurdu ve şehitlerin sayısı milyona ulaştı.
Ürdün ve Irak ile Suriye-Lübnan dörtlüsü “MÜSTAKBEL ARZI MEVUT
İÇİNDE yer almak üzere kurulmuş, geçici devletlerdi. ZATEN
GEÇİCİLERDİR…

İngiliz müstemlekeciler sınırları oluştururken, uzanamadıkları
bölgelere doğru bilhassa “GOYİM” denen halkın geri ve miskin
olmalarından yararlanarak, Türk Misakı Millisini Lasuanne’a
götürmemek için “ŞEYH” isyanları tertiplediler.
Bu kuzeyli 17 kadar şeyhlerin tamamı KÜRT(Goyim) idi.
Bunların bir kısmını artık tanıyorsunuz (Yahudi Barzan’lar, Yahudi-
kurdo Saddam vb.Saddam Kürt ve Türkmenlere yapılan tüm
saldırılarında ASLA VE ASLA YAHUDİ MALLARINA DOKUNMAMIŞ ve onları
BUGÜNE KADAR KORUMUŞ idi. Oysa onu Antisiyonist, İsrail düşmanı diye
tanıyorsunuz ;))))
17 KÜRT (Goyim) Aşiret şeyhlikleri oluşturulurken, ana fikir tıpkı
güneydeki gibi SALTANAT devletçikleri kurmaktı. Bunların kimi açık
kimi de gizliydi (Tarafsız bölge devleti, İran’a bırakılon Şii Arap-
Khuzistan devleti vb.)
Bu 17 şeyhliklerden Üçü de Atatürk önderliğindeki TBMM hükümeti
topraklarındaydı.
1. Kürt milliyetçiliği-ki şoven aşiretlerin şeyhleri- (Bugün
Hadep-Kadek, PKK vb. diye anlatılan devletçikler)
2. Kürt milliyetçiliği YANINDA SÜNNİ MEZHEB adı altında DİNSEL
MİLLİYETÇİLİK dümeni yaratıldı. (Şeyh Saidi Kürdi) Burada
amaç “KAFİR (!) MUSTAFA KEMAL’E ALTERNATİF DEVLET” idi.
3. Türklerden yandaş bulunması için “Şeyh Saidi Kürdi-2 veya
Saidi Nursi önderliğindeki SİNSİ ve UZUUUN HAREKET! Saidi Kürdi-
Nursi’nin de diğerleri gibi ASIL AMACI, Kerkük ile
aramızda “İSYAN”ları meşrulaştırarak, Türkiye’den koparma
tiynetsizliğiydi.
Böylece üç hareketten birincisi başarılı oldu: Zap suyundan Celal
Talebani topraklarına kadar olan Misakı Milli toprakları “Irak”a
bırakıldı ve Kürt isyanları “MEŞRU” sayıldı. Bu belgeyle Lausanne’a
gidildi.
Buna rağmen Karabekir ve Çakmak ile yapılan kurmay
toplantıda “Kerkük’den vazgeçilmeyeceği” karara bağlandı.
Saidi Kürdi’nin Kürdistan ayaklanması bastırıldığında,
Türkiye’nin “Soykırımcı” olduğu da tescil edilmişti. Lausanne’da bu
gizli gündem veya gizli müeyyide kapalı kapılar arkasında Türk
heyetine dayatıldı.
Üstelik bundan sonraki KÜRT ŞEYHLERİNE iyi muamele yapılması ve
Türkiye BMM’sinde kendilerine “Milletvekilliği” hakkı verilmesi
şart koşuldu.
Atatürk mozayığımızı biliyordu. Kürt Said(Nursi)i meclise çağırdı.
Ama Kürt Said’in tavrı şuydu:
“Ben Kürdistan’ı TÜRK zındık cumhuriyeti içinde düşünmem bile…”
İngilizler ile işbirliği saptandı. (Karabekir anıları)
Tutuklandı. Ve tutuklandığı hücrede kendisine bugün “Nur Külliyatı”
diye bilinen ASLI KÜRT ŞEYHLERİNİN güdümündeki “Sözde alimlerin
hazırladığı” risaletler (adları hiç değiştirilmeden Lem’a=Şualar
gibi) gönderildi.
Hitler’in Mein Kampf yapıtı da HAPİSHANEDE yazılmıştı.
Atatürk’ün NUTUK yapıtı da “Dolmabahçe’de hiç dışarı çıkmayarak
hazırladığı bir eserdir.
Aynısını Saidi Kürdi de yaptı.
Fakat bir iki özgün laf ve dipnot dışında tamamı BAŞKALARININ
eseridir. Risalei Nur BİR KOPYADIR ve edebi ya da bilimsel olarak
beş para etmez bir kopyadır.
Amacı KÜRT bilincindeki bir TARİKATTEN başka bir şey değildir.

Bu tarikat 8’e bölünmüştür ve bunların dördü günümüzde geçerlidir.


1. NEV ASYA (Yeni Asya, Yeni Anadolu) Tarikatı: Amacı İsrail
suyu olarak öngörülen MURAT/GAP havzasını KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ
altında tutmak. Günü gelince GOYİM olmak üzere Büyük Arzı Mev’ud’a
teslim etmek. Bu tarikata son 25 yıl itibariyle Türk alınmıştır. Ama
aslı astarı ŞEYH MEHMET KUTLULAR’IN komutasında olmak üzere
oluşturulmuştur.


2. NEV ASYA’nın eyaletlerinden biri olan ve ASIL KÜRDİSTAN
(ACZMENDİYE) ile birleşmek amacıyla kurulan ACZMENDİLİK denemesi de
Saidi Kürdi’nin vasiyetindendir. Cübbesi, sarığı ve kalın sopasına
kadar “KİTABINDA” sayılmıştır. Ancak beklenen patlamayı
yapamamıştır.


3. 1950’lerde ortaya çıkarılan SAİDİ KÜRDİLİK (Şimdiki adıyla
Süleymancılık) da bir TARİKATTIR ve Takıyyeyi doğru bulmadıkları
için TARİKAT olarak ortaya çıkmışlardır. Tüm dış istihbaratlar
bunları desteklemişlerdir. Ancak bu üçünün kitlelere yaygın
olamayışı yüzünden “Fethullahçılığı” kayda değer bulmuşlardır. Çünkü
Türklerin KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ desteklemedikleri ortaya çıkmıştır.


4. Fethulahçılık başlangıçta “Abdullah Öcalan” gibi “Saf ve
bireysel gösterilmiştir. Fethullah Gülen de “Kürtçülükten rahatsız
olduğu” bahanesiyle diğer hempalarından ayrılmıştır.
Ancak Londra G Cemiyeti şu saptamalara yer vermiştir:


a- Türk ve Kürt etnikler geniş ölçüde birbirlerine
karışmışlardır. Kimi de melezdir veya yansızdır. Yanlı olanlar
arasında Kürt-Türk sorunu oluşturulması ve karşı karşıya
getirilmesi. (Apo’nun varlığının nedenidir)


b- Kürtlerin Türkiye’yi pasif asimile olarak ele geçirme planı:


Aa> Türkiye’deki türk nüfusun “doğum kontrolüne özendirilmesine
karşın” Kürt nüfusun sınırsız artırılması için çalışmaların TC
hükümetlerine mas ettirilmesi.

Bb> Gecekondu ve kaçak yapılar aracılığıyla Kürtlerin büyük kentlere
kaydırılması. Pilot bölge olan Diyarbakır başarılınca, bu kez
İstanbul’da yeni ve kalabalık ilçeler oluşturulması planına
geçilmiştir. Bugün İstanbul Dünyanın en büyük Kürt Kentidir. İkinci
olarak Diyarbakır ve Üçüncü olarak da Süleymaniye sıralarını
almışlardır.


Türkiye’de “Kürtlük” böylece tescil ettirilmiştir.

Cc> Apo’dan önceki dönemde, bizzat Siyonizm güdümlü süper devletler
ve istihbaratlarınca büyük bir karapara akışıyla ve özellikle
SAHİLLERDEKİ ya da Turistik ve eğlence dinlence alanlarındaki tüm
ihalelere el altından para verilmiştir ve sahipleri kürt asıllı
olarak TESCİL edilmiştir. Üç yanı deniz olan Türkiye’de istediğiniz
yere gidiniz ve bir bardak çay içiniz. Biraz muhabbeti
deşiniz “Arkada Kürt patronları” göreceksiniz. İstanbul’un
göbeğindeki çaybahçeleri bile İSTİSNASIZ kürt karaparacılarının
elindedir. Hatta Ülkücü Mafyası da kendilerinin ORTAKLARIDIR. Çünkü
burada yapılan “Birlikte ORTAK uyuşturucu kaçakçılığıdır, menfaatler
birleşmiştir” artık… (Tecrübe konuşuyor)

Dd>Türkiye’de KADROLARIN ele geçirilmesi taşaronu ise FETHULLAH
GÜLEN’E verilmiştir. Tescilli Bilderberg üyesi yani İPEK CÜBBESİ
ile Gülen, tüm idari kadroları (Vali, kaymakam, Emniyet
Müdürlükleri, Hakimler vb.) ve stratejik zirveleri (Harb okulları,
finans kuruluşları, basın-yayın vb.) eline geçirmek için “Masum Işık
evlerinden başlayarak, dersaneciliğe, buradan da kolej ve
Üniversitelere kadar büyük bir ağ oluşturmuştur. Amacı (Kendi
ağzından naklediyorum: “Tedbir(Takıyye) ile 3 kuşak boyunca bu
kadroları yerleştirip, GİZLİ ŞERİAT İHTİLALİ yapmaktır.”
Eğer Türkiye “Şii” devlet olsaydı, ÇOĞUNLUK gereği bu DİN TİCARETİNİ
şia üzerine sergileyecekti. Çoğunluğa uyarak “Sünniliği” takıyye
edinmiştir. Onun mezhepçiliği de sahtedir. Çünkü Şii
ülkelerde “Şiilik ağırlıklı özel okullar” kurmuştur. Hatta
orada “genelde Sünniliğin tekelinde olduğu için ” o okullarda HADİS
bile okutulmamaktadır.


Yatılı bölümlerdeki Atatürk büstü “Yüzüne tükürülmek” için
konmuştur. Atatürk’ün adı ise KÖR DECCAL’dir.
Okullarındaki Türk bayrağının öteki adı ise “Defiu Haced bezidir”
(Tuvalet kağıdı)
Bunları BİLE BİLE tüm hükümetler “OY POTANSİYELİ HESABI” tüm
zamanlarda ve her partiden (DSP’li Hüsamettin Özkan’ı anımsayınız,
Baykal’ın kurmay listesindeki nurcuları ve DYP’nin Tantan gibi
nurcularını anımsayınız)
Harbokulları için “Süpe minili degaje Nurcu sosyetik kızlar ve
mankenler eğitilmiştir. Amaç onları “Harbokulu öğrenci veya
mezunlarıyla evlendirmek”tir.
Matahariler bununla da kalmamıştır. Hiç evlenmemiş olduğunu iddia
eden tüm nurcuların zinacı zevk malzemesi olmuşlardır. (Kurmayların
imtiyazıdır bu, öğrencilere ise harem selamlık yaparlar)

Hablemitoğluna göre Fethullah Gülen’in ŞAHSİ banka hesabı 9 milyar $
(usd) dir. Çoğunluğu İsviçre bankalarındadır. Pek azı ise Asya
Finans denen bir kuruluşun sermayesidir.


Yıllarca nurcu esnaf, köy köy dolaşıp, DAVA’ları için para
toplamışlardır. (Zağnos öğrencileri adı altında sözde yemek ve
mesarif) Esnafları şunu yapmıştır: Nurcu olmayana “Fahiş satın”
Çünkü “Dükkanın yarısı Fethullah’ındır” ABD’ye para gönderme
yarışında, iflas edip batan bir çok KASABALI esnafı tanıyorum.


Fethullah’ı da yakınen tanıyorum: Gözyaşı kimyasına kanmayacak kadar tanırım.


HEP BENİ İSTEDİ O!
Sayısız davet aldım ve üç kez buluştuk.


Avni Çetinkurt ile STV’de PROGRAM yapmam ve ZAMAN Gazetesinin başına
GENEL YAYIN MÜDÜRÜ olarak geçmem için inanılmaz milyon dolarlık
tekliflerde bulundu.


Avni Çetinkurt onun kurmayıdır. Benimle buluşmasını o nurcu
vasıtasıyla gerçekleştiriyordu. Avni takıyyecinin ŞAHI olduğundan
bunları yüzüme karşı İNKAR etmiştir. (Tipik nurcu karakteri)
Milletvekilinden öte BAKAN olmamı şipşak sağlayacağını vaad etmiştir.
Bütün bu rezilliklere karşılık benden istedikleri “Ehli Sünneti
Muhammedi ve hadisler yolundan gitmem ve ürettiğim ÇOK DEĞERLİ ve
EŞİ BULUNMAZ İLMİ (Kendi tabirlerini büyük yazdım) Nurculuk adına
yazmamı ve hatta kendisine ÖĞRETMEMİ istemiştir.


Ben reddedince de “KARALAMA kampanyası” peşine düşmüştür.
NOKTA dergisine gazetecilik dönemimdeki fotoğrafları veren ve
şaibeleri üreten BİZZAT KENDİSİDİR.


Sabah gazetesinin magazin müdürü olarak ELBETTE şöhretlerle çekilmiş
resimlerim VAR.
Beni çapkın göstermeye çalışmıştır. Oysa 17 yılda, ASLA kadınlarla
görünmemem yüzünden kendisi yalancı durumuna düşmüştür.
Üstelik fotoğraflardan birindeki kadınlardan biri de KENDİ
MATAHARİSİDİR. Casusudur.
Tuzaktır. Eğer ben o kadar çapkın olsaydım, şimdiye dek bin gazetede
boy resmim çıkardı. Hiçbir çapkın 6 kez evlenmez, gününü gün eder,
nikah lafını sözlüğünden çıkarır.

Fethullah Gülen “Bilderberg yemini” yaparken, kendisine sunulan TEK
KİTAP olan TALMUD’dan başkasına yemin edemez.
Sadece onların verdiği KAFTANI giyebilir.
Ve şimdi o BİLDERBERG yuvasındadır.

Onun Türkiye’den maaş alan resmi polis 14 koruması vardır.
Tüm hükümetler bunu ona sağlamıştır. AKP ise ayrıca özel bir tim
göndermiştir.
Ama Ordu’ya “Yerini bilmiyoruz” demiştir TÜM܅
Yerini bilmediğin adamın KORUMALARINA NASIL MAAŞ VERİYORSUN EY DERİN
HÜKÜMET!
Korumalarının yerini biliyorsun ya,
Maaşlarını elçiliğimizden alıyorlar ya
Onları takip eder gidip yakalarsın!

 

Hans Aiberg'in mail aciklamarindan alinmistir.