FETHULLAHÇI'LARDAN TÜRK ORDUSUNA BAŞKA İFTİRA:

DERİN DEVLET BİLİNÇLİ OLARAK PKK TERÖRÜNÜ YARATIYORMUŞ(!) 

 

Rezil fısıltının ardındakiler?
logo

Sabahattin ÖNKİBAR

13.06.2007

 

Neymiş efendim, terör AKP’yi engellemek için derin devlet tarafından bilinçli bir şekilde yaratılıyormuş. Daha açık ifadeyle patlayan mayınların derin devlet tarafından patlatıldığını söylüyorlar. En önemlisi bunu her tarafa kitleler halinde yayıyorlar.”

...

Yetmedi, el altından, kundaktaki bebeleri bile gülümsetecek komiklikte bu terörü derin devlet yapıyor fısıltıları.

Vallahi Kurtuluş Savaşı sürecinde İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yapıp Türke kefen biçen Şeyh Sait bile böylesi bir rezilliğin içinde olmadı.



Dün cemaat medyasında çalışan eski bir arkadaşım aradı:

- “Korkunç bir rezilliğe şahit oluyorum..”

Hayırdır dememle devam ediyor:

- “Bu kadarına da artık pes diyorum. Aşağılık fısıltılar yayıyorlar.”
Ne gibi fısıltılar?

- “Tek kelime ile alçaklık. Neymiş efendim, terör AKP’yi engellemek için derin devlet tarafından bilinçli bir şekilde yaratılıyormuş. Daha açık ifadeyle patlayan mayınların derin devlet tarafından patlatıldığını söylüyorlar. En önemlisi bunu her tarafa kitleler halinde yayıyorlar.”

Ben şaşırmadım.

Öyle çünkü siyasal İslamcılarla, kendilerine cemaat diyen o menfaat güruhlarını iyi tanıyorum..

Aslında ben değil toplumun önemli bir bölümü bunları biliyor da hafızalar zayıf.

Onlar değil midir, dar-ül harp deyip devleti talanı cihat görenler.

Onlar değil midir, amacıma erişmek için papaz elbisesi bile giyerim diyenler.

Onlar değil midir mukaddes dinimizi ve şanlı peygamberimizi siyasi ve ticari ranta dönüştürenler.

Bir başka şey, samimilerini tenzih ederim ama kendilerine cemaat diyen o kesimlerin önemli bölümü dış istihbarat birimlerinin kontrölündedir...

 Hayır bu bir yakıştırma ya da komplo teorisi değil, o cenahta 10 küsür yıl yönetici olarak görev yapmış biri olarak bilgilerimin ışığında söylüyorum.

Dolayısı ile o cenahın böyle söylentileri yaymasını, işini yapıyor diye değerlendirmek gerekiyor.

Bu olayla altı çizilecek husus, Siyasal İslamcı çevrelerde paniğin uç verdiğinin ortaya çıkmasıdır.

Evet AKP seçim öncesinde destek bağlamında; ABD tamam, AB tamam, İsrail tamam, TÜSİAD tamam, masonlar tamam, medya tamam derken ilahi takdiri dikkate almamış olacak ki tamam olmayan bir şey zuhur etmiştir.

Evet herkesin bir hesabı var da Yüce Yaradanın da bir hesabı vardır.
20 küsür yıldır Türkiye’nin belası olan PKK alçaklığı şimdi ülke güvenliğiyle paralel olarak AKP’nin de yolunu kesmiştir.

Bu öyle bir kesmedir ki AKP’li üst tabaka artık şehit cenazelerine bile alınmamakta, dün büromuzun önünde şahit olduğumuz gibi bakanların makam araçları bile caddelerde protesto edilmektedir.

Evet geldiklerinde sıfır noktasında devralıp umursamaz ve tavizkar politikaları ile cesaretlendirdikleri PKK ihaneti bugün toplumu ve devleti tehdit eder bir noktaya gelince şimdi bundan seçim sonuçlarını etkiler diye ürkmeye başladılar..

Neymiş efendim; kan üzerinden politika yapılamazmış.

Neymiş efendim; şehit tacirleri varmış.

Yetmedi, el altından, kundaktaki bebeleri bile gülümsetecek komiklikte bu terörü derin devlet yapıyor fısıltıları.

Vallahi Kurtuluş Savaşı sürecinde İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yapıp Türke kefen biçen Şeyh Sait bile böylesi bir rezilliğin içinde olmadı.

Hayır Türkiye’nin öncelikli düşmanı Barzaniler, CIA’lar, Mossadlar, Sarkozy’ler değil, onların Türkiye’deki acentaları yani bu malum güruhtur...
...

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazarlar/selahattinonkibar/listelerin-galibi-kim.html

 

HAZIRLIK YAPILIYOR

logo

Sabahattin ÖNKİBAR

15.06.2007

 


Uyarıyorum; seçim komploları hazırlığı var!

ABD’ye, AB’ye, Barzani ve Talabani’ye gıkını bile çıkaramayan AKP, iktidar gücünü kullanarak Türk milliyetçilerine aslan kesiliyor. Dahası, onları çirkin işlerde göstermek için de devletin bütün imkanlarını seferber etmiş durumda. 

İddialara göre AKP hem milliyetçi cenahı, hem de derin devleti ima altına sokacak bazı arayışlar içindeymiş... 

Şehid cenazeleri ve tepkilerle zora giren AKP, şimdi tıpkı Atabeyler çetesi türü hayali senaryolarla yeni psikolojik harekatlar planlıyormuş... 

Bütün bunlar tutmaz demeyin. Birileri göz altına alınır, türlü isnatlar yapılır ve yandaş medya ile bu kampanyaya dönüştürülürse tutar. Ha, diyeceksiniz ki yargı aklar. Doğru aklar ama atı alan da Üsküdar’ı geçer, yani seçim biter... 

Hatırlayın Başbakan’a suikast yapacak denen Atabeyler çetesi balonu da böyle şişirildi.. 

Ama yargı bu balonu eşyanın tabiatı gereği ancak aylar süren yargılama sonrasında patlatabildi... 

Geçen sürede ise o imaj öyle kaldı.. 

Evet bazı ciddi iddialar var, hazırlık yapılıyormuş... 

Sahi 12 yıl sonra tam seçimin arefesinde Nesim Malki’nin zanlısı neden teslim oldu acaba? Yoksa söyleyecek bir şeyleri mi olacak? 

Aynı şekilde bu astsubayın evinde cephanelik haberi neyin nesidir? Peki ya AKP’nin kurşunlanması ve Erdoğan’a sözde suikast hikayesi... İnşallah duyduklarım tevatürdür.



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazarlar/selahattinonkibar/listelerin-galibi-kim.html

 

Derin Kalleşlik!...

 

Vedat Yenerer

 

Bir yandan “Subaylar savaşmıyor, Mehmetçik onların yüzünden ölüyor” diye yazmayı görev bilenler, diğer taraftan, “asker seçimi engellemek istiyor, bunun için de bu patlamaları kendisi düzenliyor...” diyebilecek kadar alçak ve gaflet içinde olan sözde aydınlar. 


TSK düşmanları ve bölücü yanlıları kudurdu. Sevr dayatmacıları rövanş peşinde koşarken, medyadaki satılmış kalemleri de yanlarına alarak hep birlikte taarruza geçtikleri bir döneme girdik.

Bir yandan “Subaylar savaşmıyor, Mehmetçik onların yüzünden ölüyor” diye yazmayı görev bilenler, diğer taraftan, “asker seçimi engellemek istiyor, bunun için de bu patlamaları kendisi düzenliyor...” diyebilecek kadar alçak ve gaflet içinde olan sözde aydınlar. Konuşanların hiçbiri hayatında bölgeyi görmemiş. Görenler de AB’den gelen birkaç gözlemcinin yanında yağdanlık olarak Diyarbakır’a 3 günlük geziyle gelenler.
Askerliğin “A” sından anlamıyorlar ama dilleri uzun.

Dağlardaki çatışmalarda 22 şehit verdikten sonra yediği 7 kurşuna rağmen yaralılarını kurtaran, çocuk katili bölücüye dağları dar eden ve daha sonra son nefesini verirken, İstiklal Marşını telsizden okuyan ve yarısına ulaşamadan şahadet mertebesine ulaşan vatan evladı tim komutanı subaylarımızı bilmezler. Bilseler de genleri bozuk olduğu için görmezden gelirler.

Bir de Türkiye’yi yönetenlerin ne düşündüklerine bakalım.

4 yıl boyunca şehit cenazesine gitmeyen, seçim sürecine girince de camilere gidip saf tutan siyasetçiler, toplanan on binlerce öfkeli vatandaş tarafından her cenazede protesto edilip yuhalanınca canları sıkıldı.

Özellikle AKP yönetimi bundan çok rahatsız olduğunu açıklayarak İçişleri Bakanını harekete geçirmişler.

Kendilerini “Katil İktidar” diye bağırarak protesto edenleri tutuklatacaklarmış. Acaba Erdoğan, Arınç ve Gül, bölücüler ve işbirlikçiler uluslararası medyanın önünde Hrant Dink cinayeti sonrasında “Katil Devlet” , “Katil Türk Milliyetçileri” sloganlarını günlerce meydanlarda atarken, PKK’lılar terörist cenazeleri düzenleyip Türkiye Cumhuriyeti’ne meydanlarda sövdüklerinde sessizce bakan polise ve İçişleri Bakanına “görüntüleri izleyin bulun, tutuklayın” talimatı verdiler mi?

Yazıklar olsun! Türkiye bu insanlar tarafından yönetilmeyi hak etmiyor.
“Ben Başbakanım, şehit ailelerini ziyaret edip onların sitemlerini dinleyemem” diyen Erdoğan, şehit ailelerinden protestoları yiyince “terbiyesizlik yapıyorlar” diyebilecek kadar ileri gitti. Arınç, Gül ve Erdoğan gibilerinin isteği, törenlerin sessiz sedasız yapılması ve “kellelerin(!)” apar topar, en hızlı biçimde, kimseler farkında olmadan toprağa verilmesi mi?

“Ordu bana bağlı. Operasyon konuşulmaz, yapılır” sözlerini Kıbrıs, Kosova ya da bir Irak fatihi edasıyla söyleyen Erdoğan, farkındaysanız PKK’ya operasyon düzenlememek için elinden geleni yapıyor.
Bırakın operasyonu hiçbir önlem de almıyor. Habur’u bile kapatmıyor. Son olarak “Irak’taki 500’e değil. içerideki 5000’e bakalım” diyerek yanaklarından öptüğü Barzani ve Talabani ile çocuk katillerini bir kez daha rahatlattı. 2002’deki terörist sayısı 0’dı. 2007’de 5000 oldu.

PKK’lı katilleri affedip dağa geri yollayan bir zihniyet, onlarla neden mücadele etsin ki. Edecek adam 4.5 yılda gece yarıları yasaları ile polisin yetkisini çoğaltıp, Jandarmanın yetkisini azaltır mı? Kaymakamdan izin almadan askere operasyon, arama tarama yetkisi vermeyen bir hükümet ve yandaşları, generalleri suçluyor.

Dahası Başbakan Erdoğan, “Generaller kanal kanal dolaşıp ortalıkta konuşuyor, rahatsızlık yaratıyor” türünden son derece rahatsız edici bir açıklama yaptı. Ben buradan tüm emekli subay ve paşalarımızı siyasete girmeye davet ediyorum. Zaman bu zamandır ve vatanın size ihtiyacı var. Bizim Dışişleri bakanımız neden başarılı bir eski genelkurmay başkanı olmasın? Bunu her kim istemiyor ve engelliyorsa bilin ki o Türkiye’nin düşmanıdır, birilerinin maşasıdır.

http://www.internetajans.com/default.asp?t=wa&wid=1&aid=1231